Çocukluk ve ergenlik döneminde düzenli olarak tüketilen şekerli içecekler ile yüksek miktarda meyve suyu tüketiminin, ilerleyen yaşlarda yüksek tansiyon gelişme riskiyle ilişkili olabileceğine işaret ediyor
Çocukluk döneminde kazanılan beslenme alışkanlıklarının yalnızca büyüme ve gelişmeyi değil, erişkin yaşlardaki kalp ve damar sağlığını da etkileyebileceği belirtiliyor. Son dönemde yayımlanan uzun süreli bilimsel bir araştırma, çocukluk ve ergenlik döneminde düzenli olarak tüketilen şekerli içecekler ile yüksek miktarda meyve suyu tüketiminin, ilerleyen yaşlarda yüksek tansiyon gelişme riskiyle ilişkili olabileceğine işaret ediyor. Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, çocuklarda sağlıklı beslenme alışkanlıklarının erken yaşta kazandırılmasının, yaşamın ilerleyen dönemlerinde kalp ve damar hastalıkları riskinin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini belirtiyor.
Yüksek tansiyon sadece ileri yaş hastalığı değil
Hipertansiyon; kalp krizi, inme, kalp yetmezliği ve böbrek hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunları için önemli risk faktörlerinden biridir. Günümüzde hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme ve çocukluk çağı obezitesindeki artış nedeniyle yüksek tansiyonun daha genç yaşlarda görülmeye başladığını belirten Uzm. Dr. Altınkaynak, kalp sağlığının korunmasının çocukluk döneminde başladığını ifade etti. Uzm. Dr. “Çocukluk çağında kazanılan beslenme alışkanlıkları, erişkin dönemde karşılaşılabilecek birçok kronik hastalığın gelişiminde belirleyici rol oynayabilir. Bu nedenle kalp sağlığını korumaya yönelik yaklaşım yalnızca yetişkinlikte değil, çocukluk döneminde de önem taşıyor” dedi.

Meyve suyu faydalı olabilir, ancak miktarı göz ardı edilmemeli
Toplumda meyve suyunun çoğu zaman tamamen sağlıklı bir içecek olarak değerlendirildiğini söyleyen Uzm. Dr. Altınkaynak, burada dikkat edilmesi gereken en önemli noktanın tüketim miktarı ve alışkanlık haline getirilmemesi olduğunu vurguladı. Uzm. Dr. Altınkaynak, “Bütün meyveler; lif, vitamin, mineral ve antioksidanlar açısından değerli bir besindir. Ancak meyve suyu hazırlanırken lif içeriğinin önemli bir kısmı kaybolabilir. Bu da doğal meyve şekerlerinin daha hızlı emilmesine neden olmaktadır. Gün içinde bir bardaktan fazla meyve suyu tüketilmesi, fark edilmeden yüksek miktarda şeker alınmasına yol açabilir” dedi. Son dönemde yayımlanan araştırmada da günlük yüksek miktarda meyve suyu tüketiminin yetişkinlikte hipertansiyon gelişme riskiyle ilişkili olabileceği, buna karşın bütün meyve tüketiminin benzer bir risk artışı göstermediği bildiriliyor.
İnsan zihni, psikolojik bütünlüğünü korumak için gerçekleri çarpıtabilir
İnsanlar neden gerçekleri kendilerine çarpıtma ihtiyacı duydukları hakkında bilgi veren Karpat, “Çünkü insan zihni yalnızca saf doğruyu kaydetmek için değil, aynı zamanda psikolojik bütünlüğünü ve konforunu korumak için de çalışır. Zihin bu duygusal yükü azaltmak için gerçeği bükerek olduğundan farklı yorumlayabilir. Biz buna psikolojide bilişsel çelişkiyi azaltma çabası da deriz. Bu mekanizma akut dönemlerde koruyucu bir kalkan olabilir; fakat kronikleştiğinde kişinin sağlıklı kararlar almasını ve gerçekçi değerlendirmeler yapmasını ciddi şekilde zorlaştırır” dedi. Karpat, bazen bir gerçeği olduğu gibi kabul etmenin büyük bir kayıp, başarısızlık, reddedilme veya ağır bir suçluluk duygusuyla yüzleşmeyi gerektirdiğine işaret etti.
Hazır içecekler günlük alışkanlık haline gelmemeli
Gazlı içecekler, aromalı içecekler, enerji ve sporcu içeceklerinin de yüksek miktarda ilave şeker içerebildiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Yusuf Altınkaynak, bu ürünlerin çocukların günlük beslenme düzeninin bir parçası haline gelmemesi gerektiğini ifade ediyor.

