Kasım kampanyalarında yüksek ciro tuzağı

Türkiye’de e-ticaret hacmi 2025’te yüzde 52,2 artarak 4,57 trilyon TL’yi aştı. Kasım kampanyaları öncesinde işletmelerin yalnızca satış hedeflerine değil; reklam, komisyon, lojistik, iade ve finansman maliyetleri sonrasında sipariş başına elde ettikleri katkıya da odaklanması gerekiyor. Valor Kurucu Ortağı Sefa Karaca, kampanya başarısının satış rakamlarının yanı sıra işletmeye kalan finansal değer üzerinden ölçülmesi gerektiğini söyledi

Türkiye’de e-ticaret pazarı büyümeye devam ederken, yaklaşan Kasım kampanyaları işletmelerin karlılık ve nakit yönetimini yeniden gündeme taşıyor. Ticaret Bakanlığının Türkiye’de E-Ticaretin Görünümü raporuna göre, 2025 yılında e-ticaret hacmi yüzde 52,2 artarak 4,57 trilyon TL’yi aştı. Perakende e-ticaret hacmi 2,46 trilyon TL’ye, perakende işlem sayısı ise 1,94 milyara ulaştı. Aynı dönemde Türkiye genelinde 634 bin 611 işletme e-ticaret faaliyetinde bulundu.

Pazardaki büyüme, kampanyalara katılan işletmeler açısından satış hacminin yanı sıra bu satışların finansal sonuçlarının da dikkatle değerlendirilmesini gerektiriyor. Valor Kurucu Ortağı Sefa Karaca, yüksek sipariş sayısının tek başına ticari başarı göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek kampanyaların tüm maliyet kalemleriyle birlikte ele alınmasının önemine dikkat çekti.


Yüksek satış hacmi, her zaman yüksek kar anlamına gelmiyor

Kampanya dönemlerinde artan sipariş sayısının işletmeler için önemli fırsatlar sunduğunu belirten Sefa Karaca, “Kampanya hedefini belirlerken satış hacminin yanında siparişin şirkete ne bıraktığını da hesaplamalıyız. Reklam, iade ve tahsilat takvimi aynı değerlendirmeye girdiğinde hangi kampanyanın büyümeyi finanse ettiği daha açık görülür” dedi.

Karaca, indirimlerle yükselen cironun işletmenin finansal performansını her zaman aynı ölçüde güçlendirmediğini ifade ederek, ürün maliyetinin yanı sıra pazaryeri komisyonları, ödeme hizmeti bedelleri, reklam harcamaları, paketleme ve lojistik giderleri ile iadelerin yol açtığı gelir kayıplarının da hesaba katılması gerektiğini söyledi.


Kampanya başarısı sipariş başına ölçülmeli

İşletmelerin kampanya performansını değerlendirirken ürün ve satış kanalı bazında hesaplama yapmasının önem taşıdığını vurgulayan Karaca, toplam satış rakamlarının altında kalan ve zarar yaratan ürünlerin bu sayede daha kolay tespit edilebileceğini belirtti. Reklam harcamalarının yüksek ciro sağlamasının tek başına yeterli olmadığını kaydeden Karaca, ürün marjı, indirim oranı ve iade davranışının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, siparişin değişken maliyetler sonrasında şirkete sağladığı katkının ölçülmesinin, kampanyaların gerçek performansını ortaya koyacağını söyledi.


Satış artarken nakit ihtiyacı da büyüyebilir

Kasım kampanyalarında gözden kaçırılmaması gereken bir diğer başlığın işletme sermayesi olduğunu belirten Karaca, kampanya öncesinde yapılan stok alımları ile satış bedellerinin tahsil edildiği tarihler arasındaki farkın ek finansman ihtiyacı yaratabileceğine dikkat çekti. İşletmelerin kampanya bütçelerini hazırlarken tedarikçi ödeme vadelerini, pazaryerlerinin tahsilat takvimlerini ve olası iadelerin nakit akışına etkisini de hesaba katması gerektiğini belirten Karaca, finansman ihtiyacının satışlar başlamadan önce öngörülmesinin önemini vurguladı.


Her ürüne aynı indirim uygulanmamalı

Kasım kampanyalarında tüm ürünlere aynı indirim oranını uygulamak yerine ürünlerin katkı karı, stok durumu ve müşteri davranışına göre farklı hedefler belirlenebileceğini ifade eden Karaca, kampanya sonrasında gerçekleşen sonuçların iade süreçleri de dikkate alınarak analiz edilmesi gerektiğini söyleyerek sözlerini şöyle tamamladı:

“Maliyetleri ve nakit akışını birlikte değerlendiren işletmeler kampanya bütçelerini daha sağlıklı yönetebilir ve sonraki dönemlerde daha doğru kararlar alabilir.”

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM