IAC 2026’da “İpek Yolu Astronomisinden Ay Keşfine” tarihi oturum

Türkiye’nin uzay vizyonu ve ay misyonu hedefleri küresel sahnede masaya yatırıldı

Türkiye’nin ev sahipliğinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ev sahipliğinde ve SAHA İstanbul’un eş ev sahipliğinde Antalya NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026), uzay ekosisteminin küresel aktörlerini bir araya getirmeye devam ediyor. Kongre kapsamında, moderatörlüğünü TUA Başkanı Yusuf Kıraç’ın üstlendiği “Çağlar Arasında Köprü Kurmak: İpek Yolu Astronomisinden Ay Keşfine” başlıklı özel panel oturumu gerçekleştirildi.

Oturumda; Türkiye’nin köklü medeniyet mirasından ilham alan uzay çalışmaları, 2027 Ay Araştırma Programı hedefleri, milli uydu takımları, bağımsız uzay limanı girişimleri ve ticari insanlı uzay görevleri kapsamlı biçimde ele alındı.


“Bilimsel mirasımızı 2027 Ay misyonuyla geleceğe taşıyoruz”

Panelin açılışını gerçekleştiren TUA Başkanı Yusuf Kıraç, gökyüzünü anlama arayışının tek bir medeniyetin değil, binlerce yıllık ortak bir insanlık birikiminin ürünü olduğunu vurguladı. İslam dünyasında gelişen bilimsel geleneğin gözlem, hesaplama ve eleştirel düşünceyle şekillendiğini belirten Kıraç; El-Fergani, El-Biruni, Nasîrüddin Tûsî, Uluğ Bey, Ali Kuşçu ve Takiyüddin gibi öncü bilim insanlarının açtığı yolun bugün modern uzay teknolojileriyle sürdüğünü ifade etti.

Türkiye’nin bu mirası yalnızca gurur duyulan bir geçmiş değil, geleceğe karşı büyük bir sorumluluk olarak gördüğünü kaydeden Kıraç, “2027 yılında Ay’a göndereceğimiz uzay aracımızla yalnızca Ay yüzeyine ulaşmayı değil; güneş rüzgarı etkileşimlerini, su oluşum mekanizmalarını, manyetik alanları ve termal yapıyı incelemeyi amaçlıyoruz. Bizim için uzay programı sadece teknik bir donanım geliştirmek değil; bilim üretmek, gençlerimize ufuk açmak ve insanlığın ortak geleceğine katkı sunmaktır. Çünkü gökyüzü sınırlarla ayrılmaz, ortak bir merak etrafında birleştirir.” değerlendirmesinde bulundu.


“Yüzde 80’in üzerinde yerlilikle derin uzay uçuş tarihçesi kazanılıyor”

TÜBİTAK UZAY Enstitüsü Müdürü Mehmet Nefes, oturumda yaptığı konuşmada Türkiye’nin Ay Misyonu’nun yerli teknoloji geliştirme kapasitesine sunduğu katkılara dikkat çekti. TÜBİTAK UZAY tarafından milli imkânlarla geliştirilen TStarD-100 platformunu temel alan Ay uzay aracının yüzde 80’in üzerinde bir yerlilik oranına sahip olduğunu vurgulayan Nefes, uzay aracının uluslararası saygın üniversiteler, araştırma merkezleri ve yerli teknoloji girişimlerinin iş birliğiyle üretilen 6 farklı bilimsel faydalı yük taşıyacağını belirtti.


ASELSAN’dan 198 uydulu “ASTRALINK (GÖKBAĞI)” Projesi

Panelde söz alan ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, küresel uzay ekosisteminde münferit uydulardan birbirine bağlı takım uydulara doğru köklü bir paradigma değişimi yaşandığını belirtti. ASELSAN’ın 50 yıllık haberleşme tecrübesini uzaya taşıdığını duyuran Akyol, Alçak Dünya Yörüngesi (LEO) takım uydu projesi olan ASTRALINK (GÖKBAĞI) hamlesini başlattıklarını kaydetti.

Oturumun kapanışını yapan TUA Başkanı Yusuf Kıraç, uzay alanındaki gerçek gücün sadece sahip olunan teknoloji ve misyonlarla değil; sürdürülebilir bir sanayi altyapısı, nitelikli insan kaynağı ve uluslararası iş birliği kültürüyle ölçüldüğünün altını çizerek oturumu tamamladı.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM