Yatırımcıya yeni vergi teşvikleri yolda

SEDA GÖK

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2027 yılı bütçe sunumunda yatırım ortamını güçlendirmeye ve yüksek katma değerli faaliyetleri Türkiye’ye çekmeye yönelik vergi düzenlemelerine ilişkin bilgi verdi. Bu kapsamda imalat ve zirai üretim faaliyetlerinden elde edilen kazançlara uygulanacak kurumlar vergisi oranı yüzde 12,5 olarak belirlenirken, transit ticaret ve yurt dışına sunulan hizmetlerden elde edilen kazançlara yönelik indirim ve istisnalar da genişletildi.

Düzenlemelerle uluslararası doğrudan yatırımların artırılması, Türkiye’nin rekabetçi bir transit ticaret merkezi haline getirilmesi ve küresel şirketlerin yönetim, danışmanlık ve merkez operasyonlarının ülkeye çekilmesi hedefleniyor.


Üretime yüzde 12,5 vergi

İmalatçı firmaların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar için kurumlar vergisi oranı yüzde 12,5’e indirildi. Zirai üretim faaliyetlerinden elde edilen kazançlar da düzenleme kapsamına alındı. Uygulamanın 2027 yılında yürürlüğe girmesi öngörülüyor.

Sunumda, söz konusu oranla Türkiye’nin kurumlar vergisinde OECD ülkeleri arasında en düşük orana sahip üç ülke arasına girdiği belirtildi. Böylece üretim faaliyetlerinin desteklenmesi ve imalat yatırımlarının rekabet gücünün artırılması amaçlanıyor.


Transit ticarete yüzde 95 indirim

Türkiye’nin bölgesel ölçekte güçlü bir finans ve ticaret merkezi haline getirilmesi amacıyla transit ticaret faaliyetlerine yönelik vergi avantajları da genişletildi. İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren kurumlar ile Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan ve yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunan endüstri bölgelerindeki şirketlerin, transit ticaret veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık faaliyetlerinden elde ettikleri kazançların tamamı kurumlar vergisinden istisna edildi.

İstanbul Finans Merkezi dışında transit ticaret yapan şirketlere de bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar için yüzde 95 oranında indirim imkânı sağlandı. Böylece daha önce İstanbul Finans Merkezi ve belirli endüstri bölgeleriyle sınırlı olan teşvik, kapsamı genişletilerek diğer bölgelerdeki transit ticaret faaliyetlerine de taşındı.


Hizmet ihracatına 20 yıl avantaj

Yüksek katma değerli hizmet ihracatını ve uluslararası şirketlerin merkez operasyonlarını Türkiye’ye çekmeyi amaçlayan “Nitelikli Hizmet Merkezi” modeli de teşviklerin önemli başlıkları arasında yer aldı.

İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren kurumlar ile gerekli koşulları sağlayan endüstri bölgelerindeki şirketlerin yurt dışına sundukları hizmetlerden elde ettikleri kazançlara 20 yıl boyunca yüzde 100 vergi indirimi getirildi. İstanbul Finans Merkezi dışındaki şirketler için ise aynı faaliyetlerden elde edilen kazançlarda yüzde 95 oranında indirim imkânı sağlandı.

Bu düzenlemelerle Türkiye’nin küresel ölçekte yönetim, danışmanlık ve yüksek katma değerli hizmet ihracatı merkezi haline gelmesi hedefleniyor.


Nitelikli personele ücret istisnası

Nitelikli Hizmet Merkezi modelinin bir diğer ayağını çalışanlara yönelik düzenlemeler oluşturuyor. Bu merkezlerde görev yapan nitelikli personele, brüt asgari ücretin beş katına kadar ücret istisnası öngörülüyor. Böylece yalnızca şirketlerin değil, uluslararası ölçekte ihtiyaç duyulan nitelikli iş gücünün de Türkiye’ye çekilmesi amaçlanıyor.

Mimarlık, mühendislik, tasarım ve yazılım gibi alanlardaki hizmet ihracatında uygulanan kazanç istisnası da yüzde 80’den yüzde 100’e çıkarıldı. Böylece bu faaliyetlerden elde edilen kazancın tamamı vergiden istisna edildi.


Finans merkezine ek avantaj

İstanbul Finans Merkezi’nde finansal hizmet ihracatı yapan kurumlara yönelik teşviklerin süresi de uzatıldı. Bu kapsamdaki kazançlara uygulanan yüzde 100 vergi indiriminin süresi 2047 yılı sonuna kadar uzatılırken, katılımcı finansal kuruluşların finansal faaliyet harçlarından muafiyet süresi 20 yıla çıkarıldı. Yatırımcıların işlemlerini daha hızlı ve etkin biçimde gerçekleştirmesi amacıyla İstanbul Finans Merkezi’nde hayata geçirilen “Tek Durak Ofis” modelinin de kademeli olarak ülke geneline yaygınlaştırılması planlanıyor. Sunumda ayrıca yurt dışında yaşayan ve son üç yılda Türkiye’de vergi mükellefi olmayan kişilerin ülkeye gelmeleri halinde, 20 yıl boyunca yurt dışı kaynaklı gelir ve kazançlarından vergi alınmaması düzenlemesine de yer verildi. Bu kişilerin yurt dışı kazançlarını Türkiye’ye getirme şartı aranmazken, Türkiye’de elde ettikleri gelir ve kazançlar genel vergi hükümlerine tabi olacak. Türkiye’de veraset ve intikal vergisi ise bu kişiler için yüzde 1 olarak uygulanacak. 

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM