Salı, Şubat 24, 2026
spot_img

TÜBİSAD Plus’ta Türkiye’nin dijital karnesi ele alındı

TÜBİSAD’ın yüksek teknoloji gündemini ele aldığı YouTube serisi TÜBİSAD Plus’ın yeni bölümünde Türkiye’nin Dijital Dönüşüm Endeksi 2025 sonuçları değerlendirildi. TÜBİSAD Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Urçar moderatörlüğünde, Doç. Dr. Ümit İzmen’in katılımıyla gerçekleşen bölümde, Türkiye’nin dijital dönüşüm performansı, endeksin temel bulguları ve gelişim alanları ele alındı.

Türkiye’nin dijital dönüşüm seviyesine ilişkin değerlendirmede bulunan Doç. Dr. Ümit İzmen, endeksin beş üzerinden yapılan ölçümüne göre Türkiye’nin notunun 2019’dan bu yana yaklaşık üç seviyesinde olduğunu belirtti. En yüksek seviyeye 2021 yılında ulaşıldığını ifade eden Ümit İzmen, sonrasında yaşanan küresel gelişmeler, pandemi, deprem ve makroekonomik dalgalanmaların dijital dönüşüm performansı üzerinde de kalıcı etkiler yarattığını vurguladı. Bu durumun, dijitalleşmenin yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda ekonomik ve yapısal faktörlerden de doğrudan etkilendiğini gösterdiğini ifade etti.


Dört ana bileşende oluşuyor

Endeksin yapısına ilişkin bilgi veren İzmen, çalışmanın 61 farklı göstergeye dayandığını, bu göstergelerin ekosistem, kullanım, yeterlilik ve dönüşüm olmak üzere dört ana bileşen altında toplandığını aktardı. Türkiye’nin notunu en çok aşağı çeken alanın; yatırım ortamı, yenilikçilik kapasitesi, Ar-Ge ekosistemi ve iş ortamı gibi unsurları kapsayan ekosistem bileşeni olduğunu belirten İzmen, bu alanın teknoloji geliştirme ve büyütme açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin en güçlü olduğu alanın ise dijital teknolojilerin kullanımı olduğunu vurgulayan İzmen, bireylerin, özel sektörün ve kamunun dijital teknolojileri yaygın şekilde kullandığını söyledi. Ancak kullanım ile üretim arasındaki farkın önemli bir risk alanı oluşturduğuna dikkat çeken İzmen, teknolojiyi kullanmanın yanında üretim kapasitesinin artırılmasının, dijital dönüşümün ekonomik değere dönüşmesi açısından belirleyici olduğunu ifade etti.

Endeksin yeterlilik bileşeni kapsamında altyapı ve dijital becerilerin geliştirilmesi gereken başlıca alanlar arasında yer aldığını belirten İzmen, özellikle son yıllarda altyapı alanındaki kısıtların daha görünür hale geldiğini ve bunun dijital dönüşüm açısından kritik bir başlık olduğunu dile getirdi. Dijital becerilerin hem teknoloji üretimi hem de etkin kullanım için temel gereklilik haline geldiğini vurguladı.

Dijital dönüşümün toplumsal etkisinin görece güçlü olduğunu, ancak teknoloji üretimi, tasarım ve dijital hizmet ihracatı gibi alanlarda gelişim potansiyelinin sürdüğünü belirten İzmen, Türkiye’nin dijital dönüşümde daha ileri seviyelere ulaşabilmesi için üretim, yetkinlik ve ekosistem alanlarına odaklanmasının önem taşıdığını ifade etti.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM