
SEDA GÖK
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE), bilimsel bilgiyi teknolojiye, girişime ve katma değerli üretime dönüştüren modeliyle ihracatını sekiz yılda 1,5 milyon dolardan 621 milyon dolara taşıdı. İYTE Rektörü ve Teknopark İzmir CEO’su Prof. Dr. Yusuf Prof. Dr. Baran, yıl sonunda 1 milyar dolar ihracat kapasitesine ulaşmayı beklediklerini belirtirken, 2027 yılında iki yeni unicorn şirketin daha ortaya çıkacağını açıkladı.
BPW İzmir İş ve Meslek Sahibi Kadınlar Derneği tarafından İstinyeArt’ta düzenlenen 4. Zirve’de konuşan İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Rektörü ve Teknopark İzmir CEO’su Prof. Dr. Yusuf Prof. Dr. Baran, üniversitenin bilimsel birikimini ekonomik değere dönüştüren çalışmalarını ve girişimcilik ekosisteminin ihracata katkısını anlattı. İYTE kampüsünde üretilen bilginin teknolojiye, teknoloji odaklı girişimlerin ise uluslararası pazarlara taşındığını belirten Prof. Dr. Baran, sekiz yılda ihracatın 1,5 milyon dolardan 621 milyon dolara yükseldiğini kaydetti.
İYTE’nin ihracat performansındaki gelişimi rakamlarla ortaya koyan Prof. Dr. Baran, 2018 yılında 1,5 milyon dolar olan yıllık ihracatın 2022’de 20 milyon dolara, 2023’te 45 milyon dolara, 2024’te 137 milyon dolara ve 2025’te 261 milyon dolara ulaştığını söyledi. İhracatın 1 Ekim 2026 itibarıyla 621 milyon dolara çıktığını belirten Prof. Dr. Baran, yıl sonunda 1 milyar dolar seviyesine ulaşmayı beklediklerini ifade etti.
Bu büyümeyle İYTE’nin Türkiye’de 48 şehirden daha fazla ihracat gerçekleştiren bir üniversite konumuna geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Baran, üniversitenin yalnızca bilimsel bilgi üreten değil, bu bilgiyi ekonomik değere dönüştüren bir yapı oluşturduğunu dile getirdi.
Girişimler küresel pazara açılıyor
İYTE’nin girişimcilik modelinde bilginin ürüne, ürünün ticarileşmeye, markalaşmaya ve uluslararasılaşmaya taşınmasının öncelikli olduğunu belirten Prof. Dr. Baran, üniversite bünyesinde geliştirilen girişimlerin küresel pazarlara açılmasını sağlayan çalışmalara dikkat çekti.
Bu kapsamda 2019 yılında Avrupa Komisyonu’ndan alınan İzmir Network and Innovation Center projesiyle İzmir’deki girişimcilere bugünkü değeri 165 milyon lira olan bir fonla destek sağlandığını aktaran Prof. Dr. Baran, söz konusu fonun 2022’de tamamlanmasının ardından Accelerate İzmir projesini başlattıklarını söyledi. Beşinci fazı geçen hafta tamamlanan proje kapsamında bugüne kadar İzmir’deki yüzlerce şirketin küresel arenaya açılması sağlandı.
Projenin, Sanayi Bakanlığı ve Avrupa Birliği tarafından Türkiye’nin son yedi yılda Avrupa Komisyonu’ndan aldığı projeler arasında Outstanding Project Award’a layık görüldüğünü belirten Prof. Dr. Baran, ödülün İzmir’e kazandırıldığını ifade etti.
İki yeni unicorn beklentisi
İYTE’nin girişimcilik ekosisteminden çıkan şirketlerin ulaştığı değerlemelere de değinen Prof. Dr. Baran, üç yaşındaki bir girişimin 1,27 milyar dolar değerlemeyle unicorn statüsüne ulaştığını açıkladı. İYTE’den doğan bu şirketin Türkiye’nin üniversite kaynaklı ilk, Ege Bölgesi’nin ise ilk unicorn’u olduğunu belirten Prof. Dr. Baran, 2027 yılında iki yeni unicorn şirketin daha ortaya çıkmasını beklediklerini söyledi.
Katma değerli üretim için bilimden teknolojiye
Bilimsel bilginin tek başına yeterli olmadığını, asıl değerin bu bilginin insan hayatına dokunan teknolojilere ve ticarileşebilir ürünlere dönüştürülmesiyle ortaya çıktığını vurgulayan Prof. Dr. Baran, geleceğin ekonomik gücünün de sorunlara çözüm üreten girişimlerden geleceğini ifade etti.
Su kaynaklarının ve tarım arazilerinin korunması, atıkların ayrıştırılarak enerjiye dönüştürülmesi, hastalıkların önlenmesi ve depremde yıkılmayan yapıların geliştirilmesi gibi alanların yeni girişimler için önemli fırsatlar sunduğunu belirten Prof. Dr. Baran, Türkiye’nin yıllık 35 milyon ton çöpünden enerji üretilebileceğini ve atıklardan alüminyum geri kazanımında ülkenin tüm madenlerinden elde edilen miktarın 12 katına ulaşılabilecek bir yöntem geliştirilebileceğini kaydetti.
Prof. Dr. Baran, geleceğin mesleklerinden çok geleceğin sorunlarına çözüm üreten girişimlere odaklanılması gerektiğini belirterek, bilginin girişime dönüşmesi için büyük hayaller kurmanın, emek vermenin ve ticarileşme sürecindeki zorluklar karşısında vazgeçmemenin önemine dikkat çekti.
