Pazar, Şubat 8, 2026
spot_img

Saya Holding’den İzmir’in kültürel mirasına stratejik destek

İzmir’in Menderes ilçesinde yer alan Klaros Antik Alanı’nda yürütülen kazı çalışmaları, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle ve Ege Üniversitesi’nin bilimsel liderliğinde devam ediyor. Saya Holding, Klaros Antik Kenti’nin ana sponsorluğunu üstlenerek hem bölgenin arkeolojik değerlerine dikkat çekmeyi hem de kentin kültür ve turizm vizyonuna katkı sunmayı hedefliyor. Bugüne dek bağlı şirketleri aracılığıyla yürüttüğü toplumsal ve kültürel faaliyetleri artık doğrudan holding çatısı altında sürdürmeye başlayan Saya Holding ve İzmir merkezli bağlı şirketlerinin yöneticileri, İzmir basını için Klaros Antik Kenti’ne özel bir gezi düzenledi. 

Klaros Kazısı Bilimsel Danışmanı Doç. Dr. Onur Zunal, “Saya Holding’in Klaros kazısının ana sponsoru olması, büyük emeklerle ortaya çıkarılan kültürel mirasın korunması, tanıtılması ve gelecek nesillere aktarılması konusunda büyük bir güvence. Yatırımlarının büyük bölümünü kendi filizlendiği, yaşadığımız şehre yapan Saya Holding’in desteğinin bir diğer önemi ise özellikle İzmir ve çevresinin sahip olduğu kültür turizmi potansiyelini ortaya çıkarma konusunda, özel sektörün de katılımına öncülük etmesi” diye konuştu. 


Klaros’tan Smyrna’ya uzanan kültürel vizyon

Saya Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Mengi, İzmir bizim için bir üretim üssü değil, değerlerimizin beslendiği yer. Bu şehir, geçmişle bugünü buluşturan enerjisiyle holdingimizin vizyonunu şekillendiriyor” dedi. Mengi, kültür ve sanat alanındaki katkılarını bugüne dek ağırlıklı olarak Folkart ve Humanis aracılığıyla sürdürdüklerini, artık bu alandaki varlıklarını doğrudan holding çatısı altında da güçlendirmeye başladıklarını kaydetti. 

İzmir sınırları içinde tam 875 arkeolojik sit alanı bulunduğunu, bu alanların 17’sinde hâlâ aktif kazıların sürdüğüne işaret eden Mengi, “İzmir, gerçekten dünya turizm sahnesinde hak ettiği yerde mi?” sorusunu gündeme getirirken; İstanbul, Roma, Atina ya da Barselona gibi şehirlerin tarihlerini sadece korumakla kalmayıp, ziyaretçilerin birebir deneyimleyebileceği canlı alanlara dönüştürdüğünü hatırlattı ve bu yaklaşımın kültür turizmini bir “deneyim ekonomisi”ne taşıdığını, her yıl milyonlarca insanın bu şehirleri geçmişe dokunmak için ziyaret ettiğini söyledi.

İzmir’in elinde Smyrna gibi bir Helenistik başkent, Teos gibi sanatçıların şehri, Metropolis gibi kadınlara adanmış kutsal alanlar, Efes ve Bergama gibi dünya çapında bilinen UNESCO hazineleri ve kehanetleriyle öne çıkan Klaros gibi mitolojik bir merkez bulunduğunu dile getiren Mengi, tüm bu zenginliğin İzmir’in tam kalbinde yer aldığını ifade etti.


İzmir’in nitelikli turizm gelirine katkı

Dünya genelinde kültür ve miras turizminin hızla büyüdüğünü söyleyen Mengi, “2024 yılında bu alanın 600 milyar doları aşması bekleniyor. Bu büyük hacmin yaklaşık üçte biri; tarihi kentleri, antik uygarlıkları ve kültürel rotaları ziyaret eden turistlerden oluşuyor. İnsanlar artık bir şehri sadece tatil için değil, geçmişiyle bağ kurmak, hikâyelerle tanışmak için de görmek istiyor. İzmir, bu anlamda çok güçlü bir potansiyele sahip. 2024’te 1,6 milyon yabancı turist ağırlayan şehir, 2025’in ilk dört ayında bu rakamı yüzde 37 artırarak dikkat çekici bir ivme yakaladı. Bu artış, İzmir’in dünya turizminde daha fazla ilgi gördüğünü ortaya koyuyor. Ancak bu ilginin kültürel ve arkeolojik zenginliklere yönlendirilmesi için hâlâ yapılabilecek çok şey var. İzmir’in bu yönü daha fazla anlatıldıkça, ziyaretçilerin bakış açısında da derinleşme sağlanabilir” dedi.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM