Türkiye, ekonomisini elektrikleştirecek

SEDA GÖK

Türkiye, COP31 öncesinde 2040 yılına yönelik enerji vizyonunu açıkladı. Elektrikleşmeyi merkeze alan program kapsamında elektrik kurulu gücünün 281 bin megavata, yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içindeki payının yüzde 77’ye çıkarılması planlanıyor. Enerjide yüzde 92 yerlilik ve yüzde 40 emisyon azaltımı hedeflenen program için kamu ve özel sektörün toplam 500 milyar dolar yatırım yapması öngörülüyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 2040’ta Türkiye’nin günlük 1,7 milyon varil petrol ve doğal gaz ihtiyacını yerli üretimle karşılamayı hedeflediklerini belirterek, programın doğrudan 108 bin kişiye istihdam sağlayacağını, dolaylı etkisiyle yaklaşık 250 bin aileye iş imkânı oluşturacağını söyledi.

Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde Türkiye’nin enerji politikalarına yön verecek Milli Enerji 2040 vizyonu kamuoyuyla paylaşıldı. Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kamu, özel sektör, akademi ve medya temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen lansmanda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin 2040 yılına kadar enerjide bağımsızlığını sağlamayı hedeflediğini açıkladı.

Yaklaşık bir saat süren sunumunda küresel enerji piyasalarındaki dönüşümü, Türkiye’nin mevcut enerji görünümünü ve gelecek dönem planlarını değerlendiren Bayraktar, enerji arz güvenliği, iklim değişikliğiyle mücadele ve dışa bağımlılığın azaltılmasının öncelikli başlıklar olduğunu ifade etti. Türkiye Yüzyılı perspektifiyle hazırlanan Milli Enerji 2040 programının beş temel sacayağı bulunduğunu belirten Bayraktar, bunları enerji verimliliği, nükleer enerji, yenilenebilir enerji, petrol ve doğal gaz ile madenler olarak sıraladı.

Programın temelinde elektrikleşmenin yer aldığını vurgulayan Bayraktar, “Tek kelimeyle bu programın özünü söyleyecek olursak, artık Türkiye ekonomisini elektrikleştirecek. 2040’ta, Türkiye Yüzyılı’nda hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmaktır” dedi.


Elektrikleşme yüzde 36’ya çıkacak

Türkiye’nin enerji bağımsızlığına ulaşabilmesi için yalnızca üretim kapasitesini artırmasının yeterli olmayacağını, tüketim alışkanlıklarının da dönüşmesi gerektiğini belirten Bayraktar, elektrikleşme sürecinde talebin ve ihtiyaçların yeniden şekillendirilmesine odaklanacaklarını söyledi. Güçlü altyapı, dijitalleşme ve uluslararası iş birliklerinin bu dönüşümün temel unsurları olacağını kaydeden Bayraktar, “Elektrikleşmeye giderken birinci hedefimiz şu: Bizim mutlaka talebi, ihtiyacı dönüştürmemiz lazım. Türkiye’de enerjide bağımsız olacaksak bizim tüketim alışkanlıklarımızı ve tüketim yöntemlerimizi değiştirmemiz lazım” ifadelerini kullandı.

Elektrik talebindeki artışın yalnızca mevcut tüketimden kaynaklanmayacağını belirten Bayraktar; elektrikli araçlar, veri merkezleri, yeşil hidrojen üretimi, ısı pompaları ve su arıtma sistemlerinin de yeni talep alanları oluşturacağına dikkat çekti. Bu dönüşümle birlikte Türkiye’nin 2040 yılında yüzde 36 elektrikleşme oranına ulaşacağını bildirdi.


Kurulu güç 281 bin megavat olacak

Türkiye’nin elektrik kurulu gücünün 2025 yılı itibarıyla 123 bin megavat seviyesinde bulunduğunu hatırlatan Bayraktar, 2040 yılına kadar yaklaşık 160 bin megavatlık ilave kapasite oluşturulacağını açıkladı. Buna göre elektrik kurulu gücü 2040’ta 281 bin megavata yükselirken, yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam kurulu güç içerisindeki payı yüzde 63’ten yüzde 77’ye çıkarılacak. Bu hedefler doğrultusunda elektrik üretim kapasitesine yönelik yaklaşık 190 milyar dolar yatırıma ihtiyaç duyulacağını belirten Bayraktar, finansman ihtiyacının büyüklüğüne de dikkat çekti.

Kurulu güç artışının sağlanması için her yıl en az 2 bin megavatlık YEKA yarışmalarının düzenlenmesi, 6 bin megavatlık deniz üstü rüzgâr enerjisi santrali kapasitesinin devreye alınması, uluslararası projelerin hayata geçirilmesi, kapasite artışları ve yenileme yatırımlarının yapılması planlanıyor. Mevcut santrallere hibrit kapasitelerin eklenmesi ve 1 megavata kadar kapasite tahsisleri de 281 bin megavatlık hedefin önemli araçları arasında yer alıyor.

Enerji güvenliği açısından dağıtık üretimin öneminin arttığını vurgulayan Bayraktar, savaşlar ve krizlerin enerji altyapılarının stratejik önemini ortaya koyduğunu söyledi. Üretimin farklı noktalara yayılmasının arz güvenliğine katkı sağlayacağını belirten Bayraktar, “Yerinde üretim, yerinde tüketim. Savaşlarda enerji altyapıları temel hedef haline geliyor. Üretimi dağıtık hale getirmemiz, stratejik bir anlam da taşıyor. Bir megavatın altındaki küçük santrallerin daha yoğun bir şekilde kurulmasını hedefliyoruz” diye konuştu.


Şebekeye 36 milyar dolar yatırım

Elektrik üretim kapasitesindeki artışın güçlü bir iletim ve dağıtım altyapısıyla desteklenmesi gerektiğini belirten Bayraktar, iletim sistemine 36 milyar dolar yatırım yapılacağını açıkladı. Elektriğin kuzeyden güneye, doğudan batıya taşınmasını sağlayacak yüksek gerilim doğru akım (HVDC) hatlarının da bu süreçte önemli rol üstleneceğini ifade etti.

Türkiye’nin yüksek gerilim hatlarının mevcut yaklaşık 77 bin kilometreden 112 bin kilometreye çıkarılması planlanıyor. Trafo kapasitelerinin ise 200 bin megavat seviyelerinden 316 bin megavata yükseltilmesi öngörülüyor.

Dağıtım altyapısında da yeni bir döneme girileceğini kaydeden Bayraktar, 2036 yılının önemli bir eşik olacağını belirtti. Dağıtım lisanslarının önemli bölümünün bu dönemde sona ereceğine işaret eden Bayraktar, hizmet anlayışında da dönüşüm gerektiğini dile getirdi. Vatandaşın müşteri olarak merkeze alındığı, hizmet kalitesini önceleyen yeni bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini vurguladı.


140 gigavatsaat depolama ihtiyacı

Yenilenebilir enerji kapasitesindeki artışla birlikte elektrik sisteminin esnekliğinin de güçlendirilmesi gerektiğini belirten Bayraktar, depolama yatırımlarının bu açıdan kritik öneme sahip olduğunu söyledi. Türkiye’nin 2040 vizyonu kapsamında 140 gigavatsaatlik enerji depolama kapasitesine ihtiyaç duyduğunu açıklayan Bayraktar, mevcut 5,4 gigavat seviyesindeki enterkonneksiyon kapasitesinin 15 gigavata çıkarılmasının hedeflendiğini bildirdi.

Türkiye’nin Suriye ve Irak ile elektrik bağlantı kapasitelerini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüğünü belirten Bayraktar, sistemin esnekliğini artıracak bir diğer yatırım alanının pompaj depolamalı hidroelektrik santraller olduğunu ifade etti. Türkiye’nin 6 gigavatlık pompaj depolamalı hidroelektrik santral kapasitesine ihtiyaç duyduğunu kaydetti.

Elektrikli ulaşımın da enerji sisteminde esneklik sağlayacak önemli alanlardan biri olacağını belirten Bayraktar, 2040 yılında Türkiye’de her bin kişiden 147’sinin elektrikli araca sahip olmasının öngörüldüğünü söyledi. Bu dönemde elektrikli ve hibrit araç filosunun 20 milyona ulaşacağını belirten Bayraktar, toplam 41 milyonluk araç stokunun neredeyse yarısının elektrikli araçlardan oluşacağını ifade etti.


Nükleerin payı yüzde 11’e çıkacak

Milli Enerji 2040 programında nükleer enerji de önemli bir yer tutuyor. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin 4 bin 800 megavatlık kapasitesine ek olarak en az 5 bin megavatlık küçük modüler reaktör kapasitesinin devreye alınması planlanıyor. Böylece Türkiye’nin 2040 yılında toplam 10 bin megavatlık nükleer kurulu güce ulaşması hedefleniyor.

Bayraktar, bu kapasiteyle Türkiye’nin toplam elektrik ihtiyacının yüzde 11’ini nükleer enerjiden karşılayacağını belirterek, nükleer enerji yatırımlarının doğal gaz ithalatının azaltılmasına da katkı sağlayacağını söyledi. Bu kapsamda 2040 yılında 15 milyar metreküplük doğal gaz ithalatının önlenmesi öngörülüyor.


Petrol ve gazda üretim hedefi

Türkiye’nin petrol ve doğal gaz alanındaki arama ve üretim faaliyetlerinin de devam edeceğini belirten Bayraktar, elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla petrol talebinde düşüş yaşanacağını ifade etti. Türkiye’nin günlük 993 bin varil ham petrol ihtiyacı bulunduğunu aktaran Bayraktar, Milli Enerji 2040 programında bu talebin günlük 718 bin varile gerilemesinin öngörüldüğünü söyledi.

Mevcut durumda yüzde 15 seviyelerinde bulunan yurt içi ve yurt dışı petrol üretiminin 2040 yılında günlük 718 bin varile çıkarılarak toplam ihtiyacın tamamının karşılanmasının hedeflendiğini kaydeden Bayraktar, doğal gazda da benzer bir strateji izleneceğini bildirdi.

Türkiye’nin bugün doğal gaz ihtiyacının yüzde 15’ini kendi üretimiyle karşıladığını belirten Bayraktar, 2040 yılında 57 milyar metreküplük doğal gaz ihtiyacının tamamının yerli üretimle karşılanmasını amaçladıklarını ifade etti.


Enerjide beş milli şampiyon

Enerji sektöründeki dönüşümün kurumsal yapıyı da kapsayacağını belirten Bayraktar, kamu iktisadi teşebbüslerinin uluslararası ölçekte rekabet edebilecek şirketlere dönüştürülmesinin önemine dikkat çekti. Elektrik alanında TEİAŞ ve EÜAŞ, madencilikte Eti Maden, petrol ve doğal gaz alanında ise Türkiye Petrolleri ve BOTAŞ olmak üzere beş kamu şirketini milli şampiyon adayları olarak tanımlayan Bayraktar, bu kuruluşların yapısal dönüşümünün sağlanacağını söyledi.


500 milyar $ yatırım

Milli Enerji 2040 programının nihai hedeflerini rakamlarla ortaya koyan Bayraktar, 2040 yılında Türkiye’nin enerji üretiminde yüzde 92 yerlilik oranına ulaşmasını, elektrik kurulu gücü içerisinde yenilenebilir enerjinin payının yüzde 77’ye yükselmesini ve elektrikleşme oranının yüzde 36 olmasını hedeflediklerini açıkladı. Bu dönüşümle birlikte emisyonlarda yüzde 40 azaltım sağlanması ve kişi başına elektrik tüketiminin 7 bin 500 kilovatsaate çıkarılması planlanıyor.

Petrol ve doğal gaz üretiminde ise Türkiye’nin günlük toplam 1,7 milyon varil petrol ve doğal gaz ihtiyacını karşılayabilecek üretim seviyesine ulaşması hedefleniyor. Bayraktar, söz konusu hedeflerin hayata geçirilmesi için kamu ve özel sektör eliyle toplam 500 milyar dolar yatırıma ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Yatırımların istihdam boyutuna da değinen Bayraktar, programın doğrudan yaklaşık 108 bin kişiye istihdam sağlayacağını, dolaylı etkileriyle birlikte yaklaşık 250 bin aile için istihdam imkânı oluşturacağını söyledi. Enerji arzının kaliteli ve kesintisiz biçimde sağlanmasının ekonomik büyüme açısından önem taşıdığını belirten Bayraktar, enerji arzının güçlendirilmesinin Türkiye ekonomisinin rekabet gücüne de katkı sunacağını ifade etti.


Enerjiye 74,9 milyar dolar destek

Konuşmasının sonunda enerji alanında bugüne kadar sağlanan desteklere de değinen Bayraktar, 2021-2025 döneminde toplam 74,9 milyar dolar enerji desteği verildiğini açıkladı. Milli Enerji 2040 vizyonunun hayata geçirilmesinde finansman ihtiyacının yanı sıra nitelikli insan kaynağı, siyasi irade ve kararlılığın da belirleyici olacağını vurguladı.

Bayraktar, “Bunlar olmadan bütün bu anlattıklarımın hiçbir anlamı yoktur. Onun için 24 yıldır olduğu gibi bundan sonraki süreçte de Cumhurbaşkanımızın güçlü iradesiyle bu hedefleri gerçekleştirip Türkiye Yüzyılı’nda hedefimiz, Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmaktır” dedi. 

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM