Lisanslı depoculukta 15 milyon ton eşiği
SEDA GÖK
Türkiye’de tarım ürünlerinin hasat döneminde oluşan arz baskısının azaltılması ve üreticinin ürününü daha uygun zamanda pazarlayabilmesi açısından stratejik önem taşıyan lisanslı depoculuk sistemi, büyüyen kapasitesi ve gelişen elektronik altyapısıyla yeni bir döneme giriyor. Sadece ürünlerin muhafaza edildiği bir yapı olmaktan çıkan lisanslı depoculuk, Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) ve Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) üzerinden tarımsal ürünlerin organize piyasalarda işlem gördüğü bir ekosisteme dönüşüyor.
15,2 milyon tonluk kapasite
TÜRİB’in 2026 verilerine göre, Türkiye’de Temmuz 2026 itibarıyla 289 lisanslı depo işletmesi 383 lokasyonda faaliyet gösteriyor. Faal lisanslı depo kapasitesi 15 milyon 198 bin 762 tona ulaşırken, bu kapasite son 5 yıllık ortalama 37 milyon tonluk hububat rekoltesinin yaklaşık yüzde 41’ine karşılık geliyor. Kuruluş izni alan ve faal depoların toplam kapasitesi 18,4 milyon tona, kuruluş izni için başvuranlarla birlikte toplam kapasite ise 24,7 milyon tona ulaşıyor.
Lisanslı depoculuk kapasitesindeki artış da sistemin son yıllardaki hızlı gelişimini ortaya koyuyor. 2019 yılının Temmuz ayında 4 milyon 22 bin ton seviyesinde bulunan kapasite, 2020’de 6 milyon 976 bin tona, 2021’de 8 milyon 264 bin tona, 2022’de 8 milyon 783 bin tona, 2023’te 10 milyon 56 bin tona, 2024’te 12 milyon 122 bin tona ve 2025 sonunda 14 milyon 267 bin tona yükseldi. Temmuz 2026 itibarıyla ise 15 milyon 199 bin tona ulaştı.
Ürün elektronik senede dönüşüyor
Sistemin temelini ise lisanslı depolarda muhafaza edilen ürünler karşılığında düzenlenen Elektronik Ürün Senedi oluşturuyor. Üreticinin lisanslı depoya getirdiği ürün, yetkili sınıflandırıcı tarafından analiz ediliyor ve kalite özellikleri belirleniyor. Ürün depoya kabul edildikten sonra karşılığında üreticinin Merkezi Kayıt Kuruluşu’ndaki hesabına ELÜS oluşturuluyor. Bu senetler TÜRİB’de Ürün Piyasası Aracı Kurumları üzerinden alınıp satılabiliyor. İşlemlerin takas ve saklama süreçleri ise Takasbank ve Merkezi Kayıt Kuruluşu altyapısıyla yürütülüyor.
Bu yapı, üreticinin hasat döneminde ürününü doğrudan elinden çıkarmak yerine lisanslı depoda muhafaza ederek piyasa koşullarını takip etmesine imkan sağlıyor. Böylece ürünün fiziksel olarak depolanmasının yanı sıra elektronik ortamda işlem görebilen bir ekonomik değere dönüşmesi mümkün hale geliyor.
TÜRİB’den 475 milyar TL işlem hacmi
Lisanslı depoculuk sistemindeki büyüme, TÜRİB’deki işlem hacmine de yansıyor. TÜRİB’in 26 Temmuz 2019’da faaliyete geçmesinden 31 Temmuz 2026’ya kadar gerçekleşen işlemlerde toplam 475 milyar TL işlem hacmine ulaşıldı. Aynı dönemde 64,5 milyon ton ürün işlem görürken, ELÜS alım-satım işlemlerinin sayısı 1,7 milyon oldu.
İşlem hacminde buğday yüzde 57 ile ilk sırada yer alırken, bu ürünü yüzde 32 ile mısır ve yüzde 8 ile arpa takip etti. Ayçiçeğinin payı yüzde 1, diğer ürünlerin payı ise yüzde 2 olarak gerçekleşti. Bu tablo, TÜRİB’deki ELÜS piyasasının özellikle temel hububat ürünlerinde yoğunlaştığını gösteriyor.
Yatırımcı ilgisi artıyor
Aracılı sisteme geçişle birlikte piyasadaki yatırımcı tabanında da belirgin bir genişleme yaşandı. Aracılı sistem öncesinde yaklaşık 230 bin olan kayıtlı yatırımcı sayısı, yaklaşık 80 bin yeni kayıtla 310 bini aştı. Temmuz 2026 itibarıyla işlem yapan tekil yatırımcı sayısı da 2024 sonuna göre yüzde 20 artarak 197 binden 236 bine yükseldi.
Piyasanın günlük ortalama işlem hacminde de önemli bir artış görüldü. 2024 yılında 267 milyon TL olan günlük ortalama işlem hacmi, 2025’te yüzde 80 artışla 480 milyon TLna çıktı. 2026 Temmuz sonu itibarıyla ise 2024’e göre yüzde 170 artarak 720 milyon TLna ulaştı. ELÜS bakiyeli hesap sayısı da bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 73 artışla 82 bin 68’e yükseldi.
