Önyargılar değil, farkındalık hayat kurtarıyor

SEDA GÖK

İzmir Tıp Fakültesi Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Aycan Ünalp, 22 Temmuz Dünya Beyin Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, beyin sağlığının yaşamın her döneminde korunması gereken en değerli hazinelerden biri olduğunu söyledi. Prof. Dr. Ünalp, örolojik hastalıkların giderek artan küresel yüküne dikkat çekti. Erken tanı, doğru bilgi ve toplumsal farkındalığın artırılmasının milyonlarca insanın yaşamını değiştirebileceğini vurgulayan Ünalp, beyin sağlığının temel bir insan hakkı olduğunu söyledi.

İnsan beyninin yaklaşık 86 milyar nörondan oluşan son derece karmaşık bir yapı olduğunu belirten Prof. Dr. Ünalp, beynin yalnızca düşünmeyi değil; öğrenme, hafıza, duygular ve yaşam kalitesini de yönettiğini ifade etti. Sağlıklı bir beynin, bireyin bilişsel, psikolojik, duygusal ve davranışsal işlevlerini en iyi şekilde sürdürebilmesi anlamına geldiğini kaydetti.


Nörolojik hastalıklar toplumları da etkiliyor

Epilepsi, otizm spektrum bozukluğu, serebral palsi, migren, inme, Parkinson hastalığı, multipl skleroz, demans ve beyin tümörleri gibi nörolojik hastalıkların yalnızca bireyleri değil aileleri ve toplumları da etkileyen önemli sağlık sorunları olduğunu belirten Prof. Dr. Ünalp, bu hastalıklarla mücadelede bilimsel gelişmeler kadar toplumsal bilinçlenmenin de büyük önem taşıdığını söyledi.

Nöroloji alanında yapay zekâ destekli tanı sistemleri, gen tedavileri, nanoteknoloji ve gelişmiş ilaç teknolojileri sayesinde önemli ilerlemeler kaydedildiğini ifade eden Prof. Dr. Ünalp, bu gelişmelerin birçok nörolojik hastalık için umut verdiğini dile getirdi.


Epilepside en büyük engel önyargılar

Dünya genelinde yaklaşık 50 milyon kişinin epilepsiyle yaşadığına dikkat çeken Prof. Dr. Ünalp, hastalıkla ilgili yanlış inanışların tedavinin önündeki en büyük engellerden biri olduğunu söyledi.

“Epilepsi bulaşıcı değildir. Uygun tedaviyle hastaların yaklaşık yüzde 70’i nöbetlerden tamamen kurtulabilmektedir. Epilepsili bireyler eğitim alabilir, çalışabilir, spor yapabilir ve üretken bir yaşam sürdürebilir. En büyük engel hastalık değil, önyargılardır” diyen Prof. Ünalp, toplumdaki yanlış algıların kırılması gerektiğini vurguladı.


Nöbet anında doğru müdahale önemli

Epileptik nöbet sırasında sakin kalınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Ünalp, hastanın güvenli bir alana alınması, başının korunması, yan pozisyona çevrilmesi ve nöbet süresinin takip edilmesinin çoğu zaman yeterli olduğunu söyledi.

Ağza kaşık koymak, kişiyi zorla tutmaya çalışmak ya da dilini yutacağı düşüncesiyle müdahale etmenin yanlış uygulamalar olduğunu belirten Prof.Dr. Ünalp, bu davranışların hastaya zarar verebileceği uyarısında bulundu.

Dünya Sağlık Örgütü’nün nörolojik hastalıklarla mücadele için yürüttüğü “Intersectoral Global Action Plan on Epilepsy and Other Neurological Disorders (IGAP)” programının önemli bir yol haritası sunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Ünalp, erken tanı, tedaviye erişim, araştırmaların desteklenmesi ve damgalanmanın azaltılmasının ortak sorumluluk olduğunu söyledi.

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM