Fan Fin Fon…

Fon olayı gündemden düşmüyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek geçen yıl TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda konuşma yaptı. 4 Kasım 2025’te yaptığı bu konuşma arasında “sermaye piyasalarında bazı fonların fiyatlarının suni şekilde yükseltildiğini ve manipülatif işlemler gerçekleştirildiğini” söyledi. Zaman içinde bu ifadeye sorgulama yapanlar oldu ama siyasette ve kamuoyunda fazla yansıma bulmadı.

Neredeyse 10 ay sonra yazın sıcaklığında Ağustos ayında bu söz tekrar gündeme geldi zira fonlarda hareket başlamıştı. Bir para hareketi varsa mutlaka onu takip edenler vardır. Sonuçta fon olayı krize dönüştü, hisse senetleri piyasası da bundan etkilendi. AKP iktidarı bu sorunu çözmeye çalışıyor. Bu konuyu takip ediyoruz. Kısaca iki aydaki gelişmeleri özetleyeyim:

MKK (Merkezi Kayıt Kuruluşu) verilerine göre;
a) “Yatırım fonları portföy büyüklüğü” Ağustos’ta 10 trilyon 436 milyar 653 milyon lira iken eylül sonunda yüzde 11,23 geriledi ve 9 trilyon 264 milyar 833 milyon lira oldu.
b) “Hisse senedi portföy değeri” ise eylül ayında ağustosa göre 2 trilyon 172 milyar 799 milyon lira azaldı ve 7 trilyon 343 milyar 88 milyon liraya indi.

Özeti şu demek: Yatırım fonları 1 trilyon liradan fazla parasal değer kaybetti. Bunun dolar cinsinden karşılığı yani kaybı 23 milyar dolar. Bir ay içinde bu kayıp, yani “fon krizi” hisse senetlerine de yansıdı. Hisse senetlerinde sert satışlar hisse senetleri piyasa portföyünü daralttı. Hisse senetlerinde azalan miktarın dolar karşılığı ise 43 milyar dolardan fazla.

Toplamda 66 milyar dolarlık bir kayıp gibi gözüküyor fakat yan etkileriyle zarar çok daha fazla zira yabancı finans kuruluşları bu bozulmayı fark edip uyarı yazıları yazdı, bizimkileri olaya “tren gibi” baktı. Belki de bu arada “bürokrat- siyasetçi işbirliği” ile “paralar hortumlanmaya” başladı.

Kamuoyuna yansıyan rakamların derinliğine girmeden iki not vereyim: 100 milyonun üzerinde kazanç sağlayan 214 isim var ancak “lekelenmeme kuralı” iddiası ile bu isimler açıklanmıyor. Fonlardan milyarlarca kazanç sağladığı belirlenen 141 gerçek kişi ile 73 şirkete haksız kazançlarınızı “geri ödeyin” yazısı gönderiliyor.

Ortadaki sorunu çözecek olan devletimizin kurumları. Fon tasfiyesine neden olan fon krizinden etkilenen yatırımcı sayısı 455 bin 578. Bakan Mehmet Şimşek kurulları topladı, yatırımcılara devlet desteği verileceğini açıklamıştı. Yani devlet üzerine düşen görevi yapmaya çalışıyor. Ancak verilen mali desteği açıklayan ise devlet memuru değil. Kim derseniz AKP Grup Başkanı Abdullah Güler. Diyor ki üç fondaki 43 bin 500 yatırımcıya 6,4 milyar lira ödeme yapıldı. Kişi başına yapılan ortalama ödeme 147 bin lira.

Aklıma şu soru geliyor; 455 bin 578 kişinin yüzde 9 buçuğuna verilen parayı açıklayan AKP grup başkanı umarım neden üç fon şirketini seçtiklerini ve bu kişileri seçtiklerini biliyorsa açıklayabilir. Daha fazlasını zaten biliyorsunuz; hangi bakan, hangi bakanın oğlu be yatırdı, 4 ayda neler kazandı. Hangi bakanlar para kaybettiğini söyledi.

Ortada dönen ne varsa bunu zaman içinde öğreneceğiz.

Hepimizin dikkati bu fonlardaki paraları kim koydu, kim aldı noktasına odaklanmış gibi. Para kaybedenlerin önemli çoğunluğunun “gariban” halkımız olduğunu biliyoruz. Çocuğuna düğün yapacak, araba veya ev alacak, makine yatırımı yapacak kişilerin aradaki zamanı değerlendirmek için paraları bu fonlara yatırdığı biliniyor.

Zenginin malı fakirin çenesini yorar demek istemiyorum. Sülün Osman’dan Banker Kastelli’ye, Jet Fadıl’dan Çiftlik Bankasına kadar yaşanan bu hortumlama olayları acaba halkımızın hangi duygularını değerlendirerek yapılıyor, onu merak ediyorum.

Dilerim devlet bunu yapanları yakalar, cezasını verir.

İskender Odabaşoğlu

Diğer Yazarlar