İTB’de Türk tarımının geleceği için yol haritası çizildi

Tarım politikasının özel alanlarında güçlendirme yapılmasını gerektiğini belirten İzmir Ticaret Borsası (İTB) Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, 6 başlıkta Türk tarımına yeni bir yol haritası çizdi 

SEREN KARAŞAHİN

İzmir Ticaret Borsası (İTB) haziran ayı olağan meclis toplantısı İzmir Ticaret Odası Yeni Hizmet Binası’nda Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer Başkanlığı’nda gerçekleşti. Konuşmasında Türk tarımında atılması gereken adımları başlık başlık aktaran İTB Meclis Başkanı Tuncer, Türkiye’nin küresel tarım ticaretinde rekabetçi bir konuma gelmesi için önerilerini sıraladı. Öte yandan Dünya Bankası’nın Küresel Beklentiler Raporu’nu değerlendiren Tuncer, her risk ve kriz ortamının yeni yolları da beraberinde getirdiğini dile getirdi.


Türk tarımında güçlendirici politika talebi

Küresel tablonun Türk tarım politikasının özel alanlarında güçlendirme gerektiğini belirten Tuncer, “Çiftlik bazlı yenilenebilir enerji yatırımlarının teşvik edilmesi, dijital dönüşümün küçük ve orta ölçekli üreticilere yaygınlaştırılması, bu yatırımlar için düşük faizli kredi ve eğitim desteği sağlanması gerekiyor. Sulama altyapısının modernizasyonu ve kuraklığa dayanıklı çeşitlerin desteklenmesi yoluyla iklim riskine karşı üretim güvenliği artırılmalı, bölgesel ticaret anlaşmalarında tarım ürünlerine öncelik verilmeli, tarımda genç nüfusun istihdamını özendirecek girişimcilik destekleri ve tarım teknoloji alanında mesleki eğitim programlarının genişletilmeli. Bu ve atılabilecek benzeri adımlar, hiç şüphesiz ülkemizi küresel tarım ticaretinde daha rekabetçi bir konuma taşıyacaktır” diye konuştu. 

Dünya Bankası’nın en son yayınlanan Küresel Beklentiler Raporu’nun yeni ve zorlu bir döneme girildiğini gösterdiğini ifade eden Tuncer, “Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin enerji fiyatları üzerinde yarattığı baskı; büyümenin yavaşlamasına, enflasyonist risklerin yeniden yükselmesine ve finansal koşulların sıkılaşmasına neden olmakta. Küresel Büyüme Beklentisi’nin 2026 yılında yüzde 2,5 seviyesine gerileyerek pandemi sonrasının en düşük düzeyine ineceğini tahmin ediliyor. Bunun nedeni küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 15-20’sini etkileyen Orta Doğu kaynaklı arz şoku. Raporda özellikle bizler gibi gelişmekte olan ülkeler için 2020’li yılların ‘kayıp bir on yıl’ olabileceği ifade ediliyor. Nitekim mevcut ekonomik durum bu tezi doğrular nitelikte. Her risk ve kriz ortamının yeni yolları da beraberinde getirdiğini unutmayalım” dedi. 


“Türkiye, çözüm stratejilerine odaklanmalı”

Türkiye’nin çözüm odaklı stratejilere odaklanması gerektiğini söyleyen Tuncer, “Dünya ekonomisini dönüştürme potansiyeline sahip üç temel başlıktan birincisi çok konuşmaya başladığımız yapay zekâ ve dijital dönüşüm; ikincisi enerji dönüşümü ve enerji güvenliği. Üçüncüsü ise bölgesel ticaret ve ekonomik entegrasyonun güçlenmesi” ifadelerini kullandı. Güçlenebilmek için teknoloji yatırımlarına, dijital altyapıya ve nitelikli insan kaynağına ihtiyaç olduğunu söyleyen Tuncer, temiz enerji yatırımlarının artık yalnızca çevresel bir tercih olmaktan çıkarak ekonomik ve stratejik bir gereklilik haline geldiğini söyledi. 

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM