Özel sermayenin yeni adresi enerji, sağlık ve savunma

Küresel özel sermaye piyasası 2026’nın ilk yarısında temkinli ancak dirençli seyrini korurken, yatırımcıların odağı teknoloji dışındaki daha dayanıklı sektörlere kaydı. EY Private Equity Pulse 2026 araştırmasına göre teknoloji odaklı işlemlerde yüzde 50 düşüş yaşanırken, teknoloji dışındaki işlemlerin değeri yüzde 9 arttı. Enerji, dijital altyapı, sağlık ve savunma öne çıkan yatırım alanları olurken, fon yöneticilerinin yüzde 72’si önümüzdeki 6 ayda yatırım faaliyetlerinin artmasını bekliyor

Uluslararası danışmanlık şirketi EY’ın yayımladığı EY Private Equity Pulse 2026 araştırması, küresel özel sermaye piyasasının yılın ilk yarısındaki görünümünü ortaya koydu. Belirsizliklerin etkisini sürdürdüğü dönemde yatırımcılar piyasadan çekilmek yerine daha seçici bir strateji izlerken, teknoloji odaklı yatırımlardaki gerilemeye karşılık uzun vadeli büyüme potansiyeli taşıyan sektörlere ilgi arttı.

Araştırmaya göre, özel sermaye satın almalarında küresel toplam işlem değeri büyük ölçüde yatay seyretti. Buna karşın teknoloji odaklı işlemlerin değeri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 50 gerilerken, teknoloji dışındaki işlemlerde yüzde 9 artış kaydedildi. Bu tablo, özellikle yapay zekânın dönüştürdüğü alanlarda yatırımcıların daha temkinli hareket ettiğini ortaya koydu.


Yatırımın odağı dayanıklı sektörler

Özel sermaye fonlarının önceliği enerji, dijital altyapı, sağlık ve savunma gibi uzun vadeli büyüme potansiyeli sunan sektörlere kaydı. Fon yöneticilerinin yaklaşık yarısı, önümüzdeki 12-24 aylık dönemde sağlık hizmetleri ve dijital altyapıyı öncelikli yatırım alanları arasında değerlendiriyor.

Veri merkezleri önemini korurken, yatırımcıların yapay zekâ yatırımlarında odağı yalnızca uygulamalardan oluşmuyor. Yapay zekâ dönüşümünü destekleyen elektrik şebekeleri, enerji üretimi, soğutma sistemleri, yarı iletkenler ve yazılım gibi alanlar da yatırım radarına giriyor.


Çıkış işlemleri yüzde 9 arttı

Özel sermaye piyasasında çıkış tarafında da hareketlilik dikkat çekti. Araştırmaya göre, 2026’nın ilk yarısında açıklanan çıkış işlemlerinin toplam değeri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 arttı.

Stratejik satışlar, çıkış piyasasının temel itici gücü olmayı sürdürürken, toplam çıkış değerinin yüzde 71’ini stratejik satışlar oluşturdu. Özel sermaye fonları arasındaki işlemler ve halka arzlar ise kalan bölümü oluşturdu.

Kurumsal alıcıların ölçekli ve nitelikli varlıklara yönelik ilgisi devam ederken, satıcıların fiyat beklentilerinde de daha gerçekçi bir yaklaşım benimsediği görüldü. Fon yöneticilerinin yüzde 90’ı, uzun süredir portföylerinde bulunan varlıklarda daha hızlı likidite sağlamak amacıyla belirli oranlarda değerleme indirimi kabul edebileceğini belirtti.


Çıkış hazırlığında yapay zekâ öne çıktı

Jeopolitik belirsizliklerin devam ettiği ortamda özel sermaye şirketleri, olası çıkış süreçlerine daha erken hazırlanıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 76’sı yapay zekâ, otomasyon ve veri altyapısını öncelikli alanlar arasında gösterdi.

Bunu yüzde 62 ile kârlılık ve maliyet dönüşümü, yüzde 52 ile nakit ve işletme sermayesi yönetimi takip etti.


Fonların yüzde 72’si yatırımlarda artış bekliyor

Özel sermaye fonları gelecek döneme ilişkin iyimserliğini de koruyor. Fon yöneticilerinin yüzde 72’si önümüzdeki 6 ayda yatırım faaliyetlerinin artmasını, yüzde 56’sı ise çıkış işlemlerinin hızlanmasını bekliyor. Yatırım faaliyetlerinde gerileme öngörenlerin oranı ise yüzde 14’te kaldı.

Bununla birlikte değerleme farklılıkları, faiz oranları ve jeopolitik gelişmeler yatırım kararlarını etkileyen başlıca riskler olmaya devam ediyor.


“Belirsizlik dönemleri yatırım fırsatlarını da beraberinde getiriyor”

EY Türkiye Özel Sermaye Fonları Sektör Lideri Musa Gezer, araştırma sonuçlarını değerlendirirken özel sermaye yatırımcılarının belirsizlik ortamında daha disiplinli ve seçici bir yaklaşım benimsediğini belirtti.

Teknoloji odaklı işlemlerde yavaşlama görülürken enerji, altyapı, sağlık ve savunma gibi dayanıklı sektörlere ilginin arttığını ifade eden Gezer, yapay zekâ yatırımlarının da uygulama tarafının ötesine geçerek bu dönüşümü mümkün kılan alanlara yayıldığını söyledi.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM