Perşembe, Ocak 15, 2026

5G, kalkınmanın altyapısı olacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu; “5G, ülkemizin üretim gücünü, hizmet kalitesini ve teknolojik rekabetçiliğini aynı anda yükselten bir kalkınma altyapısıdır” dedi

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 5G’nin Türkiye’nin üretim gücünü, hizmet kalitesini ve teknolojik rekabetçiliğini aynı anda yükselten bir kalkınma altyapısı olduğunu vurguladı. Bakan Uraloğlu, “1 Nisan 2026 tarihinde ilk sinyalini alacağımız 5G hizmetlerini de 2 yıl içerisinde ülkemizin her bir noktasında hizmete sunmayı hedefliyoruz” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Vodafone’un, “5G Çağı: Yeni Nesil Bağlantı ile Yeni Ufuklar” teması altında düzenlediği Vodafone Business Tech Connect Ankara etkinliğinde konuştu. Bakan Uraloğlu, dünyanın endüstriyel robotlardan özelleştirilmiş mobil şebekelere, kritik altyapı yönetiminden otonom sürüş teknolojilerine kadar uzanan bir dönüşümün eşiğinde olduğunu ifade etti. Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Bu yenilikler, yalnızca teknolojik bir sıçrama değil, insanlığın geleceğini şekillendiren yepyeni bir eşik. Endüstriyel robotlar, üretim hatlarını akıllı hale getirerek verimliliği katlarken, özelleştirilmiş 5G ağları, işletmelerin kendi ihtiyaçlarına göre tasarlanmış bağlantı çözümleri sunarak operasyonel mükemmelliği mümkün kılıyor. Kritik altyapı yönetimi, enerji şebekelerinden su sistemlerine kadar her alanda gerçek zamanlı izleme ve müdahale ile güvenliği artırırken, otonom sürüş teknolojileri, ulaşımı daha güvenli, verimli ve erişilebilir hale getiriyor.” Söz konusu teknolojilerin, birbirine bağlı bir ekosistem oluşturarak, günlük hayatı, ekonomileri ve toplumları kökten değiştirdiğini kaydeden Uraloğlu, “Bu yeniliklerin önemi, yalnızca verimlilik artışı ile sınırlı değil; aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı” dedi.


Endüstriyel robotlara örnek verdi

Endüstriyel robotların tehlikeli işleri üstlenerek işçi güvenliğini artırmasından ve atık azaltımı sağlayarak çevreye dost bir üretim modeli oluşturmasından örnek veren Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “Otonom araçlar, trafik kazalarını yüzde 90’a varan oranlarda azaltma potansiyeli taşıyor, böylece hem can kayıplarını önlüyor hem de sağlık sistemlerine yükü hafifletiyor. Özelleştirilmiş 5G ağları ise, akıllı fabrikalarda makineler arası iletişimi kusursuzlaştırarak, üretim kesintilerini minimize ediyor ve küresel tedarik zincirlerini daha dayanıklı kılıyor. Bu teknolojiler, dijital dönüşümün vazgeçilmez unsurları olarak, rekabet üstünlüğü sağlayan bir vizyon sunuyor. Bu teknolojik sıçramanın ekonomik yansımaları ise gerçekten çarpıcı ve geleceğe dönük büyük bir potansiyel barındırıyor.”

Uluslararası kuruluşların geleceğe yönelik tahminlerinin, 5G mobil bağlantılarının ve penetrasyon oranlarının dünya genelinde önemli ölçüde artacağını gösterdiğini dile getiren Bakan Uraloğlu, “Sektör raporları, küresel 5G bağlantı sayısının 2029 yılına kadar yaklaşık 8,5 milyara ulaşacağını ve bu rakamın tüm kablosuz teknolojilerin yaklaşık yüzde 59’unu temsil edeceğini öngörüyor. Abonelik bazında ise 2030 sonunda 6,3 milyar 5G abonesine ulaşılması, bu sayının toplam mobil aboneliklerin yüzde 67’sini oluşturması bekleniyor” diye konuştu.

Küresel 5G altyapı pazarının değerinin de 2025 yılında yaklaşık 47 milyar ABD doları olarak tahmin edildiğine dikkati çeken Bakan Uraloğlu, “Bu rakam, bu teknolojilerin yalnızca bir araç değil, ekonomik büyümenin motoru olduğunu gösteriyor” dedi.


“Fiber optik ağ altyapımız, dünyanın çevresini 16 kez dolaşacak uzunluğa ulaşmış durumda”

Bakan Uraloğlu, Türkiye olarak, bu küresel dönüşüme seyirci kalmak yerine, aktif bir oyuncu olmayı seçtiklerini kaydederek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Bugün fiber optik ağ altyapımız, 657 bin kilometreye yani dünyanın çevresini 16 kez dolaşacak uzunluğa ulaşmış durumda. Genişbant internet abone sayımız 98,2 milyona, mobil abone sayımız ise 99,1 milyona yükseldi. Mobil ve sabit hatlardan yaklaşık 82 milyar dakika konuşma trafiği gerçekleştiriyoruz. Bu rakamlarla, Avrupa’da ortalama aylık 494 dakika mobil kullanım süresiyle lider konumdayız. Bu yıl sonuna kadar; fiber uzunluğumuzu yaklaşık 100 bin kilometre arttırarak 750 bin kilometreye, genişbant abone sayımız 106 milyonun üstüne, mobil abone sayımızı ise yaklaşık 102 milyona çıkarmayı hedefliyoruz.”


“5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde ülkemizin her bir noktasında hizmete sunmayı hedefliyoruz”

Bakan Uraloğlu, bu stratejik dönüşümün mali ve kurumsal zeminini de sağlam biçimde oluşturduklarını belirterek “Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom’un rekabetiyle 16 Ekim’de gerçekleştirdiğimiz 5G yetkilendirme ihalesi neticesinde 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde ettik. 1 Nisan 2026 tarihinde ilk sinyalini alacağımız 5G hizmetlerini de 2 yıl içerisinde ülkemizin her bir noktasında hizmete sunmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Uraloğlu, yoğun cihaz bağlantısı kapasitesiyle 5G’nin Türkiye’yi dijital dönüşümün merkezine taşıyacağını kaydetti. Uraloğlu, söz konusu teknoloji ile tam otonom sürüş ve akıllı yol uygulamaları, uzaktan ameliyatlar gibi hayati uygulamaların gerçek zamanlı veri aktarımıyla mümkün olacağını söyledi. Bakan Uraloğlu, “5G, ülkemizin üretim gücünü, hizmet kalitesini ve teknolojik rekabetçiliğini aynı anda yükselten bir kalkınma altyapısıdır” diye konuştu.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM