Emeklilere ocak ayında ‘iyileştirme’ gündemde

SEDA GÖK

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Bakanlığının 2027 yılı bütçe teklifini ve 2025 yılı kesin hesabını sundu. Çalışma hayatı, istihdam ve sosyal güvenlik alanındaki gelişmeleri değerlendiren Işıkhan, önümüzdeki dönemin öncelikleri arasında emeklilerin gelirlerinin iyileştirilmesi, istihdamın artırılması ve sosyal güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesinin bulunduğunu ifade etti.


Emeklilere yeni düzenleme hazırlığı

Emeklilerin gelirlerini iyileştirmek için yeni bir çalışma yürüttüklerini açıklayan Işıkhan, 2025 yılının ikinci yarısında 16 bin 881 TL olan en düşük emekli aylığının 2026 Ocak ayında 20 bin TL’ye, temmuz ayında ise 23 bin 552 TL’ye yükseltildiğini hatırlattı. 2018’den bu yana toplam 483,4 milyar TL bayram ikramiyesi ödendiğini belirten Işıkhan, mevcut iyileştirmelerin yeterli olmadığının farkında olduklarını söyledi.

2027 yılı Ocak ayından itibaren geçerli olması hedeflenen çalışmanın, mevcut yasal artışlara ilave iyileştirmeler içereceğini kaydeden Işıkhan, emekliler arasındaki gelir farklılıklarını gözeten, adalet ve hakkaniyeti esas alan bir yaklaşım üzerinde durduklarını bildirdi. Çalışmaların Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Ekonomi Koordinasyon Kurulunda yer alan kamu kurumlarıyla birlikte sürdürüldüğünü belirten Işıkhan, çalışma tamamlandığında kamuoyuyla paylaşılacağını ve Meclisin takdirine sunulacağını ifade etti.

İstihdam verilerini de paylaşan Işıkhan, 2026 yılı Eylül ayı itibarıyla iş gücünün 35,4 milyon, istihdamın 32,4 milyon, işsiz sayısının 2,9 milyon olduğunu açıkladı. İşsizlik oranının yüzde 8,4 seviyesinde gerçekleştiğini belirten Işıkhan, işsizliğin 41 aydır tek hanede seyrettiğini söyledi. Genç işsizlik oranı yüzde 14,8, ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı ise 2026’nın ikinci çeyreğinde yüzde 22,2 oldu.

Önümüzdeki üç yılda yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam oluşturmayı hedeflediklerini belirten Işıkhan, İŞKUR aracılığıyla 2026 yılında 1 milyon 75 bin 474 kişinin özel sektörde işe yerleştirilmesine aracılık ettiklerini bildirdi. İlave istihdam sağlayan işverenlere sigortalı başına 65 bin TL’ye kadar prim desteği sunulduğunu, İşsizlik Sigortası Fonunun varlığının ise 900 milyar TL’nin üzerine çıktığını kaydetti.

Kadınların iş gücüne katılımına yönelik İş Pozitif Programı kapsamında 2,7 milyondan fazla kadının işe yerleşmesine aracılık edildiğini belirten Işıkhan, 2024’ten bu yana İşgücü Uyum Programı’ndan 720 bin 224 kişinin yararlandığını, katılımcıların yüzde 80’inin kadınlardan oluştuğunu aktardı.


Gençliğin Üretim Çağı’na 472,3 milyar lira

Gençlerin eğitimden çalışma hayatına geçişini kolaylaştırmak amacıyla hazırlanan Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) Programı için üç yılda toplam 472,3 milyar TL kaynak ayrıldığını açıklayan Işıkhan, programla 3 milyondan fazla gence ulaşmayı hedeflediklerini bildirdi.

Beş ayrı programı bir araya getiren GÜÇ kapsamında, kamu ve özel sektörde 144 bin öğrenciye staj imkânı sağlandığını, üç yıl sonunda 800 bin öğrencilik staj kapasitesi oluşturulmasının hedeflendiğini belirten Işıkhan, İŞKUR Gençlik Programı ile 2028 yılı sonuna kadar 1 milyon öğrenciye ulaşmayı amaçladıklarını söyledi.

İşbaşı Eğitim Programları kapsamında dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm, yapay zekâ ve geleceğin mesleklerine yönelik eğitim alanlar ile kendi alanlarında çalışan meslek lisesi mezunlarının cep harçlıklarının 2027’den itibaren yüzde 50’ye kadar artırımlı ödenebileceğini de açıkladı.

İmalat sektöründeki istihdamı korumak amacıyla uygulanan program kapsamında bugüne kadar 15,5 milyar TL destek sağlandığını belirten Işıkhan, programın 2028 yılı sonuna kadar uzatıldığını ve 2026-2028 döneminde toplam 187,5 milyar TL kaynak aktarılmasının öngörüldüğünü kaydetti. Turizm sektöründe istihdamın desteklenmesi için de yaklaşık 6 milyar TL kaynak tahsis edildiğini bildirdi.


SGK’da dijital dönüşüm

Sosyal güvenlik sisteminin mali yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Işıkhan, SGK gelirlerinin giderlerini karşılama oranının 2002’de yüzde 71,5 iken 2026 sonunda yüzde 88’e ulaşmasının beklendiğini açıkladı. SGK açığının millî gelire oranının ise aynı dönemde binde 22’den binde 1,2’ye gerilemesinin öngörüldüğünü belirtti.

2023 yılı başından 2026 yılı Ağustos ayına kadar yaklaşık 2 milyon işyerine ve 13 milyon sigortalıya toplam 1 trilyon 302 milyar TL prim teşviki, destek ve indirim sağlandığını ifade eden Işıkhan, aktif sigortalı sayısının 2002’ye göre yüzde 115 artarak yaklaşık 26 milyona ulaştığını bildirdi. Kayıt dışı istihdam oranının ise yüzde 52’den yüzde 24,4’e gerilediğini kaydetti.

Sağlık hizmetlerinde geri ödeme kapsamının genişletildiğini belirten Işıkhan, bugün 8 bin 845 ilacın geri ödeme kapsamında bulunduğunu, yalnızca 2026 yılında 253 ilacın daha listeye alındığını açıkladı. Bunların 29’unun kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar olduğunu belirten Işıkhan, 2025 yılında geri ödeme kapsamına alınan beş farklı immünoterapi ilacı sayesinde son bir yılda yaklaşık 41 bin kanser hastasının tedaviye erişiminin sağlandığını söyledi.

Sosyal güvenlik ve sağlık hizmetlerinde yeni bir dijital dönüşüm hazırlığında olduklarını da duyuran Işıkhan, önümüzdeki yılın başlarında hayata geçirilmesi hedeflenen sistemin sağlık raporları ve düzenli reçetelerin yönetimini kolaylaştıracağını, gereksiz hastane başvurularını azaltacağını bildirdi.


Asgari ücret komisyonu aralıkta toplanacak

Çalışma hayatındaki ücret politikalarına da değinen Işıkhan, 2026 yılı net asgari ücretinin 28 bin 75 TL olarak belirlendiğini, 2002’den bu yana asgari ücrette reel yüzde 207 artış sağlandığını ifade etti. 2027 yılı asgari ücretini belirlemek üzere Asgari Ücret Tespit Komisyonunun kamu, işçi ve işveren temsilcilerinin katılımıyla aralık ayında toplanacağını açıkladı.

Asgari Ücret Desteği’nin 2026 yılında 1.270 TL’ye çıkarıldığını belirten Işıkhan, yaklaşık 1,5 milyon işyerine toplam 48,4 milyar TL destek verildiğini kaydetti.


2027 bütçesi 2,4 trilyon lira

2026 yılının ilk dokuz ayında ihracatın yaklaşık 211 milyar dolara ulaşmasına rağmen ithalatın 282 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini ve dış ticaret açığının 71 milyar dolara yükseldiğini hatırlatan Çınar, Türkiye’nin dış ticaret stratejisinin yalnızca ihracat artışına odaklanmaması gerektiğini belirterek, “İhracatta aylık rekorlar elbette önemlidir. Ancak esas mesele, bu artışın ne kadarının kalıcı pazar payına, yüksek katma değere ve sürdürülebilir kazanca dönüştüğüdür. Bir ülkenin ihracat başarısını yalnızca sattığı ürünlerin toplam değeriyle ölçemeyiz. O ürünlerin ne kadarını yerli kaynaklarla ürettiği ne kadar döviz kazancı sağladığı ve firmalarının uluslararası rekabette ne kadar güçlendiği de önemlidir” dedi.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM