Metsims Sürdürülebilirlik Müdürü Orhan Atacan, KOBİ’ler için önerdiği yol haritasını yedi temel başlıkta; pazar beklentileri ve mevzuat gerekliliklerini netleştirmek, somut ve uygulanabilir aksiyon planı oluşturmak, kısa, orta ve uzun vadeli hedefleri ayrı kurgulamak, ölçüm ve izleme mekanizmaları kurmak, yeşil finansman ve teşvikleri düzenli takip etmek, verimliliği merkeze almak, sürekli gelişim yaklaşımı benimsemek olarak belirledi
Küresel ticaretteki dönüşüm, sürdürülebilirliği KOBİ’ler için maliyet unsuru olmaktan çıkarıp uzun vadeli rekabet stratejisinin merkezine yerleştiriyor. Tedarik zincirlerinde şeffaflık, karbon emisyonlarının azaltılması, kaynak verimliliği ve sosyal uyum kriterleri artık yalnızca büyük şirketlerin değil, KOBİ’lerin de gündeminde yer alıyor. İhracat pazarlarında rekabet gücü sağlamak, dijital platformlarda varlık gösterebilmek ve finansmana erişim için sürdürülebilirlik kriterlerine uyum giderek belirleyici hale geliyor.
KOBİ’lerin sürdürülebilirlik dönüşümünde karşı karşıya olduğu riskler ve fırsatlar, stratejik bir yol haritası ihtiyacını her zamankinden daha belirgin hale getiriyor. Metsims Sürdürülebilirlik Müdürü Orhan Atacan, bu sürecin KOBİ’lerin sürdürülebilirliği kısa vadeli bir zorunluluk değil, uzun vadeli rekabet stratejisinin merkezine yerleştirmesi gerektiğini vurguladı.
“Sürdürülebilirlik kriterlerine uyum belirleyici hale geldi”
Atacan, büyük ölçekli şirketlerin ihracattaki güçlü konumları nedeniyle bu dönüşüme daha erken adapte olduğunu, ancak bugün KOBİ’lerin de hem rekabet baskısı hem de küresel beklentiler doğrultusunda sürece hızla uyum sağladığını belirtti. Türkiye’nin ihracatında KOBİ’lerin payının yüzde 35’i aşmasının, sürdürülebilirliğin artık stratejik bir gereklilik haline geldiğini gösterdiğini ifade etti.
Dijitalleşmenin bu dönüşüm sürecini daha da hızlandırdığına dikkat çeken Atacan, e-ticaret ve küresel dijital platformlarda yer alabilmek için sürdürülebilirlik kriterlerine uyumun belirleyici hale geldiğini söyledi. Atacan, “Sürdürülebilirlik yalnızca çevresel bir sorumluluk değil; dijital rekabetin de temel gerekliliklerinden biri” değerlendirmesinde bulundu.

Yeşil finansman dönüşümü güçlendiriyor
KOBİ’lerin sürdürülebilirlik yatırımlarını başlangıçta maliyet unsuru olarak gördüğünü belirten Atacan, kamu teşvikleri ve uluslararası finansman mekanizmalarının bu algıyı dönüştürdüğünü belirtti. Özellikle 2023 yılında KOSGEB, TÜBİTAK ve Dünya Bankası iş birliğiyle açıklanan Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’nin önemli bir eşik vurguladı. Sağlanan desteklerin firmaların sürdürülebilirlik yatırımlarını daha planlı, ölçülebilir ve stratejik bir çerçevede ele almasına katkı sunduğunu ifade eden Atacan, finansman araçlarının dönüşüm sürecini hızlandıran bir destek mekanizması olduğunu belirtti.
KOBİ’lerin karşılaştığı en kritik sorun teknik bilgi ya da finansman yetersizliği değil; strateji ve önceliklendirme eksikliği olduğunu ifade eden Atacan, “Pek çok KOBİ, neyi neden yaptığını netleştirmeden ölçüm ve raporlama adımlarına yöneliyor. Bu durum sürdürülebilirliği parçalı ve reaktif bir sürece dönüştürüyor. Oysa doğru bir yol haritası oluşturulduğunda hem teknik eksikler giderilebilir hem de finansmana erişim planlanabilir” dedi.
KOBİ’lerin Sürdürülebilirlik Yolculuğunda 7 Kritik Adım
Atacan’ın KOBİ’ler için önerdiği yol haritası yedi temel başlıkta toplanıyor:
1. Pazar beklentileri ve mevzuat gerekliliklerini netleştirmek
Satış yapılan pazarların çevresel ve sosyal kriterleri analiz edilmeli, hedef pazara uygun çözümler geliştirilmeli
2. Somut ve uygulanabilir aksiyon planı oluşturmak
Atılacak her adımın hangi riski azalttığı veya hangi fırsatı yarattığı açıkça tanımlanmalı.
3. Kısa, orta ve uzun vadeli hedefleri ayrı kurgulamak
Zaman planına yerleştirilmeyen hedefler uygulama zorluğu yaratır.
4. Ölçüm ve izleme mekanizmaları kurmak
Karbon ayak izi, enerji ve kaynak tüketimi gibi alanlarda düzenli veri takibi yapılmalı.
5. Yeşil finansman ve teşvikleri düzenli takip etmek
Destek mekanizmaları stratejik olarak değerlendirilmeli.
6. Verimliliği merkeze almak
Enerji, su ve hammadde verimliliği hem çevresel etkiyi azaltır hem maliyet avantajı sağlar.
7. Sürekli gelişim yaklaşımı benimsemek
Sürdürülebilirlik dinamik bir yönetim sürecidir; strateji düzenli olarak güncellenmeli.
Atacan sözlerini şu mesajla tamamladı: “Sürdürülebilirlik artık bir tercih değil; ihracat, rekabet gücü ve kurumsal dayanıklılık açısından bir zorunluluk. Ancak bu yolculuk ölçümle değil, vizyonla başlıyor. Net hedefler ve güçlü bir strateji oluşturulduğunda sürdürülebilirlik maliyet değil, uzun vadeli değer yaratımına dönüşür.”
