CHP ile Yeni Parti’nin birbiri ile uğraşmaması, kitleleri bağımsız Türkiye, barış, adalet doğrultusunda biraraya getirmeye çalışmaları dileğimi sık sık yazıyorum. Nedeni açık? Yeni Parti CHP’nin içinden doğdu. CHP’nin kuruluşundan beri “doğurgan” olduğunu biliyoruz. Özellikle Bülent Ecevit’in seçimle İsmet İnönü’yü devirmesinden sonra CHP üretken bir parti oldu.
Kuruluşundan beri CHP’den ayrılarak kurulan partiler şöyle:
- Milli Kalkınma Partisi, 1945 (çok partili döneme geçiş) – Başkan: Nuri Demirağ
- Demokrat Parti, 1946 – Adnan Menderes
- Güven Partisi, 1967 – Prof. Dr. Turhan Feyzioğlu
- Cumhuriyetçi Parti, 1972 – Kemal Satır
- Demokratik Sol Parti, 1983 -Bülent Ecevit
- Sosyal Demokrat Halk Partisi, 2002 – Murat Karayalçın
- Yeni Parti, 2008 – Tuncay Özkan
- Halkın Yükselişi Partisi, 2005 – Yaşar Nuri Öztürk
- Anadolu Partisi, 2014 – Emine Ülker Tarhan
- Yenilik Partisi, 2018 – Öztürk Yılmaz
- Türkiye Değişim Partisi, 2020 – Mustafa Sarıgül
- Memleket Partisi, 2021- Muharrem İnce
- Yeni Parti, 2026 – Özgür Özel
Murat Karayalçın’dan başlayarak, Yaşar Nuri Öztürk tamamı CHP’ne geri döndü. Yeni Partinin ayrılışı ani oldu ancak meclisteki 91 milletvekili ile 2028 seçimlerine dek karar verme durumları olacaktır.
CHP ile Yeni Partinin “itişmesini, çekişmesini” tahrik edenler var. AKP’ne doğrudan geçen belediye başkanları var. Parti yarışması nedeniyle belediye meclisinde çoğunluğunu kaybeden CHP veya Yeni Parti grupları ortaya çıktı. Azınlıktan çoğunluğa geçmek için AKP muhalefet meclis üyelerinin bir kısmının “kandırılması” ile belediye başkan vekilini partisinden seçmeyi başardı. İzmir Menderes belediyesinde başkan vekili seçimini AKP kazanınca siyasal tartışma yaşandı. Üsküdar belediyesi konusu da CHP ile Yeni Partinin “sol anlayış” çerçevesinde elele vermelerine yardımcı oldu.
Ancak Üsküdar seçimi kolay olmayacak, birçok belediyedeki seçimler de aynı durumda olacak. Valiliğin seçim gününü ilan ettiği zaman CHP veya Yeni Parti meclisi üyelerinden bir kısmının gözaltına alınması ile belediye meclisi seçimde oy verme olanağı ortadan kaldırılabilir. Mahkemeye itiraz ile bir kısmı tahliye olsa da, seçim sabahı şafak vaktinde başkaları yine gözaltına alınabilir.
Söylemek istediğim şu; iktidarın ve muhalefetin belediye meclis üye sayısı birbirine yakın ise, muhalefetin sayısını iktidarın sayısının altına düşürmek kolay. İş sadece belediye başkanını gözaltına almaya bakar.
Belediyeciliğe, milletvekilliğine rant gözüyle bakanlar halkı değil kendilerini düşünenlerdir. Halbuki Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün cumhuriyetin kuruluşundan sonra yaptığı bir konuşmada vurguladığı bir nokta var: Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.
Kendi cebini doldurmaktan başka hedefi olmayanlar ne işçiye ne çiftçiye ne emekliye ne de sanayiciye üretim veya geçinmesi için destek olmayı düşünür. CHP ve Yeni Partinin dayanışması diğer partilere ve seçmene seçim için umut ışığı verebilir.

