Çarşamba, Haziran 19, 2024

Demokratik değil, yetkin ebeveyn olun

demokratik değil yetkin ebeveyn olun

Kent Bayraklı Tıp Merkezi’nde görev yapan Klinik Psikolog Doğancan Dursun, yetişkin ebeveynlerin çocuk yetiştirirken yaptığı hatalar konusunda önemli ayrıntılara değindi. “Yetkin ebeveynlik” tutumunun ebeveynlik tutumları içinde en ideal olarak kabul gördüğünü söyleyen Dursun, bu tanımın yıllar önce Amerika’lı Gelişim Psikoloğu Diana Blumberg Baumrind’in araştırmasıyla literatüre kazandırıldığını belirtti.

Dursun, ebeveynlik tarzlarına yönelik yapılan bu araştırmada 4 farklı sınıflamadan söz ettiğini belirterek “Bu tarzlardan birini dilimize yanlış çevirip sonrasında da anlamı değişen bu kelimeye uygun ebeveynlik yapma çabası bunları başlattı. Yaklaşık 50 yıl öncesine dayanan bu araştırmada geçen kelime ‘Authoritative Parent’  ‘Yetkili ebeveyn’ anlamına gelirken, bu dilimize ‘Demokratik ebeveyn’ olarak çevrilmiştir. Kelimenin anlamından çıkarım yapan uzmanlar ebeveynlere, ebeveynler de çocuklara aktarmışlardır. Sonuçta da her konuda fikrinin sorulması, ardından ikna edilmesi, ikna edilmezse de istediğini yapmasında bir sorun olmadığı ve ikna edilmeden yaptırılırsa da istismara uğradığını ya da yıldırmaya (mobbing) maruz kaldığını düşünen bir nesil yaratıldı, hâlen yaratılıyor da. Öncelikle açıklık getirmeliyim ki demokratik ve yetkin kelimeleri aynı anlama gelmez. Baumrind’in araştırması kendi dilinde okunduğunda zaten orada demokratik bir tutumdan söz etmediği anlaşılıyor” diye konuştu.


Çocuklarınızı her konuda bilgilendirin

“Yapılan hata demokratik olma konusunda “ anne babalara önerilerde de bulunan Dursun, “Demokratik olmanın çocuğun ve ebeveynin eşit söz hakkı, eşit karar hakkı olduğu düşüncesiyle her konuda fikirlerini almak ve onların kararını uygulamak gerektiği gibi davranışlar ortaya çıkmıştır. Yanlış anlaşılmasın bu demek değil ki çocuğu görmeyeceğiz, duymayacağız, ihtiyaçlarına duyarsız kalacağız! Yapılan hata demokratik olma konusunda çıkıyor. Çocuklarını sürekli ikna etme çabalarıyla kendilerini tüketen, yetersiz hisseden bir ebeveynlik tarzı ve beraberinde yetişen neslin her konuda aşırı bir ikna edilmesi gerektiği inancı gelişti. Anaokulu seçerken çocuğa okulu gezdirip, çocuk beğenmedi, suratı düştü, ağladı deyip günlerce eğitimini, öğretmenini, yerini araştırdıkları okuldan vazgeçen ebeveynler var. 4 yaşındaki bir çocuk kendisi için faydalı olacak anaokulunu nasıl bilebilir? Haz odaklı davranan çocuklar, sizin gibi muhakeme edemezler. Çocuğunun çürüyen dişinin çekilmesi gerek. Ancak ebeveyn çocuğu ikna edemedikleri için tedaviden vazgeçtiklerini söylüyor. Çocuk kış günü üstü olmadan atletle dışarıya çıkmak istiyor, burada ikna etmek için türlü oyunlar oynanıyor, yalanlar söyleniyor. İkna uğruna gerçeği yansıtmayan sahte bir dünya algısıyla büyüyen çocuk, gerçek hayata girince faunustan okyanusa atılmış balık gibi her şeyi tehdit, her yapılanı yıldırma sanıyor. Çocuğunuzun bu gibi durumlarda iyi hissetme temelli isteklerine göre değil, ihtiyacına göre ebeveynlik yapmalısınız.

Sağlıkla ilgili, uyku saati, okula gitmesi, ders/ödev konuları, ekran süreleri, beslenme ve sanat/spor faaliyetlerine katılımı konusunda ikna etmek isterken, demokratik olalım, derken sizin de sinirleriniz yıpranıyor. Çocuklarınızı durumlar karşısında kısa ve öz olacak şekilde bilgilendirin. Uzun uzun anlatırken bilgiden ziyade ikna sürecine giriyorsanız, hatayı fark edip dönün. Çocuğunuza 3 cümlede anlatamadığınız durumlarda sessiz kalmak, bir bilenden destek almak daha iyi olur.  Uzun vadede evet diyemeyeceğiniz hiçbir davranışa, kısa vadede evet demeyerek iyi bir başlangıç yapabilirsiniz. Yaşanan durumlarda hem kendiniz ebeveyn olarak hem de çocuklarınız için destek alarak bu süreçleri kolayca atlatabilirsiniz” ifadesinde bulundu.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM