Birileri bunlarla başka bir yerlerde ve şeylerde pazarlık edecek de, kavga burada çıksın diye kırk tombalak atılıyor, oysa bu pirinç daha çok su kaldırır.
Bir zaman için dünyada yeni bir düzen ihtiyacına yönelik çeşitli fikir ve görüşler oldukça gündemde olmuştu. O noktaya gelinmesinde yaklaşık yarım asır sürdükten sonra yürütülmez hale gelen ‘soğuk savaş’ siyasetidir. İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası siyasi, hukuki vb kurumsal sistem, krizler, salgın, sürmekte olan çatışmalar ve sürüklenen belirsizlik ortamı ile devam etti. Berdevam süreçte değişim ve dönüşümün, bireyin günlük hayatını izdüşümsel etkileyen dönemsel tarafı ile küresel motiflerin hayli öne geçtiği, geleneksel direnç veya, dayanıklıkları
sistemin dışında kalmaya zorlayabildiği, sonuçta daha çok yıpratma ve uzatma siyasetidir. Birey, aile, aşiret, toplum hatta devlet ölçeklerinde geçerlidir.
Değişen şartlara göre coğrafi, jeostratejik, demografik, kültürel, serbest girişim ve dolaşım gibi donanımların çağdaş güncellemeler üzerinden ortak uzlaşılar ile belirlenmesidir.
Yakın bir geçmişte dağılan Sovyet coğrafyası ile, bağlı üyelerde çöken kamu kapitalizmi, tüketici olmayan, okur-yazar, ideolojik romantizm, seyrek nüfus, Sovyet elle tutulur mirasının oligark ile dışarıya transferi bir tarafta, Avrupa’da yine ikinci büyük savaş sonrası savunma konusunda ABD’nin sırtına binmiş sosyal devlet ilkesine uygun pozisyon almıştı. Zaman içinde koloniyal dengeler çerçevesinde göçler alan AB’nin üretici, rekabetçi yanının aşınıp, küresel dokuya etkileyici katkısı hayli önemlidir.
17. asır imtiyazlı kumpanyalarından(doğu-batı Hindistan vb), günün Nvdia Corporation gibi devlerine uzanan süreçde iktisadi girişimlerin ve temsillerin özel kaynaklı görünmekle beraber küresel bir dengenin içinde kamusal kimliğe bürünmesi doğaldır. Ulus devlet şablonu bu çatının dönemsel göstergesidir. Vize ve göç, serbest dolaşım, enflasyon, cari açık, büyüme politikaları, gümrük duvarları, tarifeler, yaptırımlar ise alt başlıklarıdır.
Ulus devlet metodolojisi, geçmişten miras tarihi, dini, etnik, ticari mekaniklere ilaveten iktisadı politiğin filizlenmesinde kamusal istihdamın önünü açan sosyal devleti dolaşıma sokmuştur. Ülkeler siyasetinde üretim, vergi, bölüşüm hatta demokratik yelpazede ülke içi siyasal düzeni etkiler duruma geldi. Sistemin dünyasında etkileşim, birden fazla düzeyde ve iç içe geçmiş biçimde işler.
Mesela ‘tam bağımsızlık’ ilkesi artık yalnızca sınırları değil ; veri’yi, üretimi ve karar mekanizmalarını da kapsar. Fiziksel emek hala fabrikanın, tarlanın ve hizmet sektörünün temelini oluştururken; dijital emek veri üretimi, içerik oluşturma ve dikkat ekonomisi üzerinden görünmeden sürer. Ekonominin sadece rakamlardan ibaret olmadığını görmek ve olayların arkasındaki ‘neden’ sorusunun peşine düşmek; bugünün dünyasını, küresel krizlerini ve ekonomik politikalarını anlamlandırmayı sağlayacak bütüncül bir vizyon sağlar. Bu katmanlar birbirinden kopuk değil, aynı sistemin birbirine bağlı parçalarıdır.

