Pamukta kritik eşik; rekabetçilik

8. Ulusal Pamuk Zirvesi, ‘Türk Pamuğunda Kritik Eşik’ temasıyla İzmir’de gerçekleştirildi. Toplantıda pamuğun Türkiye için stratejik bir ürün olduğu ifade edilirken, üretimde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı

GÜLCİHAN ALTINKAYA

Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ulusal Pamuk Konseyi iş birliğinde düzenlenen 8. Ulusal Pamuk Zirvesi, ‘Türk Pamuğunda Kritik Eşik’ temasıyla İzmir Ticaret Odası Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda pamuğun Türkiye için stratejik bir ürün olduğu ifade edilirken, üretimde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı. Pamuk üretiminde dünyada yoğun rekabetçilik yaşandığı vurgulanan zirvede, Türkiye’nin bu rekabetçilikte öne çıkabilmesi için üreticinin teşvik edilmesi, şartlarının iyileştirilmesi ve sürdürülebilirlik kriterlerine bağlı kalınması gerektiği vurgulandı.


Başkan Çondur: Fiyat baskısı üreticimizin en büyük sorunu

Zirvenin açılışında konuşan Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur “Artan tarımsal girdi maliyetleri, küresel gıda piyasalarındaki belirsizlikler, iklim koşullarındaki değişkenlik üreticilerimizin karşı karşıya olduğu başlıca zorluklar arasında yer alıyor. Özellikle girdi fiyatlarındaki artış üretim maliyetlerini ciddi ölçüde yükseltiyor. Bugün gelinen noktada yalnızca maliyet artışı değil aynı zamanda fiyat baskısı da üreticimizin en büyük sorunu haline geldi. Üreticimiz çoğu zaman maliyetinin altında satış yapmak zorunda kalıyor. Bu durum kârı düşürmekle kalmıyor, zararı kronik hale getiriyor. Ekonomik gerçekler nedeniyle pamuk ekim alanlarında ciddi daralmalar yaşanıyor. Bu olumsuz şartlara rağmen özveriyle üretime devam eden çiftçimiz, Türkiye’yi küresel üretimde önemli bir noktada tutuyor ancak bu sürdürülebilir değil. Üreticiyi garanti altına alan politikalar hayata geçirilmeli. Sulama yatırımlarının tamamlanması ve enerji maliyetlerinin düşürülmesi verimlilik için hayati önem taşıyor. Ayrıca ‘GMO Free Turkish Cotton’ markamızın güçlendirilmesi ve doğal elyaf kullanımının teşvik edilmesi, küresel pazardaki rekabet gücümüzü artıracak. Aksi takdirde üreticinin pamuktan kaçışı devam edecek ve dışa bağımlılığımız artacak” diye konuştu.


İhsan Emiralioğlu: Türkiye kaliteli ve GDO’suz üretimle ayrışıyor

Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu ise 2026’nın dört ayında geçmiş 2 yıla kıyasla daha fazla yağış alındığını ifade ederek, tarımsal üretim anlamında bereketli bir yıl olmasına yönelik beklentilerinin arttığını söyledi. Pamuğun bakanlık tarafından belirlenen 13 stratejik üründen biri olduğuna işaret eden Emiralioğlu, Türkiye’nin kaliteli, GDO’suz üretimle diğer dünya üreticilerinden ayrıştığını belirtti.

Türkiye’nin birim alandan elde edilen pamuk verimi açısından dünyada ilk 3’te yer aldığını belirten Emiralioğlu, “2002 yılında dekara kütlü pamuk verimimiz 353 kilogram iken bu verim düzeyi yüzde 36 artarak dekarda 480 kilogramlara ulaştı. Dünya ortalaması bunun çok çok altında dekara 236 kilogram civarında” dedi.

Üretimi artırmak ve çiftçiyi desteklemek adına dekar başına verilen destek miktarının yükseltildiğini kaydeden Emiralioğlu, “2025 yılında dekar başına 1098 lira olarak uyguladığımız destekleme fiyatını, 2026 yılında bin 395 TL’ye çıkardık. Verimi ve kaliteyi artırmak için fark ödemesi ve benzeri destek kalemlerimiz de devam edecek” dedi. Sektörün geleceğinin Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı ve sürdürülebilirlik kriterlerine bağlı olduğunu hatırlatan Emiralioğlu, artık rekabetin sadece fiyatla değil; karbon ayak izi, sürdürülebilirlik ve izlenebilirlik üzerinden şekillendiğini vurguladı.


Vali Elban: Dünyada çok yoğun rekabet var

İzmir Valisi Süleyman Elban ise konuşmasında “Ülkemizin sanayileşme macerası 19. yüzyılda başlarken ilk temeli atan yine pamuğa dayalı sanayi oluyor. Ürün hem tekstil sektörümüzün vazgeçilmezi hem de gıda ve hayvan yemi sanayinde bereketli bir ürün” dedi.
Pamukta yaşanan sorunların benzerlerinin tüm diğer tarım ürünlerinde olduğunu ifade eden Elban, “Girdi maliyetleri, kuraklık, ithalat ihracat gibi. Bütün tarımsal ürünler için geçerli sorunlar. Üretim halen iklimle doğrudan ilintili. Dünyayla çok entegre durumdayız. Dünyada çok acımasız ve yoğun bir rekabet var. Ürün maliyetleri ve fiyatlar rekabet konusunda sıkıntılıysa rekabet şansı kalmıyor. Somut, gerçekçi olan şeyler üzerine yoğunlaşmamız lazım. Üretimi nasıl arttırırız? Verimliliğimiz yüksek ama daha da arttırmak konusunda neler yapılabilir, çiftçimizi özendirmek için neler yapabiliriz? Verimliliği daha yüksek ürünlere gitmekte fayda var” ifadelerinde bulundu.

Sulama teknikleri konusunda çalışmalar yapılması gerektiğini vurgulayan Elban, bilinçsiz kimyasal yerine toprağa daha dikkatli davranmak konusunda bilgilendirme yapılması gerektiğini belirtti. Pamuk üretiminden vazgeçildiğinde toprağın kötü kullanımı ortaya çıktığına değinen Elban, “Bunun bir sorumlusu da kontrolsüz ve düzensiz ilaç kullanımı” dedi. 

Tekstil sektörünün en önemli dayanağının pamuk olduğunu belirten Elban, “Pamuk üretimimiz sektörü yüzde 40 destekleyebiliyor. Hammadde elimizde olursa savaşlardan etkilenmeyiz. Hem de para üreticimizde kalır. Üretici pamuktan vazgeçiyor bunu durdurmak gerekiyor” diye konuştu.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM