Kokteyl

Evrende olan gelişmelerin insanoğlu tarafından izlenebilme çabaları görüldüğü kadarıyla şimdilik sonsuz ve sınırı olmamak ile sabite olmak gibi iki kavram arasında belirsizdir. Evrensel denilen, bir olgunun evrenin her köşesinde doğru ve değişmez olmasıdır. Evrensel sistemde ‘okyanus içerisinde bir damla’ hükmünde olan dünya gezegeninde ‘evrensel’ tabirinin bilhassa kurumlardan başlamak üzere bireylere inmek tahtında idealize edilmesi bazı hedeflere matuf iddialı vasıtadır.

Mesela uluslar arası gündemin 21. Asırda dünya kamuoyuna tanıtılan küresel popüler söylemi ‘sürdürülebilirlik’ kavramı ve muhtevası güvenlik kaygısı ile rant devşirme yol ayrımının tercih analizinde nasıl yeri olmalıdır? Zira göründüğü kadarı ile geçen asırdan farklı olarak gezegenin merkez ülkelerden çeperlere doğru kaydırılan yeni dünya düzeni argümanlarında sürdürülebilirliğin, mevcudun muhafazasına ilave dönüşümler anlamına geldiğidir.

Oysa evrensel ve de küresel gelişmenin esası olması gereken ‘kalkınma’ hatta daha doğru ve kapsamlı tabiriyle ‘gelişme’ aslında medeniyetlerin çeşitliliğidir. Herhangi bir ulus veya bireye nasıl yaşaması nasıl hissetmesi gerektiğinin ‘kalkınma’ uğrunda kalkınacaklar hilafına dayatılması bu keyfiyeti sönümlendirmektedir. 

Ne de olsa geçmişten bu tarafa; kutsaldan demokrasiye hiç kimsenin başkaları adına veya başkalarının yerine dünyayı yönetme hak ve yetkisi yoktur. Post-kapitalist toplumda çatışmanın üretim araçlarına sahip olanlarla olmayanlar arasında değil otoriteyi uygulayanlar ile ona tabi olanlar arasında ortaya çıkacağını savunan teorisyen Ralf Dahrendorf’un tespitleri bunu destekler mahiyettedir. Çatışma kuramcılığı ile uzlaşılmış değerler birliği üzerinde statik dengeler arayışları devletten çok bireysel platforma yönelim ile gerçekleşebilir.

Bu meyanda buyurgan yerine hizmetkâr(düzenleyici) devlet anlayışının gereğince herhangi bir meseleden doğrudan etkilenenler neyin nasıl yapılacağı konusunda pekala hemfikir olabilir.

Anlaşılan, müellif kaynakların ‘bu karar iyi karar gidelim Şam’a kadar’ mealinde ‘sürdürülebilirlikten’ kastedilenler ile birey yaşamına salınan ‘sağlık’, ‘güvenlik’, ‘savaş’, ‘göç’, ‘pahalılık’, ‘gıda’, ‘terör’, ‘korku’, ‘belirsizlik’vb. unsurların karışımı farklı şeyler demek oluyor.

Demir Uzun

Diğer Yazarlar