Kalp cerrahisinin yeni gücü: Yapay zekâ 

Önümüzdeki 10 yıl içinde teknolojik gelişmeler, biyomühendislik, uzaktan sağlık, yapay zekâ ve veri bilimi gibi alanların tıpla daha fazla entegre olmasıyla birlikte kalp ve damar cerrahisinin hem uygulama biçimi hem de hasta yönetimi önemli ölçüde değişecek

Gelecek 10 yıl içinde kalp ve damar cerrahisinde devrim niteliğinde pek çok değişim yaşanacak. En belirgin değişimlerden biri, daha az travmatik cerrahi yaklaşımların yaygınlaşması olacak. Çok küçük kesilerin uygulanacağı teknikler, robotik cerrahi ve hibrit prosedürler giderek standart hale gelecek. Önümüzdeki yıllarda ayrıca kateter bazlı çözümler de artacak ve cerrahi ile girişimsel kardiyoloji arasındaki sınırlar giderek daha fazla bulanıklaşacak. Bu nedenle kalp cerrahlarının hibrit ameliyathanelerde çalışan multidisipliner ekiplerin liderlerinden biri olması kaçınılmaz görünüyor. 

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Civelek, geleceğin kalp cerrahisinde bizi bekleyen ufuk açıcı gelişmeleri anlattı. Robotik platformların daha kompakt, daha ekonomik ve daha erişilebilir hale geleceğine dikkat çeken Prof. Dr. Civelek, “Bu sayede koroner bypass cerrahisi, mitral kapak onarımı ve bazı doğumsal kalp ameliyatlarının önemli bir kısmı robotik destekli yapılabilecek. Bu gelişme aynı zamanda cerrahların eğitim süreçlerini de değiştirecek. Simülasyon tabanlı eğitim, sanal gerçeklik ve dijital cerrahi platformlar cerrahi öğrenmenin önemli bileşenleri haline gelecek” dedi.


Cerrahide yapa zekâ kullanımı artacak

Yapay zekânın, kalp ve damar cerrahisinin birçok aşamasında karar destek sistemi olarak kullanılacağını ifade eden Prof. Dr. Civeler, şunları söyledi: “Ameliyat öncesinde gelişmiş görüntüleme teknikleri ve yapay zekâ algoritmaları, cerrahlara hastaya özgü üç boyutlu anatomik modeller sunabilecek. Bu modeller sayesinde cerrahlar ameliyatı operasyon öncesinde sanal ortamda planlayarak farklı stratejileri değerlendirebilecek. Bu yaklaşım özellikle kompleks aort cerrahisi, doğumsal kalp hastalıkları ve kapak onarımları için önemli bir avantaj. Ameliyat sonrası dönemde de yapay zekâ ile yoğun bakım yönetimi daha optimize hale gelecek. Böylece, komplikasyonların erken saptanması mümkün olacak. Giyilebilir sağlık teknolojileri ve uzaktan hasta izleme sistemleri sayesinde hastaların kalp ritmi, kan basıncı ve fiziksel aktivite düzeyleri kesintisiz takip edilebilecek. Bu teknolojiler sayesinde komplikasyonların erken saptanması mümkün olurken, hastaların hastaneye yeniden yatış oranları da azalabilecek.”

Yakın geleceğin en heyecan verici gelişmelerinden birinin biyomühendislik alanında beklendiğini belirten Prof. Dr. Civelek, “Doku mühendisliği ve biyobaskı teknolojileri sayesinde biyolojik olarak uyumlu damar greftleri ve kapak dokuları geliştiriliyor. Benzer şekilde, büyüyebilen biyolojik kalp kapakları özellikle çocuk hastalarda tekrar ameliyat gereksinimini azaltabilecek bir potansiyele sahip. Genetik ve moleküler biyolojideki ilerlemeler sayesinde ayrıca kalp ve damar hastalıklarının tedavisi giderek daha fazla kişiselleştirilecek” ifadelerinde bulundu.


Geleceğin kalp cerrahı nasıl olacak?

Geleceğin kalp cerrahının yalnızca teknik olarak yetkin bir operatör değil; aynı zamanda teknolojiyi etkin kullanan, veri analizi yapabilen ve multidisipliner ekipleri yöneten bir klinisyen olacağını ifade eden Prof. Dr. Civelek, “Elbette kalp cerrahisinin temelinde olan, insan hayatını koruma ve hastalara daha kaliteli bir yaşam sunma amacı yerini korumaya devam edecek. Cerrahlar artık girişimsel kardiyologlar, biyomühendisler, veri bilimcileri ve görüntüleme uzmanlarıyla daha yakın çalışacak. Bu nedenle eğitim programlarının da bu yeni gerçekliğe uygun biçimde güncellenmesi en önemli başlıklardan biri” dedi.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM