Cumartesi, Ocak 17, 2026

USKD’den kadın liderliği ve enerji dönüşümü perspektifi

Uluslararası Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Derneği’nin (USKD) aylık üye toplantısına konuk olan Sürdürülebilirlik Danışmanı & Eğitmeni Dr. Sezin Baysal Berkup, “Dünyanın sahip olduğu kaynakların mevcut tüketime yetmiyor. İklim krizi finansal anlamda da olumsuz etkiler yaratıyor” dedi. Alsancak Küçük Kulüp’te düzenlenen toplantıda, “Enerjide büyük değişim. Neredeyiz? Nereye gidiyoruz?” başlıklı bir sunum gerçekleştiren Berkup, sürdürülebilir kalkınma için yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının stratejik önem taşıdığına dikkat çekti. 

Uluslararası Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Derneği (USKD) Başkanı Ayla Alkan, dernek açısından başarılı bir yılı geride bıraktıklarını belirterek, 2026 yılında da sürdürülebilirlik alanında farklı projelere imza atacaklarını ve bu alanda farkındalık yaratmaya devam edeceklerini söyledi. Alkan, “USKD ailesi olarak bu yıl da sizlerin desteğine, emeğine ve enerjisine ihtiyacımız var. Aramıza iki yeni üye katıldı. Dr. Sezin Baysal Berkup ve Burcu Küçükerciyes. USKD, alanında güçlü iş kadınlarının katılmasıyla istikrarlı ve emin adımlarla sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yol alıyor. Sizlerin katılımı bizim gücümüze de güç kattı” diye konuştu.


“Enerji, ekonomik ve sosyal sistemlerin temeli”

Dünyanın sahip olduğu kaynakların mevcut tüketime yetmediğini vurgulayan konuk konuşmacı Dr. Sezin Baysal Berkup, iklim krizinin finansal anlamda da olumsuz etkileri bulunduğunu vurguladı. Yapay zekâ ve bilişim gibi teknolojiler nedeniyle enerji kullanımının da giderek arttığını vurgulayan Berkup, “Enerji, ekonomik ve sosyal sistemlerin işleyişi için temel girdi. Üretim, ulaşım, sağlık, eğitim ve iletişim doğrudan enerjiye bağlı. Bu nedenle enerji, ekonomik büyümenin, toplumsal refahın ve kalkınmanın temeli. Bugün dünya üzerinde 7,7 milyar insan yaşıyor. 21. yüzyılın sonuna geldiğimizde bu sayıya milyarlarca yeni insan eklenmiş olacak. Birleşmiş Milletler, dünya nüfusunun 2100 yılına gelindiğinde 11 milyar olacağını öngörüyor. Peki gezegenimiz 11 milyar insanı beslemeye yetecek kaynaklara sahip mi? Bu yüzyılın ortasında, birey başına düşecek olan kaynaklar en az yarı yarıya azalacak. Gezegendeki doğal kaynak kapasitesini aştığımız zamanı işaret eden ‘Dünya Limit Aşım Günü’ her geçen sene biraz daha erkene çekiliyor. Dünyanın 4,5 milyar yıllık tarihini bir takvim yılına sıkıştırdığımızı düşünürsek, modern insan yaşamı gezegen üzerinde 37 dakikadır var. Dünyanın doğal kaynaklarının üçte birini ise son 0,2 saniyede tükettik. Bu nedenle yenilenebilir ve çevreci enerji kaynaklarının kullanımı artık stratejik bir öneme de sahip” dedi.


Sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı 

“Ekonomiyi geliştirmek, kalkınabilmek, istihdam sağlayabilmek ve gündelik hayatımızı sürdürebilmek için bize enerji gerekiyor” ifadesini kullanan Dr. Sezin Baysal Berkup, “Fakat artık dünyanın sağladığı kaynakların bizim enerjimizi karşılayacak kadar güçlü olmaması problemiyle karşı karşıyız. Bugünün konusu; ‘Kalkınma mı, Çevre mi?’ ikilemi değil, Sürdürülebilir Kalkınmadır. Artık ikisini bir arada yürütmeliyiz hem çevreyi korumalı hem de kalkınmayı sağlamalıyız. Yenilenebilir ve temiz enerji dediğimizde başta güneş, rüzgâr, hidroelektrik jeotermal enerji kaynakları akla geliyor. Yenilenebilir enerji iklim hedefleriyle uyumlu ve sürdürülebilir kalkınmanın da temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Temiz enerji kullanımıyla birlikte karbon azaltımı ve hava kalitesinin iyileşmesi sağlanırken ekonomik anlamda da enerji ithalatının azalması ve enerji maliyetlerinde öngörülebilirlik sağlanıyor. Sosyal anlamda ise enerjiye erişimin kolaylaşması ve yerel istihdama da önemli katkı sunuyor” diye konuştu.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM