Kayıt dışı ekonominin firmaların varlığına zarar verdiğini belirten Özgener, kayıt dışı ekonominin bedelini ödediklerini vurguladı
İzmir Ticaret Odası (İZTO) Mayıs ayı olağan meclis toplantısı, İZTO Meclis Başkanı Selami Özpoyraz yönetiminde, İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener’in katılımlarıyla gerçekleştirildi. Toplantıda ekonomik gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özgener, enflasyonun hızlı düşüşünü sağlamak için atılacak adımların önemli olduğunu aktardı. Kayıt dışı ekonomik varlığının, firmalara haksız rekabete yol açtığını ve verimlilik artışını da engellediğini ifade eden Özgener, “Hazine ve Maliye Bakanlığımız bütçe dengelerini kontrol etmek adına kayıt dışı ekonominin azaltılmasını birinci öncelik olarak görüyor. Bu nedenle bütçedeki açığı gidermek için atılacak ilk adım; kayıt dışı kazançların tespit edilmesi ve vergilendirilmesi olmalı. Kayıt dışı olan her şeyin bedelini, işini düzgün yapan bizler ödüyoruz” dedi.
Kayıt dışı ekonominin önüne geçilmesi için atılacak tüm adımları desteklediklerini belirten Özgener, adımların enflasyonla mücadeleye destek olacağını ve bir an önce hayata geçirilmesini beklediklerini söyledi. Özgener, vergiyle birlikte teşvik sisteminin de gözden geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

“Asgari ücret artışı enflasyonist süreci olumsuz etkiliyor”
Reel sektör açısından, enflasyonu düşürme sürecindeki en önemli konunun asgari ücret olduğunu vurgulayan Özgener, “Asgari ücretteki artış hem maliyetler hem de beklentiler kanalı ile enflasyonist süreci olumsuz etkiliyor. Asgari ücrete yıl içinde herhangi bir artış yapılması, aynı sarmalı tetikleyecek ve Merkez Bankası’nın enflasyonu hedef patikasına indirmek için ek sıkılaştırma yapmasına sebep olacak. Bu durum, reel sektörü, daha uzun süreyle sıkı para politikasına ve yüksek faize maruz bırakacak” dedi. Refah artırıcı politikalarının özellikle sabit ve dar gelirli kesim açısından gerekli olduğunu dile getiren Özgener, “İstenilen refah artışını, enflasyonist ortamda asgari ücret artışı sağlamıyor. Enflasyonu körüklediği için alım gücünü daha da azaltıyor. Merkez Bankası’nın son raporunda yer aldığı üzere; hizmet sektöründe egemen olan fiyatlama davranışı etkisinin dezenflasyon dönemlerinde daha belirgin hale geldiğinden, sektör dinamiklerinin, enflasyondaki düşüşü yavaşlatan ana unsur olarak öne çıktığı belirtiliyor. Bunun arkasındaki en önemli sebep de hizmet sektöründe asgari ücretin yükü” diye konuştu.
Enflasyonu düşürecek diğer önemli unsur ‘Yapısal Reform’
Enflasyonu düşürme sürecine destek verecek diğer önemli unsurun yapısal reformlar olduğunu söyleyen Özgener, “Bu kapsamda; yatırım teşviklerinin verimliliği en yüksek yatırımlara yönlendirilmesi konusunun bir tasarruf tedbiri olarak değerlendirilmesi; yatırımların etkinliği ve verimliliği konusuyla bu paketin desteklenmesinin değerli olacağı kanaatindeyiz. Yapısal reform sürecinin önemli bir ayağı Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in üzerinde durduğu vergi politikaları. Bu anlamda Şimşek tarafından paylaşılan vergilendirilmeyen alanların vergilendirilmesi, yani arsa ve gayrimenkulden elde edilecek gelirlerden vergi alınmasını ve ülkemizde faaliyet gösteren çok uluslu şirketlerden asgari kurumlar vergisi alınması yönünde düzenleme yapılmasını, vergide adalet ve etkinliği artıracak ilave adımlar olarak değerlendiriyoruz” sözlerine yer verdi.

“Tasarruf ve Verimlilik Paketi’nden memnunuz”
Tasarruf ve Verimlilik Paketini memnuniyetle karşıladıklarını vurgulayan Özgener, “Şu aşamada paketin etkisini ve vadesini bilemiyoruz. Zamana göre hedef verilmesi ve detaylar konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesi kritik önem taşıyor. Bütçe disiplini, bütçe şeffaflığı ve takibi, en az mali sıkılaştırma kadar önem taşıyan bir diğer husus. Bu sayede, Merkez Bankası’nın yapması gereken sıkılaştırma miktarı azalacak ve daha rahat bir konuma gelecek” ifadelerini kullandı.

