Ege Maden İhracatçıları Birliği düzenlediği Doğal Taş Gala Gecesi’nde iki ödül töreni birden düzenledi. Doğal Taş Gala Gecesi’nde; katma değerli doğal taş ihracatının artması için bu yıl VI. kez düzenlenen AMORF Doğal Taş Proje ve Tasarım Yarışması’nda kazananlar ödüllerine kavuşurken, Ege Maden İhracatçıları Birliği, 2025 yılında doğal taş ihracatına en çok katkı sağlayan üyelerini 7 kategoride 36 ödülle onurlandırdı.
Ege Maden İhracatçıları Birliği Duayen Ödülü Haz Marble Kurucusu Abdurrezzak Abit Yeşilkaya’ya verildi.
AMORF Doğal Taş Proje ve Tasarım Yarışması’nda birinciliği DIALITH isimli projesiyle Efe Kurtoğlu kazanırken, ikinci PATİKA isimli tasarımıyla Ekim Güney Öztürk oldu. Çağlar Lampir RAW adını verdiği projeyle üçüncülüğe adını yazdırdı.
Jüri özel ödülü kazanan isimlerse; Duolith projesiyle Büşra Gürdağ, Yusuf Çakar ve Günce Eşingen Kınayoğlu, TURKStone isimli projesiyle Hüseyin Öztürk ve Trace isimli tasarımıyla Raşide Cengiz oldu.
Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılında gerçekleştirdiği 747 milyon dolarlık doğal taş ihracatına en büyük katkıyı sağlayan beş firma ise; “AYTAN MERMER MADENCİLİK İTH. İHR. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ., ŞUAYP DEMİREL, METAMAR MERMER GRANİT MADENCİLİK SAN. VE TİC. A.Ş., CEM-MER DOĞALTAŞ İTH. İHR. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ve TUREKS-GM MERMER GRANİT SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.” şeklinde sıralandı.
“Önemli sınavlarla karşı karşıyayız”
Antik Simirna’nın ticaret hayatına can veren Agora’da düzenlenen Doğal Taş Gala Gecesi’nde konuşan Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Agora’da binlerce yıldır ayakta duran sütunların, doğru işlenmiş doğal taşın bir yapı malzemesi olmaktan çıkıp medeniyetleri gelecek kuşaklara taşıdığının göstergesi olduğuna vurgu yaptı.
Ege Maden İhracatçıları Birliği olarak 2026 yılının 8 aylık döneminde ihracatlarını yüzde 19 artırarak 1 milyar 72 milyon dolara ulaştıkları, son 1 yıllık ihracatta 1,5 milyar doları aştıkları bilgisini veren Alimoğlu şöyle devam etti: “Başarılarımız artsa da sektörümüzün önümüzdeki dönemde önemli sınavlarla karşı karşıya olduğunu görüyoruz. Döviz kuruyla enflasyon arasındaki makasın açılması, enerji ve işçilik maliyetlerindeki artış ve döviz kurundaki durağanlık rekabet gücümüzü zorlayan başlıca etkenler olmaya devam ediyor. Bu zorluklara rağmen pes etmiyoruz. Sorunlarımızı doğru analiz ederek geleceğe sağlam bir yol haritasıyla hazırlanıyoruz. Bu amaçla sektör temsilcilerimizle bir araya geldiğimiz Stratejik Planlama Toplantımızda 2026-2030 dönemi önceliklerimizi ve hedef pazarlarımızı birlikte belirledik. Ağustos ayında Afyon’da gerçekleştirdiğimiz Açık Mikrofon etkinliğimizde de sektör temsilcilerimizle ve Ankara’dan ilgili bürokratlarımızla bir araya gelerek sorunlarımızı, beklentilerimizi ve çözüm önerilerimizi hep beraber konuşma fırsatı bulduk. Sektörümüzün sesini daha güçlü duyurabilmek için sahadan gelen görüşleri son derece önemsiyoruz. Bu buluşmaların, ortak akılla hareket etmemize ve önümüzdeki döneme ilişkin çalışmalarımıza yön vermesine büyük katkı sağladığına inanıyoruz.”
Doğal taş sektörünün ihtiyaçlarını ve pazar dinamiklerini titizlikle analiz ederek doğru pazarlara yönlendirdiklerinin altını çizen Alimoğlu, “Bu doğrultuda, üyelerimizi, Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle, Eylül ayında Özbekistan’a, Ekim ayında Fas’a, Kasım ayında da İspanya’ya götürüyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

Hedef; ihracatta katma değeri artıracak ürünlerin önünü açmak
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, AMORF ile temel hedeflerinin; Anadolu’nun binlerce yıllık doğal taş kültürünü çağdaş tasarımla buluşturmak, tasarımcılarımızın yaratıcı bakış açısını sektörümüzün güçlü üretim altyapısıyla bir araya getirmek ve doğal taş ihracatımızda katma değeri artıracak yeni ürünlerin önünü açmak olduğunun altını çizdi.
Doğal taşın yalnızca bir yapı veya kaplama malzemesi değil; dokusu, yüzeyi, kütlesi, dayanıklılığı ve zamansızlığıyla insan yaşamına değer katan güçlü bir tasarım malzemesi olduğuna temas eden Öztürk, “Bu yıl yarışmamıza katılan tasarımcılarımız doğal taşı farklı kullanım alanları, yeni üretim teknikleri, sürdürülebilirlik ve kullanıcı deneyimi ekseninde yeniden yorumladılar” ifadelerini kullandı.
Doğal taş ihracatında 7 ayrı kategoride dağıtılan 35 ödüle de değinen Öztürk sözlerini şöyle tamamladı: “Bu ödüller yalnızca ihracat rakamlarında elde edilen başarının değil; üretimin, istihdamın, uluslararası pazarlarda gösterilen kararlılığın ve Türk doğal taşının dünya çapındaki güçlü konumuna yapılan katkının da bir göstergesi.”
“Dünya doğal taş ihracatının yüzde 12,7’sini yapıyoruz”
Türk doğal taş sektörünün 2025 yılında 2,1 milyar dolarlık ihracatla Çin ve İtalya’dan sonra en fazla doğal taş ihracatı eden ihracatı gerçekleştiren 3. ülke konumunda bulunduğunu dillendiren Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Alper Eriten dünya doğal taş ihracatının yüzde 12,7’sinin ülkemiz tarafından gerçekleştirilmekte olduğunun altını çizdi.
“Türk doğal taşının kalitesi ve estetik gücüyle dünya pazarlarında önemli bir yer edinmiş olması bizler için gurur vericidir” tespitinde bulunan Eriten, “Sektörümüz yerli makine teçhizat kullanımı ile ithal girdisi en az olan sektörlerimiz arasında geliyor. Ancak bizler bu başarılarla yetinmeyip tasarımıyla öne çıkan ve markalaşmış ürünlerle küresel pazarlarda daha sağlam ve etkili bir sektör yapısı oluşturmayı hedefliyoruz. Ticaret Bakanlığı olarak bu düsturla ihracata hazırlık aşamasından küresel firmalara tedarikçi olmaya, tanıtımdan fuar katılımlarına, yurt dışı dağıtım kanalları oluşturmaktan küresel marka olmaya kadar ihracatın her aşamasına, ihracatçımızın her adımına destek veriyor ve sektördeki tüm paydaşlarla birlikte çalışmaya gayret gösteriyoruz. Türk doğal taşını global pazarlarda daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Doğal taş sektörüne yönelik olarak 23 adet UR-GE projemiz bulunuyor. Yurt dışı fuarlar kapsamında sektörümüze yönelik olarak 2026 yılında ilk 8 ayda 8 fuar destek kapsamına alındı. Türk malı ve hizmeti imajını daha da güçlendirmek amacıyla titizlikle tasarlanan TURQUALITY tanıtım projelerimizden ikisi de doğal taş sektörüne ait. Biri İMİB koordinatörlüğünde yürütülen Land of Stones, diğeri de DENİB organizasyonunda yürütülen TURQUALITY Projesi” diyerek sözlerini noktaladı.

