Perakendeciler yapay zekâyı stratejik dönüşümün merkezine taşıyor

KPMG’nin raporu, yapay zekânın perakende sektöründe pilot uygulamaların ötesine geçerek stratejik dönüşümün temel unsurlarından biri haline geldiğini ortaya koyuyor

KPMG, ‘Perakendede Yapay Zekâ Kullanımı: Stratejiden Mağaza Operasyonlarına Küresel Dersler’ raporunu yayımladı. Rapor, yapay zekânın perakende sektöründe yalnızca operasyonel süreçleri destekleyen bir teknoloji olmaktan çıkarak, müşteri deneyiminden tedarik zincirine, çalışan yetkinliklerinden karar alma süreçlerine kadar iş yapış biçimlerini yeniden şekillendiren stratejik bir dönüşüm alanına dönüştüğünü ortaya koyuyor. Aynı zamanda, yapay zekâ yatırımlarının sürdürülebilir değer yaratabilmesi için güven, yönetişim ve insan odaklı dönüşümün kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor.


Perakendeciler yapay zekâ yatırımlarını hızlandırıyor

Rapora göre, tüketici ve perakende sektöründeki CEO’ların yüzde 64’ü yapay zekâyı en önemli yatırım öncelikleri arasında değerlendirirken, yüzde 73’ü gelecek 12 ay içerisinde yapay zekâ yatırımlarına toplam bütçelerinin yüzde 10 ila yüzde 20’sini ayırmayı planlıyor. Ayrıca yöneticilerin yüzde 82’si, yapay zekâyı iş akış süreçlerine entegre eden şirketlerin rekabet avantajı elde edeceğine inanıyor. Bunun yanında, yapay zekâ kullanım senaryolarını ölçeklendiren şirket oranının 2025’te yüzde 42’den 2026’da yüzde 74’e ulaşmasının beklendiği belirtiliyor. 


Operasyonel verimlilikte yeni fırsatlar

Rapor, yapay zekânın en somut katkılarının operasyonel verimlilik alanında görüldüğünü ortaya koyuyor. Yapay zekâ destekli talep tahminleme sistemleri stok planlamasını daha doğru hale getirirken, rota optimizasyonu, depo yönetimi, sipariş hazırlama ve fiyatlandırma gibi süreçlerde de şirketlerin daha hızlı ve isabetli kararlar almasını sağlıyor. KPMG’nin 2025 yılında yayımladığı bir diğer raporu olan Tüketici ve Perakende CEO Görünümü araştırmasına göre ise yapay zekâ yatırımlarının en önemli faydaları arasında verimlilik ve üretkenlik artışı (yüzde 17), karar alma ve veri analizi yetkinliklerinin güçlenmesi (yüzde 17), kârlılık artışı (yüzde 13) ve müşteri deneyiminin geliştirilmesi (yüzde 13) öne çıkıyor. 


Yapay zekâya güven net bir yönetişimden geçiyor

Rapor, yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte güven ve etik kullanımın şirketler açısından stratejik önem kazandığını vurguluyor. KPMG 2025 Tüketici ve Perakende CEO Görünümü araştırmasına göre yöneticilerin yüzde 56’sı etik riskleri yapay zekâya ilişkin en kritik risk konuları arasında gösterirken, KPMG ve Melbourne Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen bir başka küresel araştırmada katılımcıların yüzde 46’sı yapay zekâya güvenmediğini, yüzde 61’i bu konuda herhangi bir eğitim almadığını ve yüzde 48’i ise sınırlı bilgiye sahip olduğunu belirtiyor. Rapora göre şirketlerin rekabet avantajı sağlayabilmesi için yalnızca teknolojiye değil; şeffaf, açıklanabilir ve güvenilir yapay zekâ yönetişimine de yatırım yapması gerekiyor. 

Rapor, önümüzdeki dönemde perakende sektöründeki en önemli dönüşüm alanlarından birinin ajan tabanlı yapay zekâ olacağına dikkat çekiyor. Buna göre şirketlerin yalnızca insan müşterileri değil, gelecekte satın alma süreçlerinde aktif rol üstlenecek yapay zekâ ajanlarını da dikkate alarak veri altyapılarını, API yapılarını ve performans göstergelerini yeniden tasarlamaları gerekecek.


“Yapay zekâ stratejik bir dönüşüm aracı haline geliyor”

Bu değişimi değerlendiren KPMG Birleşme ve Satın Alma Hizmetleri Lideri, Tüketici Ürünleri ve Perakende Sektör Lideri Özge İlhan Acar, “Perakende sektöründe yapay zekâ artık yalnızca verimlilik sağlayan bir teknoloji olmaktan çıkarak şirketlerin rekabet gücünü, müşteri deneyimini ve büyüme stratejilerini yeniden şekillendiren stratejik bir dönüşüm aracı haline geliyor. Bu dönüşümden sürdürülebilir değer yaratabilmek ise teknoloji yatırımlarının yanında güçlü veri altyapısı ve güvenilir yönetişim mekanizmalarının kurulduğu, çalışanları dönüşümün merkezine yerleştirildiği bütüncül bir yaklaşımla mümkün. Önümüzdeki dönemde rekabette öne çıkacak şirketler, yapay zekâya yatırım yapanlar değil, yapay zekâyı kurumsal karar alma süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline getirerek onu ölçeklenebilir büyüme, çeviklik ve müşteri değeri yaratan somut bir yetkinliğe dönüştürebilenler olacakdedi.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM