​Andropoz, menopozdan farklı olarak yavaş ilerliyor

Andropozun, erkeklerde testosteron hormonunun yaşla birlikte kademeli olarak azalmasıyla ortaya çıktığını belirten Op. Dr. Elnur Allahverdiyev, menopozdan farklı olarak ani değil, yıllar içinde yavaş ilerlediğini açıkladı

Günlük yaşam stresi, yoğun tempo ve değişen yaşam alışkanlıkları vücuttaki hormonal dengeyi doğrudan etkileyebiliyor. Yaşla birlikte ortaya çıkan bu hormonal değişimlerin erkeklerdeki yansımalarından biri de andropoz olarak karşımıza çıkıyor. Testosteronun yıllar içinde azalmasıyla gelişen bu sürecin çoğu zaman fark edilmeden ilerlediğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Üroloji Uzmanı Op. Dr. Elnur Allahverdiyev, “Hormonal değişimlerin etkileri yalnızca cinsel yaşamla sınırlı değildir; enerji düzeyi, kas gücü, ruh hali, uyku düzeni ve metabolik denge üzerinde de önemli rol oynar. Ancak her yorgunluk veya isteksizlik halinin andropoz anlamına gelmediğini de unutmamak gerekir” dedi.

Andropozun, erkeklerde testosteron hormonunun yaşla birlikte kademeli olarak azalmasıyla ortaya çıktığını ve menopozdan farklı olarak ani değil, yıllar içinde yavaş ilerlediğini açıklayan Op. Dr. Elnur Allahverdiyev, “Bu nedenle belirtiler çoğu zaman göz ardı edilebiliyor. Yaşamın doğal bir parçası olmakla birlikte doğru yönetilmediğinde yaşam kalitesini etkileyebilen andropozda modern yaklaşım, gereksiz müdahalelerden kaçınarak kişiye özel ve dengeli tedavi planına odaklanmak. Uzun süredir devam eden yorgunluk ve isteksizlik, cinsel performansta azalma, kas gücünde düşüş, kilo artışı, uyku problemleri ve ruh hali değişiklikleri gibi semptomlarda bir sağlık merkezine başvurmak kıymetli” ifadelerini kullandı.


“Altta yatan neden doğru analiz edilmeli”

Andropozun belirtisi olabilse de günlük yaşamda sık görülen yorgunluk, isteksizlik veya performans düşüklüğünün her zaman testosteron eksikliğine bağlı olmadığını vurgulayan Op. Dr. Allahverdiyev, “Tiroid hastalıkları, diyabet, obezite, kronik stres, uyku apnesi ve bazı ilaçlar da benzer şikayetlere neden olabilir. Bu nedenle altta yatan nedenin doğru analiz edilmesi gerekir. Gereksiz hormon kullanımı hem faydasız hem de riskli olabilir. Andropozun en sık karşılaşılan sinyalleri; cinsel istekte azalma, sertleşme kalitesinde düşüş, sabah ereksiyonlarında azalma, yorgunluk, halsizlik, enerji kaybı, kas kütlesinde azalma, yağ oranında artış, konsantrasyon güçlüğü ve zihinsel yavaşlama, uyku bozuklukları, depresif ruh hali, motivasyon kaybı olarak sıralanabilir” dedi.


“Düzenli takip şart”

Andropoz yönetiminde tek tip bir yaklaşım olmadığını da sözlerine ekleyen Op. Dr. Allahverdiyev, “Tedavide en önemli nokta, planlamanın kişiye özel yapılmasıdır. Her hastanın yaşı, beklentisi, eşlik eden hastalıkları ve yaşam tarzı farklılık gösterir. Bu süreçte yaşam tarzı düzenlemeleri tedavinin temelini oluşturur. Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, kilo kontrolü ve kaliteli uyku testosteron seviyelerini doğal olarak destekleyebilir. Gerekli görülen hastalarda ise testosteron replasman tedavisi jel, enjeksiyon veya farklı formlarda planlanabilir, tedavi öncesinde ve sırasında düzenli takip şart. Ayrıca sertleşme sorunu, metabolik hastalıklar veya psikolojik faktörler gibi eşlik eden durumlar da eş zamanlı ele alınmalı. Tedavide tek tip bir yaklaşım yoktur, önemli olan hastaya özel ve bütüncül bir planlama yapmak” diye konuştu.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM