ASO Başkanı Seyit Ardıç: Ankara, sanayimizin geleceğini tasarlayan tam donanımlı bir üretim merkezidir
Ankara Sanayi Odası 62. Kuruluş Yılı Ödülleri, düzenlenen törenle sahiplerini buldu. ASO Başkanı Seyit Ardıç’ın ev sahipliği yaptığı törenin açılış konuşmasını yapan ASO Başkanı Seyit Ardıç, 18 Kasım 1963’te kurulan Ankara Sanayi Odası’nın yeni bir kilometre taşını daha gururla döşediklerini belirtti. ASO’nun kurucularının Ankara’yı sanayi ile büyütme ve Türkiye’nin geleceğine yön veren bir şehir yapma hedefini gerçekleştirdiklerini belirten Başkan Ardıç, “62 yıldır nice zorluklar yaşadık, ağır imtihanlardan geçtik. Bugün, Türkiye’de ilk olan Anadolu Geri Dönüşümcüleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’ni de kurmamızla birlikte Ankara, 15 Organize Sanayi Bölgesi, 162 Ar-Ge Merkezi, 39 Tasarım Merkezi, 14 Teknopark ve 10 Teknoloji Geliştirme Merkezi ile ülkemizin en güçlü üretim ekosistemlerinden biri oldu” dedi.
Ankara’nın yıllık 15 milyar doları aşan ihracatının yüzde 90’ından fazlasının sanayi ürünlerinden oluştuğuna, ihracatında yüzde 13,3 yüksek teknoloji payı ile gelişmiş sanayi şehirleri arasında açık ara lider konumda olduğuna, yaklaşık 4,5 milyar dolar ihracat ve 14 milyar dolara yaklaşan cirosuyla savunma sanayiinde Türkiye’nin kalbi, dünyanın en büyük 250 müteahhitlik firması arasında yer alan 22 firmasıyla küresel oyuncu olduğuna dikkat çeken Başkan Ardıç, “Tüm bu tablo bize şunu gösteriyor; Ankara artık sadece katma değerli üretimin en güçlü şehirlerinden biri değil; sanayimizin bugününü ve geleceğini tasarlayan tam donanımlı bir üretim merkezidir. İçinde bulunduğumuz yılda 16 milyar doları aşmasını beklediğimiz ihracatımızla Ankara olarak Türkiye’nin gerçek üretim ve teknoloji üssü konumumuzu her geçen gün güçlendiriyoruz” dedi.
Ardıç: Ar-Ge rekabet gücünün temel dinamiğidir
Ar-Ge’nin ekonomik büyüme ve rekabet gücünün temel dinamiği olduğunu vurgulayan Başkan Ardıç, “Ülkemizin Ar-Ge harcamaları açısından uluslararası ölçekte rekabetçi bir seviyeye ulaşması, hem ekonomik kalkınma hem de sürdürülebilir büyüme hedefleri açısından stratejik önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin 2002’den bu yana Ar-Ge harcamalarını yaklaşık 17 kat artırarak, 20 milyar dolara çıkardığına, Ar-Ge insan kaynağının 29 binden 311 bine yükseldiğine, Ar-Ge harcamalarının milli gelire oranının yaklaşık üç kat artarak yüzde 1,46 seviyesine geldiğine dikkat çeken Başkan Ardıç, şöyle devam etti: “Hâlâ Avrupa Birliği ortalamasının gerisindeyiz; ancak geçmişle kıyasladığımızda Ar-Ge’ye daha fazla kaynak ayıran bir Türkiye var. Fikrî mülkiyet alanındaki göstergeler de bize umut verici bir tablo sunuyor. Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü’nün 2025 raporuna göre; yerli patent başvurularında dünyada 10’uncu ülkeyiz, yerli patent artış hızında dünyanın en hızlı yükselen ilk üç ülkesi arasındayız, uluslararası patent başvurularında, kadın buluşçu oranında yüzde 26,1 ile dünya lideriyiz. Ancak burada şu kritik soruları da kendimize sormadan geçemeyiz; Ar-Ge harcamalarımızın ve patentlerimizin ne kadarı ürüne, ürünlerimizin ne kadarı ihracata, ihracatımızın ne kadarı yüksek teknolojiye dönüşüyor? Türkiye olarak önümüzde net bir tercih var: Ya düşük marjlı, orta-düşük teknolojili üretime sıkışıp küresel rekabette geriden geleceğiz, ya da Ar-Ge’yi ürünle, markayla, ihracatla buluşturup katma değerimizi adım adım yukarı taşıyacağız” dedi.

“Üretim süreçlerini dijitalleştiremeyen ayakta kalamıyor”
Başkan Ardıç, verimliliğin miktarı yükseltmek değil; aklı, hızı ve doğruluğu aynı anda artırabilmek olduğunu belirterek, “Bu eşiği aşmanın yolu da dijitalleşmeden geçmektedir. Üretim süreçlerini dijitalleştiremeyen hiçbir işletme, artan maliyetler ve daralan marjlar karşısında ayakta kalamıyor. Dünyanın yeni rekabet kodu açıktır: Dijitalleşmeden verimli olamazsın; yeşil dönüşüm olmadan rekabetçi kalamazsın” dedi. Ülkelerin teknolojiyi, interneti, dijital becerileri ne kadar iyi kullandığını, bunları ekonomiye ve topluma nasıl yansıttığını ölçen Ağ Hazırlık Endeksi 2024 listesinde Türkiye’nin 133 ülke arasında 58’inci sırada yer aldığını belirten Başkan Ardıç, Türkiye’nin Dijital Rekabet Gücü sıralamasında 2 sıra gerileyerek, 67 ülke arasında 55’inci sırada yer aldığına, Küresel İnovasyon Endeksi’nde de 6 basamak düşerek 139 ülke arasında 43. sıraya gerilediğine dikkat çekti.
“Yeşil dönüşüm yeni pazarların anahtarıdır”
Başkan Ardıç, konuşmasında sanayide yeşil dönüşüme de değindi. Karbonsuzlaşma, çevresel etki, yeşil tedarik zincirleri ve sürdürülebilir üretim modellerinin, küresel rekabetin vazgeçilmez unsurları hâline geldiğini vurgulayan Başkan Ardıç, İkiz dönüşüm kategorisinde ödül alan firmaların yol gösterici birer örnek olduğuna dikkat çekti. Başkan Ardıç, “Dijitalleşme sadece bir maliyet düşürme aracı değil, verimliliği ve kaliteyi artıran stratejik bir kaldıraçtır. Yeşil dönüşüm ise bir yük değil, yeni pazarların anahtarıdır. Kısacası, hem dijital hem yeşil dönüşümü işlerinin merkezine alan ‘yarının dünyasında’ ayakta kalır ve öne çıkar” değerlendirmesinde bulundu.

Yılmaz: ASO üretim ve teknoloji vizyonuna yön veren bir rehber
Ankara’nın sadece siyasi bir başkent değil aynı zamanda ekonominin önde gelen merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Nitelikli insan gücüne dayalı üretim yapan bir ilimiz ve ihracatı içinde de yüksek teknoloji olarak baktığınızda en yüksek il Ankara. Ankara’daki oranı keşke Türkiye’de yakalasak o zaman mesele kalmayacak. Yüksek teknolojinin Ankara ihracatındaki payı yüzde 13,3. Bu gelişmiş ülkelerin oranından dahi yüksek. Yine ASO Teknoloji Üssü ASO’nun vizyonunu yansıtan çok güzel bir proje oldu. Tek başına bu proje ülkemize yıllık 1,5 milyar dolar ihracat imkanı getirecek. ASO Başkanımıza ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Ankara’ya 3 milyar dolarlık yatırım
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Google ile Turkcell arasında kurulan stratejik ortaklıkla gerçekleşecek hiper ölçekli veri depolama projesinin de Ankara’da yapılacağını açıklayarak şunları söyledi: “Bir milyar dolar Turkcell, iki milyar dolar Google Cloud toplamda üç milyar dolarlık bir proje. Bu altyapıyla birçok start-up, dijital firmalar oluşacak. Onları hesapladığınızda on milyar dolara giden bir büyüklükten bahsediliyor. Bu projeye karar verildi ve Ankara’da yapılacak. Bu projenin Ankara’ya kazandırılmasıyla da Ankara’nın dijital ekonomi anlamında altyapısı çok daha farklı bir seviyeye yükselmiş olacak.”

Hisarcıklıoğlu: Ankara bilimin, teknolojinin, inovasyonun da başkenti
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da konuşmasında, Ankara’nın sanayinin, bilimin, yazılımın, teknolojinin ve inovasyonun da başkenti olduğunu söyledi. Ankara Sanayi Odası ile birlikte Ankara’nın savunma sanayisinden sağlık teknolojilerine, iş ve inşaat makinelerinden yüksek teknolojili üretime kadar her alanda adından söz ettiren, dünyanın her köşesine ihracat yapan bir konuma yükseldiğini belirten Hisarcıklıoğlu, şunları söyledi: “Ankara artık dünya liginde. Tüm bu başarılarda Ankara Sanayi Odamızın payı çok büyük. 62 yıldır, bu şehrin sanayi hafızasını ASO tutuyor. Hayata geçirdiği projelerle ve çalışmalarla, Ankara’nın marka değerini artırıyor ve şehrimizi geleceğe taşıyor. Hem bir sanayici, hem de TOBB Başkanı olarak ASO’nun köklü geçmişiyle ve icraatlarıyla iftihar ediyorum. Bunda payı olanları, başta Oda Başkanımız Seyit Ardıç kardeşimi, Yönetimi, Meclisi, Meslek Komitelerini, Genel Sekreterimizi ve çalışanlarını yürekten kutluyorum” dedi.
