İncir üretiminde beklenti 90 bin ton

İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, yeni kuru incir sezonunda geçen sezona göre yüzde 20 rekolte artışı beklediklerini kaydetti 

SEREN KARAŞAHİN

İzmir Ticaret Borsası (İTB) ağustos ayı olağan meclis toplantısında konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, yeni incir sezonunda geçen yıla oranla rekoltede yüzde 20 artış beklendiğini dile getirirken, üretimin ise 90 bin tonu aşmasının beklendiğini kaydetti. Konuşmasında enflasyonu düşürmenin önemli olduğunu belirtirken, önemli noktalardan birinin de üretimin sürdürülebilir olmasına değinen Kestelli, tarım politikalarının yalnızca fiyatları düşürmeye değil, üretim kapasitesini korumaya ve güçlendirmeye odaklanması gerektiğini dile getirdi. 


İncirde geçen yıla göre %20 rekolte artışı bekleniyor

Yeni kuru incir sezonuna girerken sevindirici bir tablonun olduğunu ifade eden Kestelli, geçen sezona göre rekoltede yüzde 20 artış beklendiğini dile getirdi. İncirin daha çok üretilmesi yerine kaliteli bir şekilde yabancı pazarlara ulaştırmak olduğunu ifade eden Kestelli, “Geçtiğimiz sezona göre yaklaşık yüzde 20 oranında rekolte artışı bekliyoruz. Genel beklenti, bu yıl üretimin 90 bin tonun üzerine çıkması yönünde. Bu, üreticimiz ve sektörümüz açısından önemli bir fırsat. Ancak bizim için asıl mesele yalnızca daha fazla üretmek değil; bu ürünü kaliteli, güvenli ve sürdürülebilir şekilde dünya pazarlarına ulaştırabilmek” diye konuştu.


RASFF bildirimlerinde artış

En önemli gündemlerden birinin gıda güvenliği olduğuna dikkati çeken Kestelli, özellikle Avrupa Birliği (AB) pazarındaki denetimlerin sıkılaştığını söyledi. AB’de “Gıda ve Yem için Hızlı Alarm Sistemi” (RASFF) bildirimlerinin arttığını ifade etti. 2024-2025 sezonunda 155 olan bildirim sayısının geçen yıl 248’e yükseldiğini kaydeden Kestelli, “Burada dikkat çekici olan ise sorunun niteliğindeki değişim. Okratoksin bildirimlerinde yaklaşık yüzde 280 artış yaşanırken, aflatoksin bildirimlerinde yüzde 50’ye varan bir düşüş görüyoruz. Aflatoksindeki bu düşüş aslında bize önemli bir mesaj veriyor; doğru yöntemleri üreticimize aktarır, sahadaki farkındalığı artırır ve mücadeleyi kararlılıkla sürdürürsek sonuç alabiliyoruz. Şimdi aynı kararlılığı okratoksin konusunda göstermemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.  

Hasat öncesinden başlayarak toplama, kurutma, ayıklama ve depolama süreçlerinin tamamında dikkatli olunması gerektiğinin altını çizen Kestelli, en ufak bir hatanın bütün partinin risk altına girmesine sebep olduğunu belirtti.  

İklim değişikliği, sıcaklıklar, yağış rejimi ve kurutma koşullarının da riskleri artırdığını söyleyen Kestelli, üreticiden ihracatçıya, kamu kurumlarından borsalara, araştırma enstitülerinden üniversitelere kadar birlikte hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. 


“Üretim kapasitesi güçlendirilmeli”

Üretim maliyetlerini yönetmeden gıda enflasyonunun kalıcı olarak düşmeyeceğini söyleyen Kestelli, tarladaki maliyeti yönetmeden raftaki fiyatı kalıcı biçimde istikrara kavuşturmanın mümkün olmadığını ifade etti. Gelecek dönemde dört konu başlığına odaklanmak gerektiğini belirten Kestelli, “Gübre, mazot, yem ve enerji gibi temel girdilerde öngörülebilir maliyet yapısı sağlanmalı, üretici ve tarımsal sanayicinin uygun koşullu finansmana erişimi güçlendirilmeli, destekler üretim kararlarından önce açıklanmalı ve zamanında uygulanmalı ve ürünün değerinde satılmasını ve fiyat dalgalanmalarının azalmasını sağlayacak güçlü bir piyasa altyapısı oluşturulmalı. Unutmamalıyız ki mesele yalnızca enflasyon değildir. Üretimin sürdürülebilirliği; gıda güvenliğimizin, üreticimizin geleceğinin ve ekonomik istikrarımızın temel şartıdır. Bu nedenle tarım politikalarının yalnızca fiyatları düşürmeye değil, üretim kapasitemizi korumaya ve güçlendirmeye odaklanması gerektiğine inanıyorum” dedi. 

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM