Son günlerde dünya genelinde gündeme gelen hantavirüs enfeksiyonları kamuoyunda endişe yaratırken, uzmanlar Türkiye’de şu an için doğrulanmış bir vaka bulunmadığını ve panik yerine doğru bilgilendirme ile korunma önlemlerine odaklanılması gerektiğini belirtiyor.
Sağlık Bakanlığı’nın 8 Mayıs 2026 tarihli açıklamasına göre, Türkiye genelinde tespit edilmiş aktif bir hantavirüs vakası bulunmuyor. Geçmiş yıllarda sınırlı sayıda görülen vakaların ise kontrol altına alındığı ifade ediliyor.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Central Hospital İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Bilal Uğurlukişi, hantavirüsün özellikle kemirgen temasıyla bulaşan viral bir enfeksiyon olduğuna dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı: “Hantavirüs çoğunlukla fare ve sıçan gibi kemirgenlerin idrar, dışkı ve salyalarıyla kontamine olmuş ortamların solunmasıyla bulaşır. Günlük yaşamda risk oldukça düşüktür ancak kapalı ve uzun süre kullanılmamış alanların temizliği sırasında dikkatli olunmalıdır.”
Tedavide erken tanı hayati önem taşıyor
Hantavirüs enfeksiyonuna yönelik spesifik bir antiviral tedavi veya yaygın kullanımda bir aşı henüz bulunmuyor. Tedavi süreci hastanın klinik durumuna göre destekleyici bakım ile yürütülüyor. Özellikle ağır vakalarda; yoğun bakım takibi, oksijen ve solunum desteği, sıvı-elektrolit dengesinin korunması, gerekli durumlarda diyaliz uygulamaları hayati önem taşıyabiliyor.

Hantavirüsten korunmak için 4 önemli öneri
Özellikle depo, bodrum, tavan arası ve kırsal alanlarda şu önlemlerin alınmasını öneriyor:
1. Kemirgenlerin yaşam alanlarına girişini engelleyin.
2. Kapalı alanları temizlemeden önce mutlaka havalandırın.
3. Temizlik sırasında maske kullanın ve yüzeyleri ıslatarak dezenfekte edin.
4. Gıdaları kapalı ve korunaklı alanlarda muhafaza edin.
Uzmanlar, mevcut durumda Türkiye’de bir salgın riskinin söz konusu olmadığını ancak toplum sağlığı açısından doğru bilgiye dayalı önlemlerin önemini koruduğunu vurguladı.
