İş İnsanı
Mermer Ocağı Sahibi
İZİKAD Üyesi
“Doğal taş sektörü “Doğal taş sektörü yalnızca üretim değil;
bilgi, tecrübe, disiplin ve uzun vadeli bir vizyon gerektirir.”
Doğal taş ve mermer sektörü; üretimin ilk aşamasından nihai ürünün dünya pazarlarıyla buluşmasına kadar ciddi bir saha tecrübesi, planlama, kalite anlayışı ve sürdürülebilirlik gerektiren önemli bir sanayi alanıdır. Yıllardır bu sektörün içerisinde aktif olarak yer alırken, işin yalnızca ticari boyutuna değil; üretimden yönetime, ihracattan insan kaynağına kadar tüm süreçlerine hâkim olmayı ve sahadan kopmadan ilerlemeyi önemsiyorum.
Bir doğal taşın ocaktan çıkarılmasıyla başlayan süreç; doğru üretim planlaması, kalite kontrolü, iş güvenliği, verimlilik, lojistik ve ihracat yönetimiyle devam ediyor. Bu nedenle sektörümüzde başarıyı yalnızca üretim miktarıyla değil; kalite, güven, sürdürülebilir büyüme ve doğru yönetim anlayışıyla değerlendirmek gerektiğine inanıyorum.
Türkiye, sahip olduğu zengin doğal taş rezervleri ve ürün çeşitliliğiyle dünya pazarında çok önemli bir potansiyele sahip. Ancak bu potansiyeli daha ileriye taşımanın yolu yalnızca üretmekten değil; doğal taşımıza katma değer kazandırmaktan, markalaşmaktan, yeni pazarlara ulaşmaktan ve Türk mermerini dünyada güçlü bir şekilde temsil etmekten geçiyor.
Attığımız her adımın ülkemizin üretimine, istihdamına ve ihracat gücüne katkı sağladığının bilinciyle hareket etmeyi önemli buluyorum.
Sektörümüzün geleceği açısından üzerinde özellikle durduğum konulardan biri de mesleki eğitim ve gençlerin sektöre kazandırılması. Üniversiteler ile iş dünyası arasında kurulacak güçlü iş birliklerinin; nitelikli insan kaynağının yetişmesine, teknolojik gelişmelerin üretime daha hızlı aktarılmasına ve yıllar içerisinde oluşan saha tecrübesinin yeni nesillere taşınmasına büyük katkı sağlayacağına inanıyorum. Gençlerin teorik bilgilerini gerçek üretim süreçleriyle birleştirebilmeleri, sektörümüzün geleceği açısından önemli bir kazanım olacaktır.
Doğal taş ve madencilik, uzun yıllardır erkek egemen sektörler arasında görülüyor. Ancak ben kadınların üretimde, yönetimde, ihracatta ve karar mekanizmalarında daha fazla yer almasının sektörümüze önemli bir güç kazandıracağına inanıyorum. Bir kadın iş insanı olarak sahada ve yönetimde aktif biçimde yer almak; kadınların sanayinin her alanında başarılı olabileceğini göstermek açısından benim için ayrıca değer taşıyor.
İş dünyasında kalıcı başarının yalnızca bugünü yönetmekle değil, geleceği doğru okumakla mümkün olduğuna inanıyorum. Teknolojinin, sürdürülebilir üretimin, çevresel sorumluluğun ve değişen dünya pazarlarının doğal taş sektörünün geleceğini şekillendireceği çok açık. Bu dönüşümün gerisinde kalmak yerine, değişimi doğru okuyarak üretim anlayışımızı sürekli geliştirmemiz gerekiyor.
Bugün hedefim; yıllar içerisinde edindiğim saha ve iş tecrübesini daha ileri taşıyarak üretime, istihdama ve ihracata değer katmak; gençlere ve kadınlara daha fazla alan açılmasını desteklemek ve Türkiye’nin doğal taş potansiyelinin dünya pazarlarında hak ettiği değeri görmesine katkı sağlamak.
Çünkü benim için iş hayatında gerçek başarı; yalnızca büyümek değil, üretirken değer yaratmak ve arkamızda geleceğe taşınabilecek güçlü bir iz bırakmaktır.

