Yeni dönemin kırılma hatları: Ticaret, enerji, teknoloji, su

Öğütçü: 3. Dünya Savaşı başladı, ama bu kez cepheler farklı

SEDA GÖK

ESİAD toplantısında konuşan Global Resources Partners Yönetim Kurulu Başkanı ve London Energy Club Kurucusu Mehmet Öğütçü, geleneksel savaş döneminin kapandığını belirterek, “Farkında olmayabilirsiniz ama ticaret, döviz ve teknoloji cepheleriyle 3. Dünya Savaşı zaten başladı” dedi. Değişen bu sert iklimde şirketlerin stratejisini özetleyen ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu ise büyüme odaklı reflekslerin artık yetersiz kaldığına dikkat çekerek, “Mesele yalnızca büyümek değil; daha güvenli ve dayanıklı yapılar oluşturmaktır” uyarısında bulundu.

Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD), küresel düzendeki büyük kabuk değişimini ve önümüzdeki beş yılın makroekonomik haritasını masaya yatırdı. ESİAD Dernek Merkezi’nde düzenlenen “Önümüzdeki Beş Yıl: Riskler, Fırsatlar ve Stratejik Dönüşüm” başlıklı toplantının konuğu, Global Resources Partners Yönetim Kurulu Başkanı ve London Energy Club Kurucusu Mehmet Öğütçü oldu.


Daha güvenli ve dayanıklı yapılar kurmalıyız

Toplantının açılışında konuşan ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, dünya ekonomisinin kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, şöyle konuştu:

“Pandemi ve bölgesel savaşlar, küreselleşme neticesinde oluşan ekosistemin ne kadar kırılgan olabildiğini hepimize gösterdi. Artık ülkeler ve şirketler açısından mesele, yalnızca büyümek değil; daha güvenli, daha dayanıklı ve değişen koşullara en hızlı şekilde uyum sağlayabilen yapılar oluşturmak gerekiyor. Bu nedenle dünya ekonomisinde verimlilik kadar güvenliğin, maliyet kadar dayanıklılığın ve uluslararası rekabet gücünün önem kazandığı yeni bir döneme ve dönüşüme tanıklık ediyoruz. Bakalım yeni sistem bizi nereye götürecek… Dönüşüm artık ekonomik sürdürülebilirliğin ve rekabet gücünün temel koşuludur.”


Savaş sadece tankla, F16 ile olmuyor

Açılış konuşmasının ardından söz alan Mehmet Öğütçü, dünyanın içinde bulunduğu çatışma ortamının geleneksel savaş tanımlarının çok ötesine geçtiğini ve sürecin halihazırda başladığını ilan etti. 3. Dünya Savaşı’nın televizyonlarda duyurulmayacağını belirten Öğütçü, şu çarpıcı analizde bulundu:

“Belki farkında değilsiniz ama şu anda Dünya Savaşı’nı yaşıyoruz. Başladı, yürüyor. Dünya Savaşı başladığında da kimse buna Dünya Savaşı dememişti, televizyonlarda da ilan edilmeyecek. Artık savaşlar sadece F16’larla, S400’lerle veya tanklarla cereyan etmiyor; ticaret savaşları, enerji savaşları, döviz savaşları, su ve teknoloji savaşlarını zaten yaşıyoruz ve görüyoruz. Bu yeni dönemde mutlak müttefikler olmayacak; sürekli değişen, stratejik özerkliği olan ülkelerin öne çıktığı, esnek ve ne yazık ki şiddetlenerek devam edecek bir süreçten geçiyoruz.”


“Geopolitics, Stupid!” dönemi

Ekonomik verilerin artık tek başına yeterli olmadığını, jeopolitik risklerin şirketlerin geleceğini finansal tablolardan daha fazla etkilediğini ifade eden Öğütçü, “Eskiden, ‘It’s economy, stupid’ (Mesele ekonomi, aptal!) sözü vardı; her şey ekonominin etrafında dönerdi. Ben olsam şimdi ‘Geopolitics, stupid’ derdim. Çünkü artık jeopolitika şirketlerin geleceğini temelden etkiliyor. Her şirket, nasıl CFO’su veya teknoloji sorumlusu varsa, bir tane de ‘Chief Geopolitical Officer’ (Baş Jeopolitik Sorumlusu) tayin etmek zorunda” diye konuştu.


Seyirci değil, oyun kurucu olmalıyız

Türkiye’nin enerji profili üzerinden de değerlendirmeler yapan Öğütçü, sadece izleyici olmanın Türkiye için bir seçenek olmadığını vurguladı. Öğütçü, “Doğalgazda yüzde 98, petrolde yüzde 95 dışa bağımlı bir ülke, dünyadaki dinamiklerin dışında kalamaz. Yakından izlemek, parçası olmak ve mümkünse bu oyunda kurucu üyelerden biri olmak zorundayız. Artık sadece üretimin jeopolitiği değil, akışın jeopolitiği önemli. Ürettiğiniz şey akmıyorsa eğer, Hürmüz’e ya da Malakka’ya takılıp kalıyorsa değerini yitiriyor. Türkiye, coğrafyasının getirdiği bu akış kontrol gücünü beyinsel kaslarıyla birleştirerek bu coğrafyanın en büyük bölgesel gücü haline gelmelidir” dedi.


Bölgesel markalaşma önemli

Ülke imajındaki aşınmayı yönetmek için bölgesel markalaşmanın önemine değinen Mehmet Öğütçü, Türkiye’nin kendisini dış dünyaya kentlerle ve bölgelerle tanıtması gerektiğini savundu. Öğütçü, “İnsanlar artık Barselona deyince İspanya demiyor, Toskana bir markaya dönüştü, Dubai deyince kimse BAE’yi konuşmuyor. Ege, İzmir muazzam bir ekosistem. Tarihi, doğası ve yaşam kalitesiyle bir marka. Yatırımcıyı sadece rakamlarla değil, yaşam kalitesiyle çekebilirsiniz. Pırıltılı broşürler yerine, yatırımcının bizzat deneyimleyeceği somut başarı hikayelerine ve en önemlisi güvene ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM