Cumartesi, Şubat 28, 2026

Palandöken: Ekim alanları beton yığınları ile doldu 

Şehirlerdeki ekim alanlarının beton yığınlara dönüştüğünü belirten TESK Genel Başkanı Palandöken, üretim yapılmayan arazilerin daha çok yapılara tahsis edilmiş gibi bir duruma evrildiğini söyledi. Palandöken, “Şehrin içinde kalan bölgelerde de yüksek fiyat eden arazilerde artık insanlar ekim yapmıyor” dedi

Tarımsal ürünler, et, bakliyat, meyve ve sebze olmak üzere gıda ürünlerindeki enflasyonu düşürmek için üretimin desteklenmesi gerektiğini söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, şehirlerdeki ekim alanlarının beton yığınlarla dolduğunu dile getirdi. Üretim yapılmayan arazilerin daha çok yapılara tahsis edilmiş gibi bir duruma evrildiğini söyleyen Palandöken, “Şehrin içinde kalan bölgelerde de yüksek fiyat eden arazilerde artık insanlar ekim yapmıyor. Onun için de fiyatları regüle etmek, fiyatların düşmesini ancak tarımsal bir analiz yapalım. Bölge haritaları çıkaralım. Hangi memlekette hangi ürünlerin verimli bir şekilde üretileceği tespit edilmesi lazım. İşte don olduğu zaman etkilenmemesi lazım gelen ürünlerin o bölgelerde. Veyahut selin felaketin aynı şekilde daha önceki tecrübelerden yararlanıp o bölgelerdeki ürün kaybına neden olan şeylerin ortadan kalkması lazım” dedi. 


“En kritik unsur lojistik desteği” 

Tarladan sofraya gelinceye kadar en önemli unsurun lojistik desteği olduğunu belirten TESK Genel Başkanı Palandöken, “Lojistik destekleri yaptığınız zaman, üretim merkezinden, nihai tüketim merkezine veya sofranıza gelinceye kadarki aracıların fiyat artıranların önüne geçilmesi lazım. Yani taşımadaki zayiat yönünden ürünün muhafazasının zorluğu, araçların donanımlı olmamasından kaynaklanan maliyetlerin artması. Bireysel işletmelerde çiftçiye verilecek destekler, gübreler vs. özendirici olmalı. Bu bilinç yerleşmediği sürece de mücadele etmek çok zor. Evinin yanında maydanozunu, soğanını veya meyve ağacını yetiştirip belirli katkı sunacak kadar meyve almasını o şehirde onların satılmasıyla bir gelir elde etmesindeki kazancının yükseltilmesi lazım. Belirli yaş gruplarının buna teşvik edilmesi lazım” diye konuştu.


“Üretici emeğinin karşılığını alamıyor”

Üreticinin kazancının artırma yollarının seçilmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, “Köyde yaşayan sayısı yüzde 20’lerde. Herkes şehirde daha sosyal yetkinliği olan bölgelere yerleşmiş. Yani kendi arazisinde kazanacağından daha az kazanmasına rağmen büyük şehirleri tercih ediyor. Onun için bireysel işletmelere ağırlık verilmeli. Yani insanların bir iki tane koyunu, beş olmasını sağlamalı. İneğinin, büyükbaş hayvanın muhafazasını ekilecek alanların girdilerinin tamamını destekleseniz enflasyondaki düşüşü sağlamış olacaksınız. Yani üretimdeki kazançlarını artırma yollarının seçilmesi lazım” ifadelerini kullandı.


“Zeytin alanlarına sahip çıkalım”

Vatandaşın en çok kırmızı et, beyaz et ve bakliyat fiyatlarından rahatsız olduğuna işaret eden Palandöken şunları kaydetti, “İnsanların rahatsızlığı en çok tüketimdeki fiyat farkının aralığı görülen kalemler. Onun için bunları mahallinde üretip en yakın oturdukları yere, yakın bölgelerde üretimi artırdığımız sürece bunlar ortadan kalkacak. Aynı şekilde ekim arazilerindeki ayçiçeği yağı, zeytin ağacı, zeytin yağı fiyatlarının yüksekliğinden millet şikayet ediyor ama maalesef buralar konuta açıldığı için bu verimlilikte insanlar yararlanması veyahut kardan daha ziyade yapmış olduğu emeğin karşılığını alamamasından kaynaklı bir haksız rekabetle karşı karşıya kalıyor.”


“Hal yasası ve perakende yasasında düzenlemeler yapılmalı” 

Hal yasasındaki ve perakende sektöründeki düzenlemelerin birleştirilmesi gerektiğini söyleyen Palandöken, “Yeni bir düzenleme yapılması lazım. Hem hal yasasında hem de perakende sektöründeki düzenlemeler birleştirildiği zaman o bölgedeki harita çıkarıldığı zaman eminim ki artık fiyat yüksekliğinden şikayet son derece azalacak. Rekabet oluşacak. İnsanlar gördükçe bu karlılığı üretime hız verilecek. Üretim olmayan bir yerde bu kadar süratli bir şehirleşme ve tüketim olduğu sürece fiyatları regüle etmenin veya düşürmenin çaresi, polisiye tedbirlerle de mümkün değil” dedi.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM