Salı, Mayıs 28, 2024

“Mercimek, nohut, ayçiçeği ve fındık üreticisi maliyetlerinin üzerinde fiyat bekliyor”

Ömer Fethi Gürer tarım raporu

CHP Niğde Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, çiftçileri ziyaret ederek, tarımsal üretim alanlarında yaşanan sorunları gözlemledi.

Ziyaret esnasında gözlemlediği sorunları rapora dönüştüren Gürer raporunda, Rusya ve Ukrayna arasında devam eden savaş ve dünyada yaşanan kuraklığın bölgesel etkisine dikkat çekti. Artış eğiliminde olan başta gübre ve akaryakıt olmak üzere girdi maliyetlerindeki artışın üretim maliyetinden, raftaki ürüne kadar yansıması olacağını vurguladı.

Rusya-Ukrayna arasında yaşanan tahıl koridoru krizi ile uluslararası piyasada fiyat artışlarının olmasının da ülkemizde etkili olacağını belirtti.

Pirinç, yağlı tohumlar, buğday, arpa gibi ürünlerde olası sorunlara karşı tedbirli olunması gerektiğini sözlerine ekledi. Hasat başlayan bölgelerde ayçiçek fiyatının çiftçiyi mutlu etmediğini de ifade etti. Yurt dışı gelişmelerin ayçiçek başta olmak üzere birden çok ürünün fiyatına etkisinin beklenebileceğine değinen Gürer, “Kırmızı mercimek, ayçiçeği, nohut, pirinç, fındık gibi farklı evrelerde Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) fiyatını belirlediği ürünler için üreticilerin girdi maliyeti+ enflasyon + makul kar karşılığına denk gelen bir fiyat beklentisi sürüyor” dedi.


Bahçe ürünlerinde de sorun var

Bitkisel üretimde tarla ürünleri gibi bahçe ürünlerinde de sorun olduğuna dikkat çeken Gürer, “Ürün bol olduğunda tüccar üreticiyi boğuyor. Yeterince soğuk hava deposu, paketleme ve işleme tesisi olmaması hasat sonrası ürünün hemen satışını zorunlu kılıyor. Bu yılda kiraz üreticisi kan ağlıyor” diye konuştu.

Gürer, Niğde’de kiraz üreticisinin sorunlarına çözüm bulunamaması üzerine bölgede gerilim tırmandığını ve karayolunun bölge halkı tarafından trafiğe kapatıldığını belirtti.

Buğday üreticisinin TMO’dan randevu alamamasının ise üreticileri mağdur ettiğini, bu sorunun çözüme kavuşturulmaması üreticilerin hasat ettikleri buğdayı TMO randevu verinceye kadar üreticinin ürününü sokak ortasında stoklamaya mecbur bıraktığına vurgu yaptı.

“Napolyon kirazları geçen yıl 70 TL’ydi, bu yıl 10 TL”

Çamardı ve Ulukışla ilçelerinde yetiştirilen Napolyon kirazların geçen yıl 70 TL’ye kadar tüccar tarafından alınırken bu yıl maliyetinin altında 10 TL’ye tüccar tarafından alındığını belirten Gürer, “Bölgede üretilen kiraz tüccar gelmemesi nedeniyle 10 TL’ye alıcı buluyor. Bu fiyat toplama masrafını karşılamadığı için üreticiler ağaçların üstünde meyveleri varken kiraz ağaçlarını kesmeye başladığını anlatıyor. Kiraz üreticileri bölgeye tüccarın gelmemesi ve kiraza kısa sürede alıcı bulunamaması durumunda da ürün çürüyecek. Bu konuda Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla bu ürünler alınıp Tarım Kredi Kooperatif Marketlerinde satımı gerçekleştirilmelidir” dedi.

Ulukışlalı üreticiler ürettikleri kirazları karayoluna döktüler

Çamardı ilçesinde kiraz üreten Hasan Şafak, “Vekilim bütün kirazlar ağacın dalında kaldı. Toplasak bile işçiyi kurtarmıyor. Hadi biz masrafından vazgeçtik, işçiyi kurtarmıyor” diye konuştu. Bunun üzerine üreticinin ne yapmayı planladığını soran Gürer’e üretici Şafak, “Keseceğiz. Kesenler var. Toplamadan kesiyorlar. Dalında kirazla kesiyorlar vekilim” şeklinde konuştu.

Çamardı ilçesinde kiraz üreticilerinin bulunduğu kahvehaneyi ziyaret eden Gürer’e kirazın ağaçta kalma gerekçesini maaliyet hesabıyla anlatan çiftçi, “1 işçinin maaliyeti 600 TL’ye mal oluyor. Kirazın kilosuna 15 TL’den hesap edersek 40 kg kiraz yapıyor. Yani geçen sene 4 kg kiraz verip çalıştırdığımız işçiye 40 kg kiraz verip çalıştırmak zorundayız” dedi.

Ürettikleri kirazları E-90 karayoluna dökerek yolu trafiğe kapatan Ulukışlalı üreticiler yaşadıkları sorunu şu şekilde ifade ettiler; “Geçen yıl 70-80 liraya kadar çıktı. Yıl 2002; kiraz 6 lira, et 4,5 lira bugün et 350 lira kiraz 10 lira. Bizim zararımızı karşılayın. Bir Türk çiftçisini bitirmeyin. Bizi tüccarın ayaklarının altına alıp ezdirmeyin insanları.”

“Tüccar gelmiyor, ürünü ayağına istiyor”

Bölgede buğday ve arpa üreticilerini ziyaret edip sorunlarını dinleyen Gürer, hasat edilen ürünleri sokak ortasında stoklamanın ek bir masrafa ve ürün kaybına yol açacağına işaret etti. Üreticiler ile görüşen Gürer, “Ne yapacaksın yağmur yağsa?” diye sorması üzerine üretici, “Yağmur yağsa sel götürecek, bitlenecek, çürüyecek. Maliyetinin altında vereceğiz ama TMO almadığı için ortada kalıyor” diyerek tepki gösterdi. Ayrıca üreticiler tüccarın gelmediğini, ürünü ayağına istediğini de belirttiler.

Gürer, “Üretici sorun yaşadığı üründen uzaklaşıyor. AKP iktidarlarının plansız ve öngörüsüz tarım politikaları üretim dengesizliği yanında ürün desenini de sorunlu kılıyor. O zaman da ürün istikrarı kayboluyor, fiyat dengesi şaşıyor. Çiftçilerimizin içinde bulunduğu duruma gerekli çözüm üretilmiyor. TMO’nun randevu sistemi çalışıyor diyorlar, ancak tarlaya gidince sistemin işlemediği görülüyor” diye konuştu.

“Açıklanan taban fiyatlarından dolayı üretici kaygılı”

Ayçiçek hasadının bazı bölgelerde başladığını ancak ilk fiyatların beklentileri karşılamamış olsa da Ukrayna – Rusya arasında süren gerginliğin durumuna göre fiyatlarda değişikliklerin olabileceğine ifade eden Gürer, “Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2023 yılı bitkisel üretim tahmininde 2,6 milyon ton ayçiçeği üretimi olacağı öngörüsünde bulundu. 2017-18’de ayçiçeği üretiminde kendimize yeterlilik oranımız yüzde 64,3 iken bu rakam güncel olarak yüzde 59,6’a gerilemiş durumda.

Ayrıca 2023 yılının ilk 5 ayında toplam 748 bin 489 ton ayçiçek yağı ithalatı karşılığı 838,9 milyon dolar, 555 bin 889 ton ayçiçeği ithalatı karşılığı 318,2 milyon dolar ödeme yapıldı. Ayçiçeği ithalatımız bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 121 artış göstermiştir. Ayçiçeğinde yurtdışına bağımlıyız. Süreci kendi kendimize yeter noktaya taşımalıyız. Açığımız olan ayçiçeği ürününde mutlaka üreticinin talep ettiği (15 TL) fiyat açıklanmalı ki üretici üretime ilgi duysun. 2022 yılında ayçiçek ve ayçiçek yağı ithalatımız 1 milyon 900 bin ton olurken karşılığında 2 milyar 118 milyon dolar yabancı ülkelerin çiftçisine ödemişiz. Ayrıca ithalatımızda bir önceki yıla göre ayçiçeğinde yüzde 32 ayçiçeği yağında yüzde 37 artış göstermiş. Ukrayna-Rusya savaşından etkilenen ürünlerden olduğu ve kendi kendimize yeterliliğimizi sağlamak için 4 milyon tondan fazla üretim yapmamız gerektiği de düşünüldüğünde açıklanacak taban fiyatın üreticiyi memnun etmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu.

“Emek verip üreten çiftçiler mutsuz”

Gürer, hazırladığı Bölgesel Tarım Raporu’nda bölgede üretimi gerçekleştirilen kiraz, buğday, arpa gibi ürünleri üretenlerin yaşadığı sorunlara yer verdi ve çözümünü istedi. Özellikle bu 3 ürünü üretenlerin çok zor durumda olduğunu üreticilerin sözleri ile raporlaştırdı.

Gürer, “Bölgede emek verip, üreten çiftçilerimizin sorunları bitmiyor. Ülke genelinde de iktidarın taban fiyat açıkladığı ürünlerin üreticilerde memnun değil. Fındık, pirinç, nohut, mercimek ve ayçiçeği gibi ürünlerin üreticileri iktidardan girdi maliyet artışına uygun alım desteği bekliyorlar” diyerek sözlerini noktaladı.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM