DİSK’in Genel Merkezi İstanbul’dan Ankara’ya taşınıyor

DİSK, Genel Merkezinin İstanbul’dan Ankara’ya taşınması kararına yönelik açıklamada bulundu. Açıklamada, “DİSK’in Ankara’ya taşınması yeni bir tartışma değildir. Haziran 1980’de yapılan 7. Genel Kurul, açık ve net bir şekilde DİSK’in Ankara’ya taşınmasına karar vermiştir. Bu kararın altında DİSK’in efsanevi Genel Başkanı Abdullah Baştürk ile DİSK’e bağlı sendikaların imzaları vardır. Bu tarihsel gerçeği ise bilinçli biçimde yok sayıyorlar. 12 Eylül generalleri bile DİSK’in Ankara’ya gelmesini “devletle yakınlaşma” olarak değil, kendi iktidarları için büyük bir tehdit olarak görmüştür. Eğer Ankara’ya taşınmak “yön değişikliği veya sisteme uyum” anlamına gelseydi; 12 Eylül generalleri DİSK’in Ankara’ya taşınmasından rahatsız olmaz, genel merkez binasına el koymaz, binayı Anayasa Mahkemesi yapmaz, DİSK’in faaliyetlerini durdurmazdı.Bugün gerçekleştirilen taşınma bu yönüyle de 12 Eylül’ün yarım bıraktığı taşınma sürecinin gecikmiş de olsa tamamlanmasıdır” ifadelerine yer verildi. 


Taşınma, Genel Kurul kararı

DİSK, açıklamasının devamında da “Taşınma, Genel Kurul kararıdır. Bu kararın dayanakları vardır ve bu karar sadece bir oylama sonucundan da ibaret değildir. İstanbul, elbette DİSK’in hafızasıdır: 1961 Saraçhane, 1963 Kavel, 1966 Paşabahçe, 1968 Derby işgali, 1970 yılı 15-16 Haziran direnişi, 1976 – 1977  yıllarındaki 1 Mayıslar… Bu geçmiş hepimizin ortak değeridir.  Kimse bunu tartışma konusu yapmamaktadır. Ancak ülkemizde artık üretim haritası ve işçi sınıfının dağılımı değişmiştir.  Bugün DİSK’e bağlı sendikaların üyeleri; Marmara’da, Ege’de, Akdeniz’de, İç Anadolu’da, Doğu’da, Karadeniz’de, büyükşehirlerde, Anadolu’nun sanayi kentlerinde, hizmet sektörünün hızla büyüdüğü metropollerde çalışmaktadır. Türkiye’de istihdam yapısı 1970’lerdekinden farklıdır. Türkiye işçi sınıfı sanayi üretiminin yanı sıra büyük kısmı artık hizmet sektöründe, lojistikte, inşaatta, belediyelerde, sağlık ve eğitimde, depolarda, zincir marketlerde, AVM’lerde, büro işlerinde çalışmaktadır. DİSK’in de tüm Türkiye’ye eşit mesafeden seslenmesi zorunluluktur. Ankara bu bakımdan da işçi hareketinin, gençlik hareketinin, kamu emekçilerinin, kitlesel mitinglerin, demokrasi mücadelesinin merkezidir. “DİSK köklerinden kopuyor” ifadesi asla kabul edilemez. 

Şüphesiz herkesin eleştiri hakkı vardır. Ama genel kurulda taşınma önergesine imza verip ardından bu önergeye imza vermemiş gibi davranmak kabul edilemez. 16. Genel Kurul’da taşınma önergesine imza atan bazı sendika genel başkanlarının imzaları ortadayken aynı genel başkanlar ve aynı sendikaların bugün tam tersi bir tutum ve söylem içerisinde olması sendikal sorumlulukla bağdaşmaz. Genel-İş, DİSK’in en büyük sendikasıdır. Haliyle delege çoğunluğuna da sahiptir. Ancak Genel-İş, hiçbir zaman Genel Kurullarda delege hesabı yapmamıştır. Her zaman DİSK’in birliği, bütünlüğü ve çıkarlarını esas almıştır, her zaman fedakârlıklar yapmıştır. Genel-İş, delege sayısı ve çoğunluğu üzerinden hiç hesap yapmamış, Genel Yönetim Kurullarında Genel Başkanlık ve Genel Sekreterlik gibi taleplerde bulunmamıştır. DİSK’in büyümesi; DİSK’e bağlı bütün sendikaların işyerlerinde işçilerle buluşması, işçi sınıfının sorun ve talepleri için hiç durmadan çalışması ve mücadele etmesiyle mümkündür. DİSK olarak maalesef bugün tüm işkollarında yetkili sendikalar düzeyine ulaşmış değiliz. Bu nedenle DİSK’e bağlı tüm üye sendikaları asli ve en önemli görevimiz olan örgütlenme çalışmalarını güçlendirmeye ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet ediyoruz” sözlerine yer verdi.


“DİSK’in yolu bellidir”

DİSK’in açıklamasında son olarak şu sözlere yer verildi: “Genel-İş, işçi sendikaları arasında Türkiye’nin 4’üncü, DİSK’in de en büyük sendikasıdır. Sendikamız yalnız İstanbul’da değil; Artvin’den Muğla’ya, Edirne’den Hakkari’ye kadar tüm ülkede örgütlüdür ve tüm ülkede hem emek hem de demokrasi mücadelesi yürütmektedir. Bu mücadeleyi yürüten üyeler DİSK üyesidir ve yıllardır “DİSK Genel Merkezi Ankara’da olsun, merkezde olsun, merkezimize daha yakın olalım” talebini dile getirmişlerdir. Nihayetinde bu talep, DİSK in 16. Genel Kurulunda karara dönüşmüştür.

DİSK’in yolu bellidir; bu yol demokratik, laik, eşitlikçi bir ülke mücadelesini yükseltmektir.  Ankara’ya taşınmak, bu yolun ve yönün doğal bir sonucudur. Genel-İş Sendikası olarak, DİSK’in Ankara’ya taşınmasını hem tarihsel hem tüzüksel hem de sınıfsal bir zorunluluk olarak görüyoruz.  Bu kararın arkasında en kararlı şekilde duruyoruz.  DİSK’in mücadelesini tüm ülkeye yayma iradesini sonuna kadar destekliyoruz ve bir kez daha ilan ediyoruz: DİSK bir adresten ibaret değildir. Nerede üretim varsa, nerede bir işyeri varsa, nerede emek varsa, nerede sömürü varsa, nerede iş cinayetleri varsa ve nerede DİSK’e ihtiyaç varsa DİSK oradadır çünkü DİSK tüm Türkiye işçi sınıfı için vardır ve DİSK işçi sınıfı için bir umuttur. DİSK işyerlerinde büyüyecek ve güçlenecek, Türkiye’nin dört bir yanında emek ve demokrasi mücadelesinin öncüsü olmaya devam edecektir.”

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM