SEREN KARAŞAHİN
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda çocukların yaşam ve eğitime erişim hakkı öne çıktı
Geçen hafta Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırıları sonrası 1 öğretmen ve 8 öğrenci olmak üzere toplam 9 kişinin yaşamını yitirmesi Türkiye’de infial uyandırdı. Okulların güvenlik önlemlerini artırması ve girişlerin polis gözetiminde yapılması önerileri verilirken, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın gelmesiyle beraber geleceğimiz olan “çocuklar” gündeme oturdu. Yaşam hakkına erişme talebinde bulunan çocuklar aynı zamanda yoksulluk, açlık ve eğitimsizlikle de savaşıyor.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 yılına ilişkin istatistiklerle çocuk verilerine göre, Türkiye nüfusunun yüzde 24,8’ini çocuklar oluştururken çocuk nüfusunun yüzde 51,3’ünü erkekler, yüzde 48,7’sini ise kızlar oluşturdu.
Türkiye’de yoksulluk büyüyor
TÜİK’in yayınladığı “istatistiklerle çocuk” bültenine göre ise Türkiye’de çocuk yoksulluğu önemli oranlara ulaştı. Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre, Türkiye’de 2025 yılında toplam nüfusun yüzde 27,9’unun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken çocuk nüfus için bu oranın yüzde 36,8 olduğu görüldü. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan çocuk nüfus cinsiyete göre incelendiğinde, bu oranın erkek çocuklarında yüzde 36, kız çocuklarında ise yüzde 37,8 olduğu görüldü.
Kız çocuklarındaki yoksulluk riskinin daha fazla olması, çocuklarda bile riskli grupların cinsiyet bazlı belirlenmesine neden oluyor. Yoksulluk riski altında olan çocukların genel toplama göre daha fazla olduğu görülüyor.

Kız çocuk evlilikleri hala devam ediyor
Evlenme İstatistiklerine göre, 16-17 yaş grubunda olan kız çocuklarının resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı 2002 yılında yüzde 7,3 iken bu oran 2025 yılında yüzde 1,5’e düştü. Diğer taraftan, aynı yaş grubunda olan erkek çocukların resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı 2002 yılında yüzde 0,5 iken bu oran 2025 yılında yüzde 0,1 oldu.
İstatistikler kız çocuk evliliklerinin hala gündemde kalması gerektiğini gösterirken, yıllar içinde oranın yüzde 1,5’e düştüğü görüldü.
Eğitimde kademe arttıkça devam yüzdesi düşüyor
Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı sonuçlarına göre, eğitim kademesi ve cinsiyete göre okul tamamlama oranları incelendiğinde, 2024-2025 eğitim ve öğretim döneminde ilkokul tamamlama oranı yüzde 98,6, ortaokul tamamlama oranı yüzde 96,6 oldu. Ortaöğretim tamamlama oranı yüzde 81,3 olarak açıklandı. Böylece eğitim kademesi arttıkça okula devam durumunun da azaldığı görüldü.
Eğitime erişim, tüm çocukların hakkıyken Türkiye’de eğitime erişen veya erişebilen çocuk oranları hala yüzde 100’e ulaşmamış durumda. Eğitimde eşitlik ilkesiyle aslında 12 yıl zorunlu olan eğitimin gerçekten zorunlu tutulması veya çocukların mesleki eğitime yönlendirilmesi öneriliyor.
