
TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci’ye göre sektörün tüketiciyi ve tüketici alışkanlıklarını doğru okuyarak geleneksel kırtasiyenin güçlü taraflarını koruyup dijital dünyanın sunduğu imkanlarla birleştirmesi gerekiyor
Kağıt, kalem, defter gibi temel ürünler kırtasiye sektörünün önemli bir parçası olarak talep görmeye devam ederken özellikle genç tüketicinin teknolojiyle kurduğu ilişki, ürünlere olan beklentiyi değiştiriyor. Dijital kalemlerden akıllı defterlere, farklı cihazlarla entegre kullanılabilen ürünlerden kişiselleştirilebilir kırtasiye ürünlerine kadar yeni bir alan oluştuğu sektörde, değişime ayak uyduran kırtasiyelerin sayısı her geçen gün artıyor. Kırtasiyelerin yalnızca satış yapılan yerler olmaktan çıkarak birer keşif ve deneyim alanına dönüşmesi de tüketici beklentilerinin karşılandığı yeni bir dönemi başlatıyor.
İnsanlar dijital ortamda çok vakit geçirse de yazmaya, çizmeye, boyamaya devam ediyor
Kırtasiye sektöründe yaşanan değişimin ürün tarafına ek olarak satış kanalları, mağazacılık anlayışı, sosyal medya kullanımı ve tüketiciyle iletişim biçimini de değiştirdiğini söyleyen Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, “Yeni nesil kırtasiyecilik yalnızca raflara teknolojik ürünler koymak değil. Mağazayı, ürün gamını, hizmeti ve müşteri deneyimini birlikte dönüştürebilmek. Burada geleneksel ürünlerle teknoloji arasında bir rekabet olduğunu da düşünmüyoruz. Tam tersine, birbirlerini tamamlayan bir yapı oluşuyor. İnsanlar dijital ortamda çok daha fazla vakit geçiriyor ama aynı zamanda yazmaya, çizmeye, boyamaya, üretmeye devam ediyor. Hatta dijitalleşmenin arttığı bir dönemde analog ürünlere, hobiye ve yaratıcılığa yönelik ilginin ayrı bir değer kazandığını da görüyoruz. Dolayısıyla sektör değişimi benimsiyor. Bundan sonraki mesele bu dönüşümü bütün işletmelere yayabilmek” dedi.
“Bugün tüketici sadece bir ürünü raftan alıp çıkmak istemiyor”
Türkiye’de geleneksel kırtasiyecilik hâlâ çok güçlü konumda olduğuna dikkat çeken Keresteci, sözlerine şöyle devam etti: “Kırtasiye noktalarının müşterisini tanıması, güven ilişkisi kurması, ihtiyaca hızlı cevap vermesi bizim sektörümüzün en kıymetli özelliklerinden biri. Ancak tüketicinin beklentileri değiştikçe mağazacılığın da değişmesi gerekiyor. Bugün tüketici sadece bir ürünü raftan alıp çıkmak istemiyor. Ürünü görmek, dokunmak, denemek, farklı alternatifleri karşılaştırmak, çocuklarıyla zaman geçirmek, hobi veya sanat alanında yeni ürünler keşfetmek istiyor. Fakat her kırtasiyenin büyük bir mağazaya dönüşmesi gerekmiyor. Bazen doğru bir vitrin düzeni, ürünlerin kategorize edilmesi, küçük bir deneme alanı, doğru aydınlatma, sosyal medyanın etkin kullanılması veya stok sisteminin dijitalleşmesi bile dönüşümün başlangıcı olabilir. Asıl hedefimiz kırtasiyeleri yalnızca okul sezonunda yoğunlaşan işletmeler olmaktan çıkarıp 12 ay boyunca tüketicinin ziyaret ettiği yaşam alanları haline getirmek. Bunun yolu da okul ürünlerinin yanında ofis, sanat, hobi, hediyelik, oyuncak ve farklı yaş gruplarına hitap eden ürünlerin mağazalarda daha görünür hale gelmesinden geçiyor.”

“Türkiye’nin uzun vadede fikri, tasarımı ve teknolojisi kendisine ait ürünler geliştiren bir ülke olması gerekiyor”
Türk kırtasiye üreticisinin önemli bir üretim tecrübesinin olduğunu vurgulayan Keresteci, “Özellikle kalem, defter, kağıt ürünleri, plastik kırtasiye malzemeleri, boya, okul ve ofis ürünlerinde güçlü firmalarımız bulunuyor. Ancak dünyadaki rekabet artık yalnızca aynı ürünü daha uygun fiyata kimin ürettiği yaklaşımı üzerinden ilerlemiyor. Tasarım, inovasyon, fonksiyonellik, sürdürülebilirlik ve teknoloji entegrasyonu giderek daha önemli hale geliyor. Yerli üreticilerimizin de bu alanlara yöneldiğini görüyoruz. Burada Türkiye açısından önemli bir gelişim alanı var. Özellikle yazılım, elektronik ve klasik kırtasiye ürününün birleştiği noktalarda üniversite-sanayi iş birliklerinin, Ar-Ge çalışmalarının ve girişimlerin artması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü Türkiye’nin uzun vadede sadece çok ürün üreten değil, fikri, tasarımı ve teknolojisi kendisine ait ürünler geliştiren bir ülke olması gerekiyor. Bizim açımızdan katma değer tam da burada ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.
“Genç kullanıcı açısından kırtasiye ürünü artık kişisel tarzın bir parçası haline geliyor”
Sektörün değişimini hızlandıran faktörün yeni neslin kırtasiye ürünleriyle kurduğu ilişkiden de beslendiğini ifade eden Keresteci, şu açıklamayı yaptı: “Bugün genç tüketici işlevin yanında tasarıma, renge, kişiselleştirmeye, sürdürülebilirliğe ve ürünün kendisini ifade edip etmediğine de bakıyor. Özellikle genç kullanıcı açısından kırtasiye ürünü artık yalnızca bir ihtiyaç değil, aynı zamanda kişisel tarzın bir parçası haline geliyor. Bu nedenle markaların ve perakendecilerin stratejileri de değişiyor. Daha tasarım odaklı koleksiyonlar, sınırlı seriler, lisanslı ürünler, sürdürülebilir ürünler, sanat ve hobi grupları daha görünür hale geliyor. Sosyal medya da satın alma davranışında çok daha belirleyici bir noktaya geldi.”
