Pazartesi, Şubat 16, 2026
spot_img

“Dağlık alan planlaması bir kamu politikası haline getirilmeli”

Uluslararası Dağ Günü 11 Aralık 2024 tarihinde bütün dünyada kutlandı. 11 Aralık Dünya Dağ Günü için gerçekleştirilen Farkındalık Toplantısı sonrasında ise basın özeti paylaşıldı. Özette, “Türkiye, topraklarının yüzde 74,63 oranıyla bir dağlık alan ülkesi. Türkiye topraklarının yüzde 50’sinin bin metre, 2/3’ü ise 500 metrenin üzerinde ve ortalama yükseltisinin ise Asya Kıtası’ndan fazla. Dağ belki çok küçük bir kelime olsa da büyük bir jeolojik fenomen ve enerji. Enerjinin bir kısmı güzelliklerde saklı. Ancak bir bölümü afet riski olarak karşımıza çıkar. Sonuçta her dağlık alan için kendi özgün koşullarıyla uyumlu risk azaltma ve arazi kullanım modellerinin katılımcı bir şekilde geliştirilmesi gerekir” ifadeleri kullanıldı.

Coğrafyada dağların uluslararası literatürde öteden beri incelenen ve önemi giderek artan bir konu olduğu belirtilen özette, “Türkiye’de de az sayıda disiplinlerarası çalışma bulunuyor. Coğrafya ve dağ odaklı turizm ilişkileri günümüzde farklı konularla ilişkilendirilerek geliştiriliyor. Dağlarımız kullanım çeşitlilikleriyle dikkat çekmekte ve kalkınmanın önemli araçlarından biri olarak değer kazanıyor. Doğadan ve insandan kaynaklanan; şiddetli sıcak, şiddetli soğuk, şiddetli rüzgârlar ve fırtınalar, kuraklık, kaya düşmesi, heyelan, yangın, terör vb. sorunlar yumağı ile dağların birlikte anılmaması için ‘dağlık alan planlaması ve dağlık alan yönetimi’ konusunun bir kamu politikası haline getirilmesi gerekliliği, örgütlenme yapılanması ve dağlık alanların güvenliği konusunda eylem planı çalışması yapılması gerekiyor” açıklaması yapıldı.


“Türkiye’de dağlık alan yönetimine yönelik resmi belge bulunmuyor”

Dağlar, eteklerinden başlamak üzere giderek daha da artan oranda yerleşime açılıyor ifadesi kullanılan özette, “Bir taraftan iklim değişiklikleri ve bir taraftan da dağlara yönelen nüfus baskısına rağmen, Türkiye’de dağlık alan yönetimine ve strateji planlamasına yönelik resmi belge bulunmuyor. Oysaki dağlık alan yönetimi; sürdürülebilir toplum ve sürdürülebilir kaynak yönetimi bir başka ifadeyle gücünü bozulmamış doğal çevreden alan toplum kalkınması gibi önemli konularla yakından ilişkili. Dünyada karşılaşılan meteorolojik karakterli doğal afetler, Türkiye’nin farklı bölgelerini de değişik boyutlarda etkiliyor. Dünya risk değerlendirmeleri çalışmaları gerek insan gerekse doğa kaynaklı afet tiplerine göre durum analizi rakamlarını her yıl paylaşılıyor. Gelen değerler hiç de iç açıcı olmayıp, Türkiye için risk yüzdeleri artış gösteriyor” şeklinde belirtildi.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM