Bir yönetici odaya girdiği anda, henüz tek kelime etmeden hakkında pek çok karar veriliyor. Doç. Dr. Başak Boğday Saygılı, 2026’da liderlik anlayışının değiştiğini dile getirdi. Yöneticilerin kıyafet ve duruşlarının; güven, otorite ve liderlik algısını sessiz ama güçlü biçimde şekillendirdiğini belirten Saygılı, “Giyim kişisel, zevk değil stratejik bir iletişim aracıdır” dedi
Araştırmalar, insanların karşılarındaki kişi hakkında ilk yargılarını saniyeler içinde oluşturduğunu ortaya koyuyor. Bu yargının büyük kısmı ise sözlü iletişimden değil, görsel ipuçlarından besleniyor. Yakanın ucu, gömleğin düğmesi, renk seçimi, giysinin formu, kumaşın dokusu, kravatın şekli ya da ayakkabının ucu; yöneticinin nasıl algılanacağına dair sessiz ama net mesajlar veriyor. Bu detaylar, yöneticinin ulaşılabilir mi yoksa mesafeli mi, otoriter mi yoksa kapsayıcı mı, geleneksel mi yoksa yenilikçi mi olduğu konusunda karşı tarafa hızlı bir çerçeve çiziyor.

Beden dilinden liderlik algısı
Kıyafet kadar duruşun da güçlü bir iletişim aracı olduğuna dikkati çeken Doç. Dr. Başak Boğday Saygılı, beden dilinin liderlik algısını doğrudan etkilediğini vurguladı. Saygılı, “Duruş, el hareketleri, tokalaşma biçimi ve göz teması; kişinin kendine güvenli mi, kapsayıcı mı, otoriter mi yoksa lider mi olduğuna dair çok net sinyaller verir” dedi. Liderlik anlayışının hızla dönüştüğünü ve yöneticilerin artık yalnızca karar alan kişiler olmadığını ifade eden Saygılı, “Bugünün yöneticisi aynı zamanda temsil eden, ilham veren ve kurum kültürünü beden diliyle ve görünümüyle taşıyan bir figür. Bu noktada kıyafet bir zırh değil; her detayıyla mesaj taşıyan bir iletişim aracına dönüşüyor” ifadelerini kullandı.
“Asıl güç, bağlama uygun giyinebilmekte”
Yöneticiler için giyimde dengenin kritik olduğuna dikkati çeken Saygılı, “Fazla resmi bir görünüm mesafe yaratabilirken, aşırı rahat bir stil otorite algısını zayıflatabiliyor. Asıl güç, bağlama uygun, bilinçli ve tutarlı tercihlerde yatıyor” dedi. Bugün dünya çapında pek çok üst düzey yöneticinin kıyafetlerini “ne yakışıyor?” sorusuyla değil, “ne anlatıyor?” sorusuyla seçtiğini belirten Saygılı, modanın bu noktada estetikten çok daha fazlasını ifade ettiğini vurguladı.