Ürün çeşitliliğinde genişleme hedefi
Sistemin önümüzdeki dönemdeki gelişim alanlarından biri de ELÜS’e konu olan ürünlerin çeşitlendirilmesi olacak. Mevcut yapıda Antep fıstığı, fındık, arpa, ayçiçeği, buğday, çavdar, çeltik, fasulye, mercimek, mısır, nohut, soya fasulyesi, yulaf, kuru kayısı, çekirdeksiz kuru üzüm ve pamuk gibi ürünler öne çıkıyor.
Bununla birlikte bazı ürünlerde henüz lisanslı depoculuk için saklama kriterlerinin belirlenmemiş olması, bazı ürünlerde ise kriterler belirlenmesine rağmen faal lisanslı depo bulunmaması dikkat çekiyor. Zeytin, zeytinyağı ve bazı süt ürünleri de bu kapsamda yer alıyor.
Vadeli piyasaya geçiş hazırlanıyor
TÜRİB’in önümüzdeki döneme ilişkin projeleri, lisanslı depoculuğun yalnızca spot piyasayla sınırlı kalmayacağını gösteriyor. 2026 yılının dördüncü çeyreğinde hayata geçirilmesi planlanan vadeli işlem piyasasıyla buğday ve mısır ELÜS’leri ile TÜRİB’in buğday, mısır ve hububat fiyat endeksleri ve göstergeleri üzerine vadeli işlem sözleşmelerinin işleme açılması planlanıyor. ELÜS dayanaklı sözleşmelerde fiziki teslimat, endeks dayanaklı sözleşmelerde ise nakdi uzlaşma öngörülüyor.
Bu gelişmeyle birlikte çiftçi, sanayici ve finansal yatırımcıların tarım ürünlerindeki fiyat hareketlerine karşı risk yönetimi imkanlarının genişletilmesi hedefleniyor. Böylece lisanslı depolarda muhafaza edilen ürünler, yalnızca fiziksel ticaretin değil, daha gelişmiş finansal piyasaların da temel unsurlarından biri haline gelebilecek.
Depolarda dijital denetim dönemi
Lisanslı depoculuk sisteminin büyümesiyle birlikte denetim ve ürün güvenilirliği de daha fazla önem kazanıyor. Bu kapsamda geliştirilen Lisanslı Depo Bilgi Sistemi (LİDBİS) ile lisanslı depoculuk faaliyetlerine ilişkin işlemlerin elektronik ortamda yürütülmesi hedefleniyor. Sistem sayesinde depolarda muhafaza edilen ürünlerin, seviye ölçüm sistemlerinin ve yetkili sınıflandırıcıların gerçekleştirdiği analizlerin takip edilmesi ve kontrol edilmesi planlanıyor.
2026 yılında kurulan Lisanslı Depoculuk Denetim A.Ş. de bu yapının önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor. TOBB’un yüzde 51 ve TÜRİB’in yüzde 49 ortaklığıyla kurulan şirket, lisanslı depo işletmeleri ve yetkili sınıflandırıcılar nezdinde denetim ve incelemeler yürütüyor. Fiziksel ürün miktarı ile elektronik kayıtların uyumu, ürün analizlerinin doğruluğu, muhafaza koşulları, ekipmanların kalibrasyonu ve bilgi sistemi kayıtları denetim kapsamında bulunuyor.
Tarım piyasasında yeni yapı
Lisanslı depoculukta yaşanan gelişmeler, sistemin Türkiye tarımındaki rolünün giderek değiştiğini ortaya koyuyor. Artan kapasiteyle birlikte üreticinin ürününü hasat döneminde satmak zorunda kalmadan muhafaza edebilmesi, ürünün kalite kriterlerinin belirlenmesi, ELÜS aracılığıyla elektronik ortamda işlem görmesi ve organize piyasada fiyatının oluşması mümkün hale geliyor.
Böylece lisanslı depoculuk, ürünün sadece saklandığı bir alan olmaktan çıkarak üretici, sanayici, yatırımcı ve finans piyasalarını buluşturan bir ticaret altyapısına dönüşüyor. Önümüzdeki dönemde kapasite artışının yanı sıra ürün çeşitliliğinin genişletilmesi, dijital denetim sistemlerinin yaygınlaştırılması ve vadeli işlem piyasasının devreye alınması, bu dönüşümün temel belirleyicileri olacak.
Türkiye’nin tarımsal piyasa yapısında giderek daha fazla yer edinen lisanslı depoculuk, bu yönüyle yalnızca depolama kapasitesinin artırılması meselesi değil; üreticinin pazarlık gücünü, ürünün piyasa değerini ve tarımsal ticaretin şeffaflığını doğrudan etkileyen yeni bir piyasa düzeninin altyapısı olarak öne çıkıyor.

