
SEDA GÖK
TEİS, raporlu ilaçların reçetesiz eczanelerden temin edilmesine yönelik çalışmayı desteklerken, uygulamanın eczacılara yeni hukuki ve mali yükler getirmemesi gerektiğine dikkat çekti. Sendika, eczacıların sorumluluklarının açık bir protokolle güvence altına alınmasını, güvenli doğrulama sistemi kurulmasını ve üstlenilen hizmet karşılığında eczacı meslek hakkının hayata geçirilmesini istedi.
Sağlık Bakanlığı’nın, raporlu ilaç kullanan hastaların yeniden doktora giderek reçete yazdırma zorunluluğunu kaldırmaya yönelik çalışma yürüttüğünü açıklaması, eczacılık sektöründe uygulamanın koşullarına ilişkin tartışmaları gündeme taşıdı. Düzenlemeyle, hekim tarafından başlatılan ve rapor süresince değişmeden devam eden tedavilerde hastaların ilaçlarını bir aylık olarak doğrudan eczanelerden temin edebilmesi hedefleniyor. Uygulamanın, akut hastalıklarda kullanılan ağrı kesici ve mide koruyucu gibi raporsuz ilaçları kapsaması beklenmiyor. Bu ilaçlar için hastaların hekimlerine başvurmaya devam etmesi gerekecek.
Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, raporlu ilaçlara erişimi kolaylaştıracak düzenlemeyi hasta yararı ve sağlık hizmetlerine ulaşımın kolaylaştırılması açısından önemli bulduklarını belirterek, uygulamanın eczacılara yeni hukuki, mali ve mesleki riskler yüklemeden hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Saydan, eczacıların üstleneceği yeni sorumlulukların karşılığının verilmesi ve uzun süredir gündemde olan eczacı meslek hakkının bu düzenlemeyle hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Eczacı ve SGK arasındaki sorumluluklar netleşmeli
Uygulamanın sağlıklı biçimde yürütülebilmesi için eczacı ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) arasındaki hak ve sorumlulukların önceden açıkça tanımlanması gerektiğini belirten Saydan, eczacıların kendi kontrol alanları dışındaki sistemsel eksiklikler veya doğrulanamayan bilgiler nedeniyle mağdur edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Raporlu ilaçların reçetesiz temin edilebilmesi için Türk Eczacıları Birliği (TEB) ile SGK arasında ek bir protokol yapılmasının uygun olacağını kaydeden Saydan, bu protokolde ilaç temininin koşullarının, eczacının sorumluluk sınırlarının, sistem üzerinden gerçekleştirilecek kontrollerin, ödeme ve provizyon süreçlerinin yanı sıra olası kesinti ve geri ödeme taleplerine ilişkin esasların da netleştirilmesini istedi.
Saydan, eczacılara yeni görev ve sorumluluklar yüklenirken bu sorumlulukların sınırlarının belirsiz bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, eczacıların hukuki ve mali açıdan güvence altına alınmasının uygulamanın temel koşullarından biri olduğunu dile getirdi.
SMS kodu veya eşdeğer doğrulama sistemi kurulmalı
Raporlu ilaçların reçetesiz temininde hasta güvenliğinin sağlanması ve hastanın bilgisi ile onayı dışında ilaç verilmesinin önlenmesi için güvenli bir elektronik doğrulama sisteminin zorunlu olması gerektiğine dikkat çeken Saydan, SMS kodu veya eşdeğer bir yöntemin uygulanmasını önerdi.
İlaç temininden önce hastanın ya da mevzuata uygun şekilde yetkilendirilmiş temsilcisinin kimliğinin ve işlem onayının doğrulanması, bu işlemin de sistem üzerinden kayıt altına alınması gerektiğini belirten Saydan, dijital erişim konusunda yaşanabilecek sorunların da göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
Akıllı telefon kullanamayan, cep telefonu numarası kurum kayıtlarında bulunmayan veya dijital hizmetlere erişimde güçlük yaşayan hastalar için güvenli alternatif doğrulama yöntemleri oluşturulmasını isteyen Saydan, 20 milyondan fazla kronik hastanın kaçının cep telefonu numarasının kurumda kayıtlı olduğunun da sorgulanması gerektiğine işaret etti. Teknik altyapıdan veya sistem arızalarından kaynaklanan sorunların sorumluluğunun eczacılara yüklenmemesi gerektiğini vurguladı.
“Eczacının aldığı sorumluluğun bedeli ödenmeli”
Eczacıların pandemi döneminde olduğu gibi olağanüstü koşullarda da halk sağlığı için önemli sorumluluklar üstlendiğini hatırlatan Saydan, bu hizmetlerin sağlık mensubu olmanın getirdiği sorumlulukla ve herhangi bir karşılık beklenmeden yerine getirildiğini belirtti. Ancak yeni düzenlemeyle kamunun yükünü azaltacak ve ek sorumluluk üstlenecek eczacıların emeğinin karşılığının ödenmesi gerektiğini ifade etti.
Bu kapsamda eczacı meslek hakkının hayata geçirilmesinin önem taşıdığını vurgulayan Saydan, eczacıların üstlendiği hizmetin karşılıksız bırakılmaması gerektiğini kaydetti.
TEİS olarak raporlu ilaçlara erişimi kolaylaştıran, hastaneler ile aile sağlığı merkezlerindeki (ASM) yoğunluğu azaltan ve eczacıları sağlık hizmetlerinin etkin bir paydaşı olarak konumlandıran adımları desteklediklerini belirten Saydan, düzenlemelerin hasta güvenliğini, ilaç tedavisinin sürekliliğini ve eczacıların mesleki sorumluluklarını birlikte gözetmesi gerektiğini söyledi. Saydan, uygulamanın sağlıklı biçimde hayata geçirilebilmesi için gerekli teknik altyapının oluşturulmasının ve eczacıların haklarının güvence altına alınmasının önemine dikkat çekti.
