​Zeytinin geleceği İzmir’de belirleniyor

“Zeytinlikten Pazara: Avrasya Ülkelerinde Zeytin Sektörü İçin Geleceğe Yönelik Stratejiler” Uluslararası Çalıştayı’na 12 farklı ülkeden gelen katılımcılar, zeytin sektörünü ele almak için İzmir’de buluştu 

SEREN KARAŞAHİN 

Ticaret Bakanlığı ile Uluslararası Zeytin Konseyi (UZK) iş birliğinde düzenlenen, “Zeytinlikten Pazara: Avrasya Ülkelerinde Zeytin Sektörü İçin Geleceğe Yönelik Stratejiler” Uluslararası Çalıştayı kapılarını İzmir’de açtı. Merkezi İspanya’nın Madrid şehrinde bulunan UZK ile Uluslararası Akdeniz İleri Tarım Çalışmaları Enstitüsü (CIHEAM) arasında imzalanan protokol kapsamında hayata geçirilen bölgesel etkinlik, Türkiye’nin ev sahipliğinde İzmir Ticaret Odası’nda düzenlendi. 


Türkiye, sofralık zeytinde dünya birincisi


Açılış konuşmasını gerçekleştiren Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağındaki üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği, coğrafi avantajlar, güçlü üretici yapısı ve ihracat potansiyeli ile küresel ölçekte önemli bir aktör olduğunu söyledi. Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı üretiminde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığını ifade eden Gürcan, “Ülkemiz, 2024-2025 sezonunda sofralık zeytin üretiminde yaklaşık 750 bin ton ile dünya birincisi konumunda bulunuyor. Zeytinyağı üretiminde İspanya’nın 1,3 milyon tonluk üretiminin ardından 505 bin ton ile dünyada ikinci sırada yer alıyor” dedi. 


Katma değerle güçlü konum hedefi


Üretim kapasitesinin güçlü oluşunun, sektörün sürdürülebilir gelişimi açısından büyük bir avantaj olduğunu söyleyen Gürcan, “Günümüzde zeytin sektöründe rekabet yalnızca üretim miktarıyla sınırlı kalmıyor; ticaret, markalaşma ve katma değerli ürün üretimi de en az üretim gücü kadar belirleyici hale geliyor. Bu çerçevede ülkemiz, zeytin ve zeytinyağı ticaretinde daha yüksek katma değer yaratmayı, uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konum elde etmeyi ve özellikle markalı ürün üretimini artırarak küresel pazarda bilinirliğini daha da artırmayı hedefliyor” ifadelerini kullandı.


Lisanslı depoculukta 13 bin 500 ton zeytin kapasitesi


Lisanslı depoculuk sisteminin yaygınlaştırılmasına önem verdiklerini aktaran Gürcan, sisteme ilk olarak hububat, baklagiller ve yağlı tohumların geçirildiğini ve daha sonrasında pamuk, fındık, kuru kayısı, zeytin, Antep fıstığı ve kuru üzümün dahil olduğunu ifade etti. 

Zeytinde Marmarabirlik Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Anonim Şirketi’nin Balıkesir Erdek’te 8 bin 500 ton ve Bursa Nilüfer’de ise 5 bin ton olmak üzere toplam 13 bin 500 ton kapasite ile lisanslı depoculuk faaliyetlerini sürdürdüğünü kaydeden Gürcan, Ticaret Bakanlığı’ndan kuruluş izni almış ancak faaliyet izni almamış şirketlerin de lisans alması durumunda toplam kapasitenin zeytinde 29 bin 500 tona çıkacağını dile getirdi. 


Tan: Türkiye, zeytin ağacının ana vatanı


Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Tan ise konuşmasında zeytin ağacının ana vatanının Türkiye olduğunu kaydetti. Tüm dünyaya zeytin ağacının Türkiye’den gittiğini vurgulayan Tan, diğer ülkelerde özel önem verilen zeytinin Türkiye’de 20 yıl öncesine kadar misafir konumuna düştüğünü ile getirdi. Tan, “Sadece üretmek yetmiyor, üretilen, satılamayan, pazarlanamayan mal zayidir. Türkiye’nin katma değer yaratan Türk malı markalarla ihracat pazarlarında ambalajlı ve kutulu yer almak için ilerlemeyi hedefliyor” dedi. 

Tan, dönemsel olarak gerek tüm dünyada olduğu gibi İspanya’da ve Yunanistan’da da olduğu gibi döngü ihracat yapılabileceğini kaydetti. Hedeflerden birinin Avrupa Birliği’nden gümrük ve vergi indirimine tabi olan Fas, Tunus ve Cezayir gibi olmak olduğunu söyleyen Tan, ikili anlaşmalarla mevcut seviyeden daha iyi bir konuma gelinebileceğini ifade etti.  


Zeytin kıtaları aşıyor


Konuşmaların devamında CIHEAM Direktörü Raul Compes, çalıştayın düzenlenmesinden memnun olduğunu ifade ederken, zeytin ve zeytinyağının bir yiyecekten ziyade bir merkez olduğunu dile getirdi. UZK İcra Direktör Yardımcısı Abderraouf Laajimi ise zeytinin kültürleri ve kıtaları birleştirdiğini kaydetti. Zeytin sektöründeki sorunlara odaklanılması gerektiğini belirten Laajimi, teknoloji transferleriyle üretim kalitesini artırmak gerektiğinin altını çizdi. 


13 ülkeden 28 katılımcı


Çalıştaya Arnavutluk, Gürcistan, Hırvatistan, İspanya, İtalya, Karadağ, Lübnan, Malta, Mısır, Tunus, Türkiye, Ürdün ve Yunanistan’dan 28 katılımcı katılırken, etkinlik 7 Nisan’da gerçekleştirilecek teknik ziyaretlerle sona erecek. Çalıştay boyunca Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı sektöründeki üretim gücünün küresel pazarlarda daha etkin şekilde değerlendirilmesine yönelik stratejiler konuşulacak. İki gün sürecek kapsamlı oturumlarda, iklim değişikliğinin bölgesel etkileri, katma değerli üretim ve yenilikçi pazar stratejileri, zeytin sektöründe kalitenin artırılması ve kalite kontrol sistemleri ülkeler arası sektörel ticaret ağlarının genişletilmesi gibi stratejik başlıklar ele alınacak. 

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM