Tozlaşmayı Kolaylaştırmak İçin Arılara Neler Yapsak?

Einstein’a atfedilen bir söz vardır. Arılar yok olursa, insanların dört yılı kalır, gibisinden. Arıların yerine Japonlar, tozlaştırma için mikrodronlar icat etmişler. Anlayacağınız ne taraftan bakarsanız bakın birilerinin bir şekilde polenleri çiçeklerin dişi organlarının üzerine koyması gerekiyor. İsteyenler, tozlaştırmayı suluboya fırçası ile de yapabilir. Bu işlere kafayı takan bir çevreci iseniz ne yapıp edin bostanınızın yanına tozlaşmayı kolaylaştıran böcekleri çeken bitkileri, daha doğrusu çiçekleri ekin ya da dikin.

Tozlaştırma yapan böcekler doğal olarak bir tane değil. Hatta arılar bile bir yığın çeşide sahip. Şimdi çok özgül bilgiler veremeyeceğiz ama yılların gözlemleri sonucunda kelebeklerin 2-3 kilometre uçabileceğini söyleyebiliriz. Bizim en sevdiğimiz tozlaştırıcı böceklerden “güvercin kuyruklu atmaca güvesinin” (Macroglossum stellatarum) Manş denizini geçtiği söylenir.

Biz bugün arılarla ilgili bir şeyler yazmak istiyoruz. Haklısınız bahçede yemek yemeye başlar başlamaz arıların hışmına uğramak çok hoş olmuyor. Aslına bakarsanız biz arılardan hiç mi hiç rahatsız olmuyoruz. Hayatımızda ilk ve son defa 1976 yılında arı iğnesinin tadına bakmıştık. Biliyorsunuz arı tarafından sokulduğunuzda larenks ödemi ile komplike hale gelen anafilaktik şok oluşabilir. Bunun da en önemli ilacı halk arasında kortizon denilen kortikosteroidlerdir.

Dedik ya, arılar çok çeşitli. Örneğin küçük arılar 80 ya da 90 metre uçabildikleri gibi, iri siyah bombus ya da hezen arıları 3-4 kilometre uçabiliyorlar. Bunları söylememizin asıl sebebi arıları bostanınıza çekmek istiyorsanız yiyecek ve barınma sorunlarını da çözmemiz gerekir. Bir de ne yapıp edip birkaç kap da su koymak yerinde olacaktır. Su dolu kapların sivrisineklere yuva olacağından korkuyorsanız suyu hergün değiştirmeniz yerinde olacaktır.

Arıların en sevdiği renkler mavi ve mor renklerinin tonlarıdır. Dolayısı ile ne kadar çok bu renklerde çiçeğiniz varsa arıların bahçenizde topluluklar oluşturmaları kolaylaşır. Bunun nedeni arıların mor ötesi ışınları görebildikleri için mavi mor renklere duyarlıdırlar, buna karşılık kırmızıyı göremezler.

Şimdi diyeceksiniz ki kırmızı çiçekleri tozlaştıramaz mı? Doğal olarak tozlaştırabilirler ama kırmızı çiçekler fazlaca bir çekim noktası oluşturmazlar. Bunun  yanında beyaz, sarı, turuncu renklerini de görebilirler belki ama mavi mor hatta lavanta çiçeği rengi, turkuaz (türkuaz demek belki daha doğru olacak) da aynı şekilde arıların dikkatini çekerler. 

Çiçeklerin biçimleri de arılar için önemlidir. Küçük dostlarımız için papatya gibi düz tabak şeklindeki çiçekler polene erişim açısından en rahat ve en sevilenlerdir. Örneğin yıldızpatı (Aster) tam bu için biçilmiş kaftandır. Yıldızpatının yanında çan çiçeği (Campanula) ve acı bakla (Lupinus) da papatya şeklinde olmasalar da endemik çiçeklerden olması nedeniyle  bahçelerimizde rahatça yer bulabilirler.

Mavi-mor tonlarındaki çiçekleri bolca ekin, yeriniz yoksa üzülmeyin bolca saksılara dikin ya da makrameli sepetlerde bolca bir yerlere asarak büyütün. Yeni bir kavram da tozlaştırma yapan bitkilere geçit oluşturmaktır. İnşallah bu kavramı ileriki yazılarımızda irdeleyeceğiz.

Bu hafta isterseniz bu kadarla yetinelim ve sayfamızı süsleyen fotoğraflara bakalım.. İsterseniz hemen Süleyha Kılavuz’un fotoğrafları ile başlayalım. Önce polenle bulaşmış bir arıyı göreceğiz, arkasından da ikinci güzel ve öğretici bir fotoğraf yollamış. Ihlamur yaprakları üzerinde yeşil- kırmızı çıkıntılar. Bu çıkıntılar “Eriophyes tiliae” adındaki akarların bitki hormonlarını bozarak oluşturdukları yapılardır. Genel olarak bitkiye de hiç bir zararı olmadığından tedavi etmeye de gerek yoktur. Üçüncü fotoğrafımız Fadime hocamızdan mavili tonlara yakın bir gül. Güllerin rengi ne olursa olsun arıların bal verimliliklerini arttırdığı bir gerçek. Son fotoğrafta ise bizim fotoğrafladığımız bir Afrika zambağı “Agapanthus africanus” görülüyor.

Keyifli Bahçeler…

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Oğuzhan Daver

Diğer Yazarlar