Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2026-2028 dönemi Orta Vadeli Programı (OVP), Türkiye ekonomisinin yeni yol haritasını ortaya koyan kritik bir belge olarak iş dünyasında yakından inceleniyor. Önceki programın ardından, yeni OVP’nin enflasyonla mücadele ve finansal istikrar hedeflerini korurken, aynı zamanda sanayinin ve reel sektörün yapısal sorunlarına ne ölçüde çözüm getireceği merak konusuydu.
Sanayi ve iş dünyası, yeni programı bu beklentiler ışığında değerlendiriyor. OVP, Ar-Ge temelli yatırımların güçlendirilmesi, yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması, nitelikli işgücünün geliştirilmesi ve sermaye piyasalarına erişimin kolaylaştırılması gibi maddelerle reel sektörün rekabetçiliğini artırmaya yönelik somut adımlar içeriyor. Bu hedeflerin kararlılıkla uygulamaya konulması, ekonominin verimlilik, rekabetçilik ve sürdürülebilirlik ekseninde daha güçlü bir yapıya taşınması açısından önemli görülüyor.
İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, “Mevcut ekonomik programın iki yılını geride bıraktığımız bugünlerde dezenflasyon ve makro finansal istikrarın tesisi yönünde kayda değer bir yol alınmışken, sanayi sektörümüzün yapısal sorunlarını ele almaya ve çözüm için gerekli reformları hızla hayata geçirmeye daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. 2026-2028 dönemi Orta Vadeli Program’ının (OVP), bu yapısal sorunlarımıza çözüm noktasında önemli açılım ve uygulamalar hedeflediğini görüyoruz. Özellikle teknolojide dışa bağımlılığı azaltacak ve uluslararası rekabetçiliği artıracak şekilde Ar-Ge temelli yatırımların güçlendirilmesi, yeşil dönüşüm sürecinin düşük karbonlu üretim, kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomi gibi uygulamalarla hızlandırılacak olması, KOBİ’ler başta olmak üzere firmaların dijital dönüşümüne yönelik kabiliyet ve kapasitelerinin desteklenmesi, genç ve dinamik nüfusun yetkinliklerinin geliştirilmesine yönelik başta mesleki ve teknik eğitim olmak üzere eğitim sisteminin kalitesi ve işgücüyle uyumu güçlendirilmesinin hedeflenmesi, reel sektör şirketlerinin sermaye piyasalarının sunduğu imkânlardan daha fazla yararlanabilmesi için sürdürülebilir finans araçlarının geliştirilmesi gibi hususlar başta olmak üzere, programın çok daha reformist bir bakış açısına sahip olmasını üretim hayatımız açısından önemli ve kıymetli buluyoruz. Enflasyonla mücadele ve bu kapsamda finansal istikrar hedefinin; yeni OVP’de de kararlılıkla korunmasının önemini vurgulayarak, programın ekonomimizi ve üretim hayatımızı verimlilik, rekabetçilik ve sürdürülebilirlik odaklı bir yapıya taşımasını umut ediyorum” diye konuştu.
İhracatçılar OVP’deki ihracat hedeflerini yetersiz buldu
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, OVP’deki büyüme hedeflerinin (2026 yılı için yüzde 3,8, 2027 için yüzde 4,3 ve 2028 yılında yüzde 5 ile) ihracat hedefleriyle örtüşmediğini belirterek şunları söyledi: “Son iki çeyrektir ihracat büyümeye katkı sunmadı. Hatta ekside kaldı. Bu tablo önümüzdeki dönem için de ipuçları veriyor. İhracatın büyümeye katkı sağlayabilmesi için çift haneli artışlar gerekiyor. Bunun için ihracatçılarımızın rakipleriyle aynı şartlarda desteklenmesi şart.” Eskinazi, OVP’de öne çıkan ürün ve pazar çeşitliliği, yüksek katma değerli üretim, ticaret diplomasisi ve lojistik üstünlük hedeflerini ise olumlu bulduklarını dile getirdi.
Eskinazi, yeşil ve dijital dönüşüm yatırımlarına, Ar-Ge’ye ve lojistik projelerine verilen desteğin ihracatın niteliğini artıracağını, Türkiye’nin rekabet gücünü yükselteceğini vurguladı. Türkiye’nin 2025 yılı sonunda 1,5 trilyon doları aşan milli gelirle dünyanın 16., Avrupa’nın 6. büyük ekonomisi olacağı, kişi başı milli gelirin 17 bin doların üzerine çıkacağı ve Türkiye’nin yüksek gelirli ülkeler grubuna gireceği öngörülerini de değerlendiren Eskinazi, “Bu başarı döviz kurlarının uzun yıllardır baskılanmasıyla elde edilmiş bir başarı. Öte yandan kişi başı milli gelir 17 bin dolara çıkarken toplumun çok az bir kesimi bu refah artışını hissediyor. Türkiye’de sosyal barışı korumamız için kişi başı milli gelirdeki artıştan Türkiye’de yaşayan herkesin adil bir pay alması gerekiyor” diyerek sözlerini tamamladı.

