Metropolis kazılarının 35 yılı Yaşar Müzesi’nde ‘yaşatıldı’

Yaşar Müzesi ve Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı, kültürel mirasın nesillere aktarılması sorumluluğuyla etkinlikler düzenlemeye devam ediyor.

Arkeolojiye ve kültürel mirasın korunmasına uzun yıllardır destek veren Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı ve Yaşar Müzesi iş birliği ile 26 Mart Perşembe günü, Metropolis Antik Kenti’nin geçmişten günümüze uzanan araştırma serüvenine ışık tutan bir konferans düzenlendi. Ege’deki diğer büyük antik kentlerle birlikte bölgenin zengin uygarlık geçmişin ortaya koyan, bölgedeki şehirleşme, mimari ve sosyal yaşamın gelişimini anlamada değerli bir örnek olan İzmir’in Torbalı ilçesinde bulunan Metropolis teritoryumunda 35 yıldır devam eden kazı çalışmalarındaki bulgular, kentin Küçük Menderes Havzası ve İonia bölgesi için taşıdığı önem, Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Metropolis Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Serdar Aybek’in sunumuyla izleyicilere aktarıldı. Prof. Dr. Serdar Aybek, kentin yakın çevresinde MÖ 6000’lere dayanan ilk yerleşimlerden ve eski seyyahların notlarından başlayarak Ana Tanrıça Kenti Metropolis’in geçmişten bugüne uzanan hikayesini, 1989 yılında başlatılan bilimsel kazılardan günümüze uzanan süreci anlattı.


Metropolis kazılarında yaklaşık 13 bin eser gün yüzüne çıkarıldı

Metropolis’te yürütülen kazılar kapsamında Akropol, Tiyatro, Bouleuterion, Stoa ve hamam yapılarında yürütülen çalışmaların ortaya koyduğu bulgular dinleyicilerle paylaşılırken, Metropolis’te bugüne kadar yaklaşık 13 bin eserin gün yüzüne çıkarıldığı vurgulandı. 


Metropolis’in özgün mirası: grifonlu koltuk

Kentin gün yüzüne çıkarılan en dikkat çekici buluntularından biri olan tiyatro yapısı ve buradaki eserler de sunumda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Prof. Dr. Serdar Aybek, tiyatro kazılarında 1994 yılında orijinal yerinde bulunan Grifonlu Koltuk’un Metropolis’in en önemli ve özgün eserlerinden biri olduğunu belirtti. Aybek, “Helenistik Dönem’e tarihlenen ve orkestraya yakın bir konumda yer alan, Türkiye’deki diğer arkeolojik kazılarda benzerine rastlanılmamış bu gösterişli koltuğun iki yanında ayakta duran, kanatları arkaya doğru uzanan grifon figürleri bulunmaktadır. Kartal başlı ve aslan ayaklı bu mitolojik varlıklarla bezeli koltuğun, kentin ileri gelen bir aristokratına ait olduğu düşünülmektedir” dedi. 

Tiyatro ile aynı dönemde başlatılan Bouleuterion kazılarında ortaya çıkarılan bir diğer önemli buluntu olan “dekret”in (meclis kararı), kazının yazılı tarihi açısından adeta bir dönüm noktası  olduğunu aktaran Prof. Dr. Serdar Aybek, Helenistik Dönem’e tarihlenen bu yazıtın, Metropolis’in ilk liderlerinden olan Apollonios’un katkıları, kent yapıları ve Astraios Nehri üzerindeki liman ile Kaistros (Küçük Menderes) Ovası’ndaki tarımsal taşımacılıkta Metropolis’in rolüne ilişkin önemli bir kayıt olduğunun altı çizdi. Sunumunda, arkeolojik araştırmaların toplumsal fayda sağlayan projelerle nasıl güçlendirilebileceğine de değinen Prof. Dr. Serdar Aybek, Metropolis’te yürütülen çalışmaların yalnızca kazı alanıyla sınırlı kalmadığı, özellikle çocuklara yönelik sosyal projelerle desteklendiğini de aktardı.

Arkeoloji, kent tarihi ve kültürel mirasa ilgi duyan katılımcılar tarafından yoğun ilgi gören konferansın sonunda Prof. Dr. Serdar Aybek’e teşekkür sertifikası takdim edildi. 

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM