
İzmir, gastronomi açısından zengin bir coğrafya. Kent merkezinin periferisindeki tarım havzalarında zengin bir üretim ortamı var. Küçük Menderes’te özellikle Tire, Yarımada’da Urla mutfağıyla parıldıyor. Tire’nin geleneksel lezzetleri, Urla’nın pırıltılı şef lokantaları, bütün kıyılardaki deniz ürünleri sunan lokantalar, Urla Enginar Festivali, Alaçatı Ot Festivali gibi kurumsallaşan organizasyonlar İzmir’e değer katıyor.

Aynı zamanda İzmir’in nefis yerel lezzetleri de var. Bir çırpıda akla gelen kumru, midye, söğüş, gevrek, boyoz, balık ekmek, kokoreç, şambali, torpil, lokma, bomba, sübye ve daha neler neler…
İzmir’e, İzmir Büyükşehir ve Konak Belediyesi’ne kent merkezinde ortaklaşa gerçekleştirebilecekleri bir festival önerim var: Sokak Lezzetleri Festivali. Her yıl geleneksel olarak ilkbahar veya sonbaharda cuma-pazar arasında üç gün sürecek bu festivalde kurulacak standlarda birbirinden lezzetli sokak yiyecek ve içecekleri İzmirlilerle buluşturulabilir.

Bu festivalin çok ilgi göreceğine, markalaşacağına, turizmi de hareketlendireceğine inanıyorum. Kent bilincine de katkısı olacaktır. İzmir’in kültürüne de… Sokak Lezzetleri Festivali’nde stant bölgelerinde belirlenecek noktalarda seçilmiş sokak müzisyenleri de sahne alırsa, konsept açısından yerinde olacaktır. Aynı zamanda üç gün boyunca gurmeler, gurme yazarlar da festivale konuşmalarıyla renk ve değer katarlar.

Bu fikri geliştirirken ünlü gurme-yazar dostum Süreyya Üzmez’den duyduğum New York Sokak Lezzetleri Festivali’nden de esinlendiğimi belirteyim. Belki aynı zamanda yıllardır Alaçatı Ot Festivali’nde jüri üyeliği de yapan, Başkent Ün’de gastronomi dersleri veren; Ankaralılara ve yolu Ankara’ya düşenlere çeyrek yüzyılı aşkındır en taze deniz ürünlerini ve inovatif mezeleri sunan Süreyya Üzmez de bu festivale katkı sunar. Çünku o, İzmir’i sever.
Ne dersiniz İzmir Büyükşehir ve Konak Belediyesi? Birlikte yapmayız derseniz, biriniz yapın derim… İzmir’e kentlilik, İzmir, İzmirlilik bilinci katacak bir festivali ıskalamayın derim…

