Sıfır araç satışlarında 1,5 milyon adet beklentisi

Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, Türkiye otomotiv pazarının 2025’te ulaştığı tarihi hacmin ardından, 2026 yılı için “denge ve sürdürülebilir büyüme” vurgusu yaptı. Karakaş’a göre, kredi koşullarında iyileşme olması halinde sıfır araç satışları 2026 yılında 1,5 milyon adede yaklaşabilir. 

Türkiye otomotiv pazarı, son iki yılda kırdığı rekorlarla artık geçici bir yükseliş dönemini değil, yüksek hacimli ve kalıcı bir denge dönemini temsil ediyor. 2025 yılı, hem sıfır araçta hem de ikinci el pazarında bu dönüşümün net biçimde görüldüğü bir yıl oldu. 2026 ise sektör açısından krediye erişim, fiyatlama disiplini ve elektrifikasyonun belirleyici olacağı bir geçiş yılı olacak. Konuyla ilgili önemli öngörülerde bulunan Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, pazardaki bu yeni dönemi “2026’nın ana kelimesi denge. Ne fiyat köpüğü ne talep çöküşü. Otomotivde kazanan artık en hızlı satış yapan değil, stratejik karar verebilen olacak.” şeklinde nitelendirdi. 


Her sıfır araç başına 6,8 ikinci el düştü 

2025 yılında Türkiye’de 1 milyon 381 bin 755 adet sıfır araç satışı gerçekleşti. Aynı dönemde otomobil + HTA dahilinde 9 milyon 423 bin 68 adet ikinci el araç devri yapıldı. Karakaş, “Türkiye’de satılan her 1 sıfır araca karşılık yaklaşık 6,8 adet ikinci el araç el değiştirdi. 2026’da da sıfır araç/ikinci el araç oranının yakın seviyelerde olmasını öngörüyoruz. Beklentimiz sıfırda 1,5 milyon, ikinci elde ise 11 milyon adetlik araç satışı. Elbette kredi koşullarındaki iyileşmeyle bu rakamlara ulaşabiliriz” dedi.


Devredilen araçların yarısı 2015 model ve altı araçlar 

Öte yandan geçen yıl devir işlemi gerçekleştirilen 9 milyon 423 bin 68 adet ikinci el aracın yüzde 18,16’sını 2022-2025 model, yüzde 11,96’sını 2019-2021 model, yüzde 14,14’ünü 2016-2018 model, yüzde 55,74’ünü ise 2015 model ve altı araçlar oluşturdu. 2025’te sıfır araç satışları bir önceki yıla göre yüzde 10’un üzerinde artış gösterirken, ikinci el otomobil pazarı da yüzde 6–7 bandında büyüdü. Bu durum, talebin zayıflamadığını; aksine tüketicinin satın alma şeklini ve tercihlerini değiştirdiğini ortaya koydu. 


2026 denge yılı olacak 

Otomotiv pazarınd fiyattan daha fazla konuşulan konunun krediye erişim olduğunu söyleyen Karakaş, faiz oranları, vade süreleri ve kullanılabilir kredi limitlerinin, tüketicinin karar mekanizmasının merkezine yerleşmiş durumda olduğunu dile getirdi. Türkiye’de otomobilin ertelenebilir bir harcama değil, zorunlu bir ihtiyaç olduğunu söyleyen Karakaş, kredi erişimi rahatladığında talebin ne kadar güçlü olduğunun çok net görğleceğini belirtti. Karakaş,  2026’yı bir “patlama yılı” olarak değil, sağlıklı, dengeli ve sürdürülebilir bir yıl olarak tanımladı: “2026, otomotivde yeni bir denge yılı. Sektör artık daha olgun, daha bilinçli ve daha sürdürülebilir bir yapıya geçiyor. Bu da tüketici için sağlıklı bir otomobil piyasası anlamına geliyor.” 

İLGİLİ HABERLER

GÜNDEM