​Enerji mimarisinde yeni faz başlıyor

Antalya’da gerçekleştirilen Enerji Piyasalarında Regülasyon ve Rekabet Zirvesi kapsamında gündeme gelen sektör başlıkları ve enerji yönetimi tarafından yapılan son değerlendirmeler, Türkiye’nin enerji dönüşümünde yeni bir faza geçtiğine işaret ediyor. Süper izin mekanizmaları, paralel ilerleyen süreçler, iletim altyapısının hızlandırılması ve enerji koridorlarının planlama sistemine entegrasyonu, yeni dönemin temel başlıkları arasında yer alıyor 

Türkiye’nin 2035 yılı için ortaya koyduğu 120 gigavat rüzgâr ve güneş kurulu güç hedefi doğrultusunda enerji dönüşümünün yalnızca yeni santral yatırımlarıyla değil, yatırım ekosisteminin tamamının yeniden yapılandırılmasıyla mümkün olacağı vurgulanırken, artan elektrikleşme talebinin enerji altyapısını mevcut reflekslerle yönetilemeyecek yeni bir ölçeğe taşıdığına dikkat çekiliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın paylaştığı, yıllık 8–9 gigavat seviyesindeki kurulum temposunun 15 gigavat düzeyine çıkarılabileceğine yönelik mesajlar ise sektörde yeni bir ölçeğe geçileceğine işaret ediyor.


“2035 hedeflerine ulaşmak dönüşümle mümkün”


Yeni dönemde enerji yatırımlarının yalnızca üretim tesisi bazlı ele alınamayacağını belirten ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı: “Ulaşım, sanayi, ısıtma-soğutma ve dijitalleşme kaynaklı elektrik talep artışı, yenilenebilir kurulu güç artışını artık yalnız iklim hedeflerinin değil, büyüyen sistem talebinin de zorunlu bileşeni haline getiriyor. Trafo merkezleri, iletim koridorları, depolama sistemleri ve hibrit altyapıları kapsayan ağ temelli bir planlama anlayışı öne çıkıyor. Önümüzdeki dönemde enerji dönüşümünde yeni dönemi tanımlayan ana unsur, üretim artışından ziyade sistem bütünlüğü içinde kurgulanan yatırım modelleri olacak. Bu dönüşümün; paralel ve entegre işleyen reform mimarisi, üretim ve iletim altyapısını birlikte optimize eden grid-aware proje geliştirme yaklaşımı ve depolama ile hibritleşme destekli yeni nesil mekânsal enerji planlama modeli ekseninde şekilleneceğini öngörüyoruz. Türkiye’nin 2035 hedeflerine ulaşımı yalnızca yeni kapasite tahsisiyle değil, bu alanların birlikte dönüşümüyle mümkün olacaktır” dedi.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM