Yarım milyar dolarlık büyüklüğe sahip Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul’un 48’inci buluşması başladı
Türkiye’nin yapı ve inşaat sektörüne özel olarak organize edilen ilk ihtisas fuarı olarak ICA Events tarafından düzenlenen Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul’un 48’inci edisyonu başladı. Ticaret Bakan Yardımcısı Sayın Özgür Volkan Ağar’ın teşrifiyle kapılarını açan fuar, bu yıl 133 ülkeden toplam 500’e yakın katılımcı ve 700 markayı ağırlayacak. 30 Nisan’a kadar sürecek olan fuar, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde sektörün önemli aktörlerini bir araya getirecek. Fuarın “Avrasya Hırdavat – Hırdavat Özel Bölümü” ve “İskele – Kalıp Özel Bölümü” ise sektörel iş birliğini daha güçlü kılacak.
Yapı ve inşaat sektörünün güncel dinamiklerinin nabzını tutarken uluslararası iş birliklerine hazırladığı ortam ile ulusal ve uluslararası katılımcıları tek çatı altında buluşturan Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını ziyaretçilerine açtı. Bir önceki edisyonunda 456 milyon euro devasa bir iş hacmi ve 4 bin 700’den fazla anlaşmanın imzalanmasına zemin hazırlayan fuarın bu yılki açılışı; Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul Direktörü Banu Keskin’in ev sahipliğinde gerçekleştirildi.
“Geniş bir coğrafyadan alıcıları İstanbul’da buluşturuyoruz”
Fuarın açılış konuşmasını gerçekleştiren Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul Direktörü Banu Keskin, “Yapı Fuarı olarak Türkiye’den dünyaya açılan etkili bir ticaret köprüsü görevi üstleniyoruz. Orta Doğu, Orta Asya ve Kuzey Afrika başta olmak üzere geniş bir coğrafyadan alıcıları İstanbul’da buluşturuyoruz” dedi.
Ticaret Bakan Yardımcısı Sayın Özgür Volkan Ağar, konuşmasında şu noktalara değindi: “Türk inşaat sektörü, üretimden aldığı gücü ihracata en başarılı şekilde taşıyan sanayi dalları arasında yer alıyor. Güçlü üretim altyapısı, dış ticaret performansımıza da doğrudan yansıtıyor. 2025 yılı itibarıyla 35,5 milyar dolara ulaşan sektör alt bileşenlerinin ihracatı, bir önceki yıla göre yüzde 6 artış göstererek önemli bir başarıya imza attı. Dış ticaret fazlası veren yapımız ise yerli üretim kabiliyetimizin ve katma değerli üretim anlayışımızın somut bir göstergesi. Önümüzdeki dönemde hedefimiz; mevcut pazarlardaki payımızı artırmak, yeni pazarlara açılmak ve katma değerli ürün ihracatını güçlendirerek sektörümüzün küresel değer zincirindeki konumunu daha üst seviyelere taşımak.”
15 ülkeden 57 yabancı firma ve 68 satın alma profesyoneli buluşacak
TİM Başkan Vekili ve İDDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, konuşmasında şunları söyledi: “Bugün, Yapı Fuarı ile eş zamanlı olarak, İskele Kalıp Sektörü özelinde ilk kez bir Sektörel Alım Heyeti organizasyonu gerçekleştiriyoruz. Orta Doğu ve Afrika odaklı olarak planlanan bu program; 15 ülkeden 57 yabancı firma ve 68 satın alma profesyonelini Türk ihracatçılarımızla buluşturmayı hedefliyor. Ürdün’den Suudi Arabistan’a, Nijerya’dan Fildişi Sahili’ne uzanan geniş coğrafyadan gelen bu değerli konuklarımızla, 21 Türk firmamız arasında minimum 600 ikili iş görüşmesi gerçekleştirilmesi bekleniyor. Türkiye’nin yapı malzemeleri sektörü için 2026 yılında 31,6 milyar dolarlık ihracat hedefi ve dünya ihracatından yüzde 3’lük pay hedefi belirlenmiş durumda. Bu hedeflere ulaşmanın yolu; doğru organizasyonlardan, doğru temalardan ve güçlü bir ortak vizyondan geçiyor. Birliğimiz olarak tam bu noktada sektörümüzün yanında olmaya, önünü açmaya ve yeni kapılar aralamaya devam ediyoruz.”
Üç öncelik saydı
Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı: “Türkiye’yi ‘Bölgesel Üretim Üssü’ konumuna taşıyacak yol haritamızdaki önceliklerimiz nettir: Birincisi, küresel pazar odaklılığı. Bu odak doğrultusunda dünyanın en büyük ithalatçısı konumunda olan ABD’nin 152 milyar dolarlık malzeme ihtiyacında, Türkiye olarak payımızı stratejik bir hızla yukarılara taşımayı hedefliyoruz. İkincisi, yeşil dönüşümde öncülük vizyonumuz. Bu hedefe paralel olarak, AB’nin karbon-nötr vizyonu ve renovasyon ihtiyacını, sektörümüzün en büyük büyüme alanı olarak görüyoruz. Sanayimizi Yeşil Mutabakat ve ‘Üçüz Dönüşüm’ süreçlerine hızla entegre ederek küresel rekabet gücümüzü kalıcı ve sürdürülebilir bir temele oturtuyoruz. Üçüncü odak noktamız ise bölgesel liderlik. Yakın coğrafyamızdaki yeniden imar süreçlerinde Türkiye; üretim gücü ve tecrübesiyle ana aktör konumunu her geçen gün pekiştiriyor.”
