EKK toplantısında, küresel ekonomide yaşanan gelişmeler ile bu konjonktürde izlenmesinde yarar görülen politika ve stratejilerin ele alındı
Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK), 2026 yılının ikinci toplantısını Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirdi. Toplantı sonrasında kuruldan yapılan yazılı açıklamada, EKK toplantısında, küresel ekonomide yaşanan gelişmeler ile bu konjonktürde izlenmesinde yarar görülen politika ve stratejilerin ele alındığı ifade edildi.
Kararlılıkla uygulanan programın olumlu etkilerinin makroekonomik ve finansal göstergelere net bir şekilde yansıdığı belirtilen açıklamada, 2025 yılında ekonomik aktivitenin, tüketim ve yatırımın dengeli büyümesiyle ılımlı seyrini sürdürdüğü aktarıldı. EKK’nın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “İşsizlik oranı serinin açıklanmaya başladığı 2005’ten bu yana en düşük seviyesine geriledi. Küresel ticaretteki zorluklara rağmen dirençli ihracat ve güçlü turizm gelirleri sayesinde cari denge sürdürülebilir seviyelerde kalmaya devam etti. Merkez Bankası rezervleri tarihi yüksek seviyeye ulaştı, Kur Korumalı Mevduat uygulaması sona erdi. Ülke risk primi önemli ölçüde geriledi ve dış borçlanma maliyetleri azaldı. Deprem harcamalarına rağmen mali disiplin tesis edildi. Tüm bu olumlu gelişmeler kredi notumuza da yansıdı, kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, ülkemizin kredi notu görünümünü pozitife çevirdi.”
Dezenflasyon süreci başarıyla sürerken enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin devam ettiği belirtilen açıklamada, “Enflasyonla mücadelede uyguladığımız talep yönlü politikaları; gıda, sosyal konut, lojistik, enerji ve beşeri sermayeye yönelik arz yönlü politikalarla da destekliyoruz. Arz yönlü politikalarımız enflasyonla mücadeleye katkı sağlarken sürdürülebilir büyümeyi ve rekabet gücünü destekliyor” ifadeleri kullanıldı.
“Gereken adımlar atılıyor”
Küresel ekonomide artan belirsizliklere rağmen Türkiye ekonomisinin, öngörülebilirliği güçlendiren kararlı politikalarla ilerlediği ifade edilen açıklamada, “Risklere karşı gerekli tedbirler alınırken, ortaya çıkan yeni fırsatların değerlendirilmesine yönelik gereken adımlar atılıyor. 2026 yılında kritik alanlarda hayata geçireceğimiz reformlarla verimliliğin ve rekabet gücünün artırılması temel önceliklerimiz arasında yer alacak. Yeşil ve dijital dönüşüm, kalkınma politikalarımızın odağını oluşturmaya devam edecek. Korumacı politikaların arttığı bir ortamda başta Avrupa Birliği olmak üzere ticaret ortaklarımızla ilişkilerimizi güçlendirecek, ürün ve pazar çeşitliliği ile sanayimizin teknolojik dönüşümü hızlandırılarak katma değerli üretim ve ihracatı artıracağız. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, enflasyonla mücadelemizi çok boyutlu politikalarla sürdürürken, dengeli büyüme perspektifi ile yatırım, istihdam, üretim ve ihracatı desteklemeye devam edeceğiz.
