2026-YKS tercih işlemleri 10 Ağustos da sona erecek. Tercih süresinin sonuna yaklaşılırken özellikle şehir dışında eğitim almayı planlayan adaylar açısından üniversitenin eğitim olanaklarının yanı sıra barınma ve ulaşım seçenekleri de karar sürecinde etkili oluyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, “Üniversite tercihi yalnızca bölüm ve üniversite seçimi değildir. Öğrencinin barınma maliyetini, kampüse ulaşım süresini ve yaşayacağı bölgenin imkânlarını da birlikte değerlendirmesi gerekiyor. Tercihlerin kesinleşmesiyle başlayan araştırmalar, yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından yoğun bir kiralık daire talebine dönüşüyor” dedi.
6,3 milyon yükseköğretim öğrencisi var
YÖK’ün 2025-2026 yükseköğretim istatistiklerine göre, Türkiye’deki 208 yükseköğretim kurumunda toplam 6 milyon 301 bin 434 öğrenci öğrenim görüyor. Öğrencilerin 2 milyon 532 bin 769’u ön lisans, 3 milyon 348 bin 536’sı lisans, 330 bin 464’ü yüksek lisans ve 89 bin 665’i doktora programlarında bulunuyor.
Kamunun yükseköğrenim yurt kapasitesinin 1 milyon seviyesini aştığını belirten Özelmacıklı, “GSB tarafından 2025 yılı sonunda açıklanan verilere göre 880 yurtta yaklaşık 1 milyon 3 bin kişilik yatak kapasitesine ulaşıldı. Ayrıca 2026 yılında 30 bin kişilik yeni yatak kapasitesinin hizmete alınması hedefleniyor. Kapasitede önemli artışlar sağlansa da örgün eğitimdeki öğrenci sayısı, üniversitelerin belirli şehirlerde yoğunlaşması ve her öğrencinin bulunduğu yerde kamu yurduna erişememesi; özel yurt, apart ve kiralık konut talebini canlı tutuyor” şeklinde konuştu.

Ulaşım kolaylığı ilk sırada
Öğrencilerin ev ararken öncelikle ulaşım imkânlarını değerlendirdiğini ifade eden Özelmacıklı, “Üniversiteye yakın bölgelerde kiralar yüksek olabildiği için öğrenciler yalnızca mesafeye değil, ulaşım süresine bakıyor. Metro, metrobüs, tramvay ve otobüs hatlarıyla kampüse tek vasıtayla ulaşılabilen bölgeler öne çıkıyor. Farklı üniversitelerde okuyacak arkadaşlarıyla birlikte yaşayacak öğrenciler ise ortak ulaşım noktalarını tercih ediyor” dedi.
Özelmacıklı, “Öğrenciler açısından eşyalı 1+1 ve 2+1 daireler ile birkaç kişinin paylaşabileceği konutlar talep görüyor. Ailelerin öncelikleri arasında ise güvenli bina, ulaşım kolaylığı, çevrenin niteliği ve toplam aylık maliyet yer alıyor. Kira bedelinin yanı sıra aidat, ulaşım, ısınma ve diğer ortak giderler de mutlaka hesaba katılmalı” ifadelerini kullandı.
Yurt imkânı bulamayanların yanı sıra daha bağımsız bir yaşam isteyen öğrencilerin de kiralık konuta yöneldiğini belirten Özelmacıklı, “Bazı aileler yurt ücretleri ile kiralık dairenin toplam maliyetini karşılaştırıyor. Birkaç öğrencinin aynı evi paylaşması halinde daire kiralamak alternatif haline gelebiliyor. Eğitim süresi uzun olan öğrenciler için imkânı bulunan bazı aileler küçük metrekareli bir konut satın alma seçeneğini de değerlendiriyor” dedi.
Kiralama yaparken bunlara dikkat edilmeli
Öğrenci ve velilerin aceleyle karar vermemesi gerektiğini vurgulayan Özelmacıklı, şu uyarılarda bulundu: “Taşınmazı kiraya veren kişinin malik veya yetkili vekil olup olmadığı doğrulanmalı. Yetki belgeli emlak işletmelerinden destek alınmalı, konut görülmeden kapora ya da kira ödemesi yapılmamalı. Ödemeler banka üzerinden ve açıklama yazılarak gerçekleştirilmeli. Kira bedeli, artış dönemi, depozito, aidat ve diğer giderlerin kim tarafından karşılanacağı sözleşmede açıkça yer almalı. Eşyalı konutlarda demirbaş listesi hazırlanmalı ve teslim sırasında konutun mevcut durumu fotoğraf veya tutanakla kayıt altına alınmalı.”
Özelmacıklı, “Yerleştirme sonuçlarının ardından sınırlı sayıdaki uygun fiyatlı konutlara talep kısa sürede artabiliyor. Bu nedenle öğrenciler tercih aşamasında düşündükleri şehir ve üniversitelerin barınma seçeneklerini, ulaşım alternatiflerini ve kira seviyelerini şimdiden araştırmalı” dedi.

